28 Şubat 2008 Perşembe

Efes Pilsen




Efes Pilsen’in 4 Amerikalı oyuncusu Wright, Drew, Woods, Hutson Sırbistan’a güvenlik nedeniyle gitmediğinden Efes Pilsen Partizan deplasmanına sadece 8 oyuncuyla gidebilmiştir. Zaten başından beri belliydi bu kadar Amerikalı oyuncuyla bir takım oluşturmanın imkânsız olduğu. Böyle bir zamanda Efes Pilsen’i yalnız bırakıyorlarsa bir daha hiç oynamamaları en doğru karar, zaten Engin Özorhun’un açıklamalarına göre Efes’in kararı da bu şekilde olacak gibi. Takım prestiji başarıdan daha önemlidir. Bu sezon nisana kadar transfer yapabilirsek yapacaz diye açıklama geldi, çok fazla transfer yapmak yerine sadece 1 yabancı ve alt yapıdan gelecek vadeden 3 oyuncu takıma katılsa Efes Pilsen bu sezonu böyle geçirirse çok daha mantıklı olacak. Önümüzdeki sezon içinde transfer çalışmalarına erkenden başlayıp, Efes Pilsen’in özlediğimiz takım ruhunu, disiplinini yansıtan bir takım oluşturmalılar. Bunun içinde alınacak yabancıların en az 2-3 tanesi Avrupalı olmalı çünkü Amerikalı oyuncularla bu olmadığı bir kez daha görüldü.


26 Şubat 2008 Salı

Washington Wizards


Konuk yazar Anıl Okay^dan;

Son 3 yıldır istikrarlı bir şekilde playoff'a kalmayı başaran Washington Wizards offseason da oldukça sakin davranmışrı ve takas yapmamıştı. Bunun nedeni de belki de Nba'in en sinsi genel menajeri Ernie Grunfeld'in gençlere olan güveniydi. 2008 draftında 16. sıradan seçilen Nick Young seçildiği sıraya bakılırak draftın en büyük çalımı olarak gösteriliyordu (ki benim de Morris Elmond ve Jason Smith'den sonraki favorimdi). Bunun dışında 2. tur bilmemkaçıncı sıradan draft edilen Dominic Mcguire yaz liginde defans konusundaki isteği ve hırsıyla çaylak kontratını kapmış, kg junior lakaplı Andray Blatche potansiyeli sayesinde 30 mio $ lık sözleşme imzalamıştı. Ayrıca 2006 draftında seçilen şutör ve uzun boylu ukraynalı ekolünden gelen forvet Oleksiy Pecherov da takıma katılmıştı.

Sonra..

Sezon başlarında işler Wizards için hiç de iyiye gitmiyordu. Wizards ilk 5 maçını da kaybederek lottery'ye oynayan bir takım izlenimini vermekteydi. Her zaman bir oyuncunun gelişimi ve draft sonrası medyadaki yerini arttırmak için bir takımın lottery'ye oynamasına anlayış gösteririm. Özellikle, ne pahasına olursa olsun Andray Blatche'i potansiyelini sahaya yansıtırken görmek ve onun yanında 2008 draftından Kevin Love gibi bir pivot seçen bu takımı ilk defa adam gibi iki uzunla izlemek isterdim. Kısmet o ya Gilbert'ın sezon sonundan nükseden sakatlığı takımdaki çekilmeyi bekleyen pimmiş meğer! Gilbert gittikten sonra kendine gelen takım 6 maç üst üste kazanarak, klasik yen-yenil-yen-yen-yenil wizards basketboluna geçip 43-44 galibiyet almaya yakın bir görüntü çiziyordu. Nba'in en iyi oyuncularından birini kaybeden bir takım için de gayet iyi bir sonuçtu play-off savaşı vermek. Hatta bir ara Orlando'yla farkı 2.5 maça indirmişlerdi ki..

Caron gider..

Dağ gibi, taş gibi adam Caron Butler sakatlandı. Daha sonra Arenas'ın boşluğunda iyi yer dolduran Daniels'da sakatlanınca iyice revire dönen takıma yine takviye yapılmadı herhangi bir takas girişimiyle. Bu devrede Wizards 8 maç üst üste, 11 maçta da 10 mağlubiyet aldı. Caron Butler 3 maçtır günlük olarak injury list'e girip çıkıyor. Geri dönmesi an meselesi deniyor fakat bazıları da durumunun ciddi olduğunu ve risk almamak için sezonu kapatabileceğini belirtiyor. Arenas ise büyük ihtimal Martta planlanan geri dönüşünü bir kaç hafta ertelemek zorunda kalacak. Takımla ilk anternmanına çıktı gerçi ama ısrarla %100 iyi hissetmeden oynamam diyor. Belki önümüzdeki maçlarda 15-20 dk süre ile sahalara geri dönüp ısınma turları atabilir.

Tahmin..

2 maç üst üste batı takımları New Orleans Hornets ve Houston Rockets ile oynayacak Wizards'ın işi zor. Belki Boston'a yaptıkları sürprizi iki takım önünde de gerçekleştirebilirler ama muhtemelen ikisini de kaybedecekler. Bundan Wizards'ın önünde cilloptan da öte bir fikstür var. Mart ayında oynanacak İlk 9 maçın 8i içerde. Kendi sahasında her zaman daha iyi oynayan ve ortalama 17000 seyirciyi (Maçların çoğu sold out olarak 20.173 kişiye oynanıyor takımın iki en iyi oyuncusu Arenas ve Butler sakat olmasına rağmen!) arkasına alan Wizards'ın en az 6 galibiyet çıkaracağını düşünüyorum.

25 Şubat 2008 Pazartesi

Uleb Cup #2


Uleb cup’ta rövanş maçları bu hafta oynanacak, takımlarımızdan Telekom’un 27 Beşiktaş’ın 16 sayı farka ihtiyacı var. En umutlu görülen takımımız ise Galatasaray ilk maçtan beraberlik ile döndüğü için her türlü galibiyete tur atlayacak. Takımlarımız istikrarsız olduğundan maç öncesi ne yapacaklarını kestirmek pek mümkün olmuyor ne kadar tura tek yakın takımımız Galatasaray gibi gözükse de Beşiktaş’ın da sürpriz yapması muhtemel. Telekom’un işi ise mucizelere kalmış.

Maç programı şöyle:

19.00 - Türk Telekom - Unics Kazan(CNNTURK)
19.30 - BJK – HAPOEL (24)
21.15 - GS – ASVEL(24)

21 Şubat 2008 Perşembe

Uleb Cup'ta Haftanın Ardından #3

Avrupa kupalarında felaket bir hafta geçirdik, Uleb Cup’ta takımlarımızdan Telekom ve Beşiktaş farklı mağlup olurken Galatasaray Asvel deplasmanında berabere kaldı. Basketbolda berabere kalmak pek görülen bir şey değildir, ama bu turnuvanın kuralına göre beraberlik var.

Öncelikle Ulep Cup temsilcilerimizle başlamak istiyorum. Türk Telekom’un Unics Kazan karşısında bu kadar kötü bir yenilgi almasını beklemiyordum, tur için en umutlu olduğum takım Telekom’du fakat 26 sayı gibi dönüşü olmayan bir fark yediler, bunun sinyallerini hafta içi Banvit maçında da vermişlerdi zaten, o maçta potalarında 125 görmüşlerdi. O maçtan sonra Telekom’un aklının Kazan maçında olduğunu bu yüzden konsantre olamadıklarını düşünmüştüm, ama takım bu maça da hazır değilmiş. O zaman bu takımın motivasyonuna ne oldu merak ediyorum.

Beşiktaş Cola Turka favori olduğu Hapoel maçında 15 sayı farkla mağlup olarak turu zora soktu. Aslında evimizdeki maçta Hapoel’i rahatlıkla 15 sayının üstünde bir farkla mağlup edecek gücümüz var, ama Beşiktaş’ın son günlerde gittikçe kötüye giden basketbolu yüzünden bir türlü buna inanmıyorum ve sanırım kupaya burada veda edecekmişiz gibi görünüyor.

Belki de en az turu geçeceğine inandığım takım olan Galatasaray Asvel deplasmandan beraberlikle döndü, bu ikinci maç için büyük avantaj. Umarım istikrarını korur ve ikinci maçta da aynı mücadeleyi sergiler, seyircinin desteğiyle birlikte bu turu geçmek işten bile değil artık.

Takımlarımız özellikle Avrupa arenasında bize pek güven vermiyor, ne zaman ne yapacakları belli olmuyor. Bir maç çok iyi, bir maç kötü oynuyorlar bir türlü istikrarı sağlayamadılar. Umarım ikinci maçta Galatasaray istikrarlı bir biçimde devam eder, Telekom ve Beşiktaş ise farklı galip gelerek 16 takım arasına kalırlar.

19 Şubat 2008 Salı

ULEB Cup Eleme Turu


Bu akşam üç temsilcimiz de ilk maçlarına çıkıyorlar;

Hapoel Jerusalem - Beşiktaş Cola Turka maçı saat 19:00^da başlayacak ve maçı Kanal 24 canlı yayınlayacak, bu sezon kendi sahasında hiç yenilmeyen bir takım Hapoel ama Beşiktaş oyununu 40 dakikaya yaymayı bilirse kazanma olasılığı yüksek.
Asvel Basket - Galatasaray Cafe Crown maçı saat 21:30^da başlayacak ve bu maçı da Kanal 24 canlı yayınlayacak.. Dee Brown^un performansı maç için çok önemli, son haftalarda takımı oynatma konusunda ciddi problemler çekiyor.. Ayrıca Murat Özyer^in de Fatih^e biraz daha şans vermesi gerekiyor..
Unics Kazan - Türk Telekom maçı ise saat 18:00^da, canlı yayın bilgisine ulaşamadım, Cnn Turk gitmedi sanırım deplasmana.. Telekom bir galibiyet çıkartabilir ancak az sayı farkıyla kaybetse bile bu turu Ankara^da geçecektir..

Üç takımımız da tur atlar diyorum, ama sonuna kadar gitmek isteyip istemediklerini bu turda göreceğiz, umarım ciddiye alırlar..

18 Şubat 2008 Pazartesi

Jason Kidd


Türkbasket’in haberine göre Jason Kidd’in Dallas’a takasındaki engeller kalkmış, zaten bu işin halledileceği belliydi çünkü artık Kidd’i orada tutmanın hiçbir mantığı kalmamıştı. Takas olmayı reddeden Devean George ve Jerry Stackhouse yerine Trenton Hassel ve Keith Van Horn dâhil edilmiş. Bu iş umarım bu sefer kesin olarak bitmiştir. Çünkü Kidd’i şampiyonluğa aday bir takımda bir an önce izlemek istiyorum, ligin en sevdiğim takımlarından biri olan Dallas’ın bu sezon oynadığı basketbolu hiç beğenmiyordum, Kidd’in buna ilaç olacağı kesin. Allstar sırasında Nowitzki ve Kidd uzunca sohbet etti herhalde birlikte oynadıklarında neler yapacaklarını konuştular, biz de merakla bekliyoruz.

Fenerbahçe Ülker: 83 - Alpella: 61


Maçı izlemedim, resmi de ntvspor.net^ten aldım ama bu maç üzerine değil Alpella^nın ligdeki konumu üzerine birkaç şey söylemek istiyorum.. Sene başında önemli maçlar kazanan ve Ömer Aşık gibi bir uzunu basketbolumuza kazandıran Alpella lige renk katıyordu ta ki Ömer^in yatay geçiş hakkını kullanarak Fenerbahçe^ye geçmesine kadar.. Şimdi Aydın Örs^ün de belirttiği gibi "Alpella tarzı takımlar başa güreşmek için değil de oyuncu yetiştirmek içindir" buraya kadar anlayamadığımız bir şey yok ancak bu işi Beko Basketbol liginde yapmaları size de garip gelmiyor mu? Yıllardır Pertevniyal Efes Pilsen için oyuncu yetiştirir, hatta haftasonu Pertevniyal ile maça çıkan Bora Paçun haftaiçi Efes^in Euroleague kadrosunda olur, bunlar normal çünkü iki takım biribiri ile mücadele halinde değil. Ama Alpella, bu takımlarla oynuyor ve kimse onurlu bir mücadeleden söz edemiyor, ligimiz için hiç sağlıklı bir durum değil.. Federasyon ya ara transferde lig içinden oyuncu değişimini yasaklamalı ya da Alpella tarzı takımlara farklı yaptırımlar uygulamalı, şimdi derseniz "yerine çıkacak takım mı var, Samsun lige katılım parasını bile ödeyemedi" haklısınız derim..

Nba All-Star 2008

Aslına bakılırsa yeni jenerasyonun tam anlamıyla hakimiyetini ilan ettiği organizasyon oldu.. Dwight maç dahil her şeye damgasını vururken, Lebron James King lakabını taşıyabileceğini kanıtladı.. Dwyane Wade, Chris Bosh, Carmelo Anthony, Chris Paul, Brandon Roy gibi gençler de Nba^in asla yıldız sıkıntısı çekmeyeceğini kanıtladılar.. Maç için çok fazla konuşmak yersiz, sonuçta bir show maçıydı ve güzel şeyler oldu, Lebron^un Mvp^ye kasmadan da Mvp olabilmesi güzeldi, Dwight Yao^nun hayaline verdi bizleri mutlu etti.. Yeni nesil Jordan ve ShaQ bulundu gibi, eğlenceli oldu, aferin çocuklara..
Not: Bütün Çin Dwight^tan tiksindi, ben de Boozer^dan tiksiniyorum..

Mike Bibby

Hiç sevmediğim adam.. Hidayet^in Sacramento döneminde epey bir izleme şansı bulduğum, hatta Miles Simon ile Arizona^daki oyunlarını bile hatırladığım bir garip şekilsiz oyuncu.. Geniş omuzları sayesinde pivot görünümüne sahip ancak Guard oynayan ve Kings tarafından Anthony Johnson, Tyronn Lue, Shelden Williams, Lorenzen Wright ve bir draft hakkı karşılığında Atlanta Hawks^a postalanan oyuncu.. Yeni takımında başarılar diliyorum bu yabancı Tümer Metin^e, fazla Hawks maçı izlemiyoruz ne de olsa, takılsın orada..

17 Şubat 2008 Pazar

2008 Sprite Smaç Yarışması #2..


Yaklaşık iki hafta önce anketini yapmıştık, kim kazanır sorusuna %60 gibi ezici bir çoğunluk Dwight Howard cevabını vermişti, nitekim bu sabaha karşı yapılan yarışmayı Dwight birbirinden güzel dört smaçla rahatça kazanmasını bildi.. Jüri^nin tamamı ve internetten gelen oyların %78^i ile finaldeki rakibi Gerald Green^i geçmesini bildi..
Biraz smaçlardan bahsedersem;
Gerald Green itici tipininin yanında birbirinin aynısı smaçları final periyodunda tercih etmesiyle bir anda gözden düştü, (Bir de ayakkabılar falan.. Saçmaladı) Dwight ise gayet muhteşem iki farklı smaç basarak herkesin gözüne girdi.. Özellikle sol eliyle tipleyip sağ ile bastığı smaç ve bunu yaparken gösterdiği rahatlık (Osman Sakallıoğlu^na göre sağ ile bir daha bile tipleyebilirdi, katılıyorum) muhteşemdi..
İlk tur smaçlarını Trepagnier-Haislip mücadelesinde de gördük, tarihe geçecek falan bir şey olmadı, Superman kıyafeti dahiceydi, daha smacı basmadan 50 tam puanı aldı Howard..

15 Şubat 2008 Cuma

Yolcudur Kidd Bağlasan Durmaz


Devean George denen adamı kariyeri boyunca yarım santimetre bile sevmedim, şimdi de her şey ayarlanmış Kidd bavullarını toplamışken kontratındaki pis bir madde yüzünden takası reddedip olayı baltalıyor.. Laflar hazırladım kendisine; "Sen Devean George^sun ve öyle kalacaksın, şu oyundan para kazanman bile basketbola saygısızlık bir de bunu nerede yapacağını seçmen ayıp değil mi, adam mısın da şurda oynamam burda oynarım diyebiliyorsun"
Neyse halledilir, bir şekil yapılır biter bu takas.. Dallas 1.5 sene için Nba^in en önemli takımı olur, Dirk coşar Akdeniz olur, gülümseriz..

13 Şubat 2008 Çarşamba

Efes Pilsen:74 Panathinaikos:64


Daha önce Panathinaikos maçlarına gitmeye tövbe etmiştim, çünkü ne zaman gitsem hep kaybeden bizim takımlarımızdı. Bu maçın da aynı olacağını tahmin ediyordum, bir türlü istikrarlı basketbol oynayamayan Efes Pilsen’in Panathinaikos karşısında şansının sıfır olduğunu düşünüyordum, ama beklentilerimi boşa çıkartıp mükemmel bir galibiyet aldı Efes. Oyuncular inanılmaz istekli oynadılar, Panathinaikos bizi küçümsedi mi bilmiyorum, ama onların da böyle bir basketbol oynayacağımızı beklediklerini sanmıyorum. Takımda herkes elinden geleni yaptı, böyle istekli oynadıklarında neler yapabildiklerini gösterdiler. Rytas maçlarında da böyle bir oyun ortaya koymuşlardı. Bu maçta görüldü ki Efes Pilsen büyük rakiplere karşı daha iyi motive oluyor, fakat bu motivasyonu daha kolay rakiplere karşı da sağlamalı. İlk turda Rytas’ı iki kere mağlup etmiştik, fakat Aris’e de iki kez yenilmiştik. Bu turda bunu kaldıramayız, bu sebeple her maça bu maç kadar çok asılmalıyız. Top 16 için pek umudum yoktu, ama umarım Efes bu maçta olduğu gibi beni yanıltmaya devam eder ve Final Four’a kadar bu oyununu sürdürür.

Bu arada Drew’in ilk yarıdaki muhteşem performansı görülmeye değerdi. Drew takımın ilk yarıda bulduğu 46 sayının yarısını attı. Bir de Andre Hutson’ın son dakikalarda yaptığı muhteşem blok kesinlikle bu hafta Euroleague’in en beğenilen hareketlerinde yerini alacak.

11 Şubat 2008 Pazartesi

Jeff Trepagnier #2



Jeff Trepagnier hakkında yazdığım yazımda belirtiğim smaç buydu tbl tarihinin en iyi smaçlarından biridir. Ermal Kurtoğlu o smaçtan sonra bir daha tam olarak kendini toplayamamıştır. Yazık oldu Trepagnier'e bu ligde daha çok iş yapardı, tribünleri doldurmak için böyle oyunculara ihtiyacımız var. Smaçtan sonra Kaan Kural'ın tepkisi de muhteşem.

7 Şubat 2008 Perşembe

Opel Türkiye Kupası

Opel Türkiye kupası çeyrek final maçları yarın oynanacak dört karşılaşmayla başlayacak.

Eşleşmeler söyle:

Efes Pilsen-Beşiktaş Cola Turka; 20.00

Bence çeyrek finalin en dikkat çeken eşleşmesi; ligde ilk yarı oynanan maçta Beşiktaş çok rahat bir galibiyet almıştı ancak şu aralar ne Efes o kadar formsuz ne de Beşiktaş o zamanki gibi basketbol oynuyor. Ergin Ataman maç öncesi “Efes’i eleriz” gibi iddialı açıklamalarına devam etti, umarım çekişmeli bir maç olur.

Alpella-Fenerbahçe Ülker;17.30

Ligde ilk yarı oynanan maçta gülen taraf Alpella olmuştu fakat Fenerbahçe o zaman Ömer Aşık’ı daha kadrosuna katmamıştı. Geçen hafta ligde iki takım da Antalya’dan mağlubiyetle döndü, ilginç bir maç olacak gibi duruyor.

Banvit-Türk Telekom;15.15

Kupa maçlarının Ankara’da oynanmasının avantajını Telekom’un iyi kullanacağını düşünüyorum, ilk maçta rahat bir galibiyet alabilirler gibi duruyor yine de Banvit’i hafife almamak gerekiyor.

Oyak Renault-Karşıyaka; 13.00

Gary Neal’ı Barcelona’ya sattıktan sonra Karşıyaka ilk maçına çıkıyor, bunun olumsuz etkilerini sahada hissedeceklerini düşünüyorum, Neal olmadan neler yapabileceklerini merak ediyorum. Oyak Renault’un Karşıyaka’yı böyle yakalaması da büyük avantaj, güzel bir maç bizi bekliyor gibi.

Kupanın favorisi kim diye söylemek biraz zor oluyor çünkü bu sene takımlarımızın ne zaman nasıl bir basketbol oynayacağını bir türlü kestiremiyoruz. Yalnız şunu söyleyebilirim ki basketbol adına güzel bir haftasonu olacak.

Mustafa Kemal Bitim'in Hiç Bitmemesi

Geçen gün Antalya-Fb maçını izlerken gördüm, hala basketbol oynuyor bu adam.. En çok Kombassan Konya formasıyla hatırlasam da kendisini, Efes Pilsen- Fenerbahçe - Galatasaray dönemlerini de bilirim, aslında pek yaşlı değilmiş ama sürekli yerinde saydığından olsa gerek 40 yaşında gibi geliyor bana.. Üç buçuk, dört oyanayabilecek bir adamken 2.5-3^e kaymış, her an efsane olacak gözüyle bakılan ama bir türlü patlayamayan adamdır Boris.. Arturas Karnisovas^ın bizim memleketlisi, yetenekleri de epeyce kısılmış hali.. Leylek gibi adam..

Shaq Suns'da

Shaquille O'Neal, Shawn Marion ve Marcus Banks karşılığında Phoenix Suns^a takas edildi.. Aslında günlerdir olacağı konuşuluyordu ama Shaq^ın sağlık raporu olayı biraz uzattı.. İki yıl için 40 milyon dolarlık bir kontratı var Shaq^ın, bu yüzden bırakmıyor basketbolu, bu ay Nba Türkiye dergisinde Murat Murathanoğlu^nun O'neal için yazdığı yazı okunmalı, hak verilmeli..

5 Şubat 2008 Salı

Euroleague Top 16

Euroleague ikinci turda gruplar belli oldu, iki takımımız da güzel gruplara düştü fakat takımlarımıza olan güvenim çok düşük olduğundan bu turda pek bir umudum yok. Burası iki takımımıza da son durak olacak gibi, yine de Efes Pilsen’i daha şanslı görüyorum grup ikinciliği konusunda Fener’e göre. Fenerbahçe Ülker’in iyi bir hava yakalaması lazım o da bu kenar yönetimle pek mümkün görünmüyor.

Gruplar Şu Şekilde:

D Grubu: Panathinaikos-M. Siena-Efes Pilsen-Partizan

E Grubu: Lietuvas Rytas-Tau Ceramica-Fenerbahçe Ülker-Aris

F Grubu: Real Madrid-Maccabi-Zalgiris Kaunas-Olympiakos

G Grubu: Cska-Unijaca Malaga-Barcelona-Roma

Pau Gasol #2

Hala inanamıyorum Memphis^in böyle bir şey yapmasına, kesin çılgın planları olmalı.. Keşke Efes Pilsen Woods-Hudson ikilisini önerseydi! kesin kabul ederdi Memphis, içki masasında bitmiştir bu takas, başka açıklaması olamaz!

Gary Neal

Hızlı hücumu üç sayıyla bitiren garip Abd^lılardandı, delirip her attığını soktuğu oluyordu ve bu seneki Karşıyaka sevdamda Hosley ile birlikte önemli bir yeri vardı. 30bin dolara gelip söylentilere göre 450 bin dolara Barcelona yolunu tuttu.. Şimdi yanılıyor olabilirim ama Ksk^nın üç yabancısı da daha önce hep aynı takımda oynamışlar, kolejde beraberlermiş ve Ksk yolunu tutmuşlar, Hosley sağa uçmadan Gary orayı görüyor ya da Gary drive ettiğinde Marshall köşedeki yerini alıyordu, güzel olan da buydu.. Basketbol oynayanlar bilir, yanında oynayan adamın kim olduğu çok önemlidir.. Yetenekli olup olmamasından bahsetmiyorum, tavrı ve duruşu, başını eğişi, topu dizinin 4.5 cm üzerinden almayı sevmesi falan önemlidir işte, Gary Neal iyi bir adam, Euroleague takımlarımıza iki maçta neredeyse 70 sayı attı ama Axa Barcelona^da işler pek iyi gitmeyebilir.. Merakla takip edeceğim kariyerini, iyi başlasa ve Ersan^ı da havaya soksa biraz hiç fena olmaz..

Hedo Türkoğlu

Hidayet^i neredeyse kariyerinin başından beri izlerim, Çavuşoğlu kolejinde çılgın oynadığı dönemleri, guard mı olsun bu çocuk forvet mi tartışmalarını bilirim.. Abdi-İpekçi^ye "2000^lerin Penny Hardaway^i" yazmışlardı 90^ların sonuna doğru, şimdi bakıyorum ortada Penny kalmadı ama Hido büyük bir yıldız olmayı başardı..
Bu sene kariyerinin en adam akıllı basketbolunu oynuyor Orlando^da, iyi savunma yapıyor, topu çok iyi kullanıyor ve takımının eksik olduğu oyun kurucu ile dört numara pozisyonlarını aynı anda kapatabiliyor, bunun yanında bir de liderlik yapıyor.. Son topları kullanmaktaki başarısı ve son periyotlarda el yakan topları çekinmeden sayı yapabilmesi sayesinde Mr. Fourth Quarter olarak anılıyor Orlando basınında, taraftar ise ona Hero Türkoğlu diyor, haksız da sayılmazlar..
Şimdi ben bu satırları yazarken Hido iki hafta üst üste doğu konferansında haftanın en iyi oyuncusu seçildi ve Boston^a attığı son saniye üçlüğü Ocak ayında Nba^in en iyisiydi ve bu sabah kalktığımda nba.com^u açıp Furkan^ın odasına dalarak "oğlum triple double yapmış Hido" dememi de sağladı.. Belki All-Star seçilemedi ama Furkan^ın da dediği gibi "All-star^ı bıraktı Mvp^ye oynuyor Hido"
Kısacası yürü be oğlum, kim tutar seni.. (Mvp mümkün değil ama Mip verebilirler)
(Ayrıca Butler^la teke tek oynasınlar, Fatih Altaylı hakem olsun!)

4 Şubat 2008 Pazartesi

Gilbert Arenas Between The Legs Dunk..



Nba^in en neşeli adamıdır Gilbert, hala çocuk gibi oynaması ve bu oyunu sevdiğini reklam olmadan da anlatabilmesi sanırım en güzel yanı.. Hastasıyım bu adamın, 2K Sports yapmış sanki yüz hatlarını..

3 Şubat 2008 Pazar

L.A Lakers



Lakers sakatlarına rağmen kazanmaya da devam ediyor, henüz Gasol parkeye adımını bile atmadı.. Kobe, kariyerinin en verimli yıllarından birisini geçiriyor, basketbolda olgunlaşmanın bir adım ötesinde sergilediği performans.. Gasol ile de uyum sağlarlarsa batıya şenlik yeniden geliyor.. Suns ve Spurs^ün oynadıkları oyunu sevmiyorum, bir taraf devlet memuru mantığıyla düzenli bir oyun oynarken diğeri Fenerbahçe Ülker rahatlığıyla eline geçirdiğini potaya yolluyor.. Gönlümdeki batı finaline Dallas-Lakers yakışıyor.. Kidd, Mavs formasını yeniden giyerse bu final olasılığı da epey bir artacak.. Gasol^ün L.A formasıyla ilk maçını izlemek istiyorum, yetkililere duyrulur..

Antalya Bşb:82 Fenerbahçe Ülker:71


Maç öncesinde Fenerbahçe’nin Antalya deplasmanında çok zorlanacağını hatta kaybedebileceğini düşünüyordum, beklediğim gibi oldu. Fenerbahçe, Antalya Bşb karşısında hiçbir varlık gösteremedi ve farklı mağlup oldu. Bu sezon ilk defa izlediğim Antalya takımını çok beğendim, iyi yabancılara ve yetenekli yerli oyunculara sahipler, ligin iddialı takımlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyorlar, takımın başında Türk basketbolunun en iyi oyun kurucularından Orhun Ene’nin olması da beni çok mutlu ediyor. Orhun Ene bu galibiyette çok önemli bir rol oynadı, milli takımda yardımcılığını yaptığı Tanjevic’e sahada çok güzel bir ders verdi. Tanjevic ise yine kenara aldığı ve unuttuğu oyuncularla maçın sonucuna iyi bir etki yaptı, ilk yarı rakibi iyi durduran Ömer Aşık’ı uzun süre kenarda tutması en önemli hatalarından biriydi. Hala takım olamayan Fenerbahçe’nin Solomon olmadığında son dakikalarda ne kadar çaresiz kaldığını da bu maçta iyice anlamış olduk Sanırım kenardan daha iyi yönetilen bir Fenerbahçe izlemek, bütün basketbol severlerin en büyük dileği, çünkü Fenerbahçe Ülker basketbolumuz için önemli bir takım.

Türk Telekom:92 Efes Pilsen:93

Öncelikle sahada mücadele muhteşemdi, iki takım da maçı kazanmak için elinden geleni yaptı, özellikle Telekom’un maçın son 5 saniyesinde bulduğu iki üçlük bile bunun göstergesi, sonuç olarak kazanan Efes Pilsen oldu ama son dakikalarda hakemlerin verdiği kararın bunda etkili olduğunu düşünüyorum. Basit fauller olarak görülseler bile son dakikalarda çalınan ve çalınmayan iki faul maçın kaderini etkiledi. Sahada El Âmin etkili olmasına rağmen son dakikalarda yorgunluktan birkaç şutu kaçırması performansına gölge düşürdü, Tutku’nun kritik zamanlarda sorumluluk alması güzeldi. Efes Pilsen de ise Ermal Kurtoğlu savunmada ve hücumda istekli oyunuyla galibiyette büyük rol oynadı, maç başında yanlış tercih olarak düşündüğüm Sconnie Penn son iki dakika hariç hiç etkili değildi son iki dakikada 10 sayı atması önemli bir şey tabi. Diğer önemli noktalar ise Ercüment Sunter’in son dakikada oyundan atılmasıydı, kritik dakikalarda hakemlerin verdiği hatalı kararlara tepki vermesi çok doğaldı çünkü ben TV karşısında sakin duramazken onun orada sakin durmasını bekleyemem.

Foto:Ntvspor.net

Basketbol Kardeşliktir

Türk Telekom - Efes Pilsen Maç Öncesi


14:00'de Ntv ekranlarından haftanın en önemli maçını izleyeceğiz.. Takımlara şöyle bir baktığımızda ilk maçı 15 sayı farkla kazanan Telekom^un formuyla biraz daha avantajlı olduğunu görebiliyoruz.. Michael Wright sakatlanınca Telekom^un fazla şansının kalmadığını düşünmüştüm ancak onsuz oynamaya alıştılar ve El Amin her geçen maç formunu yükseltmeyi sürdürdü, şimdi de ligin zirvesindeler..
Efes Pilsen, bol Amerika^lı kadrosuyla takım oyunundan çok uzak, bireysel yaratıcılığa dayalı bir basketbol oynuyor, Nicholas iyi savunulursa işleri çok zora giriyor.. İlk maçta adeta ezilmişlerdi Telekom^a -ki Efes tarihinde azdır böylesi (Fb maçları hariç)- bu maçta da Ankara deplasmanında zorlanacaklar, Penn yerine Wright seçilse Khalid^i tutmak için daha iyi bir tercih olur diye düşünüyorum zira Penn savunması çok yetersiz bir oyuncu ve savunmaya en çok o bölgede ihtiyaç duyulacak..
Pota altında Efes bariz biçimde uzun kalsa da Beşiktaş^ın yaptığı hataya düşüp iç-dış dengesini yitireceklerini düşünmüyorum, yine de Woods maça iyi başlarsa oraya daha çok top indirebilirler ancak pota altı oyuncularının savunmada eşleşme sorunuyla nasıl başa çıkacaklarını bilmiyorum..

İlk maçı alan Telekom olası play-off eşleşmesi için kazanmak istiyor, 1-0 büyük avantaj, seriye yenik başlamanın psikolojik etkilerini anlatamıyorum bile.. Efes Pilsen de ileride böyle bir durumda kalmamak ve ligde daha yüksek bir yer için kazanmak zorunda, çok güzel maç olacak, herkes ekran başına..

Foto: Ntvspor.net

2 Şubat 2008 Cumartesi

Darüşşafaka:109 Pınar Karşıyaka:99



Ligde ilk yarının en büyük hayal kırıklığı yaratan takımı olan Darüşşafaka ikinci yarıda ligde kalmak için elinden geleni yapıyor. Takım olarak bir çıkış arayışı içindeler ve bu maçla belki de bu çıkışı gerçekleştirecekler. Ligin iddialı takımlarından Karşıyaka karşısında alınan bu galibiyet takımı ligde kalma konusunda cesaretlendirecektir. Umarım Darüşşafaka birinci ligde kalmayı başarabilir.

Karşıyaka iyi bir takım olmasına rağmen çok yeterli bir kadroya sahip olmadığından yorgunluk görülmesi ve bazı maçlarda böyle kayıplar vermesi çok doğal neredeyse 5 oyuncuyla tüm maçı bitiriyorlar, yedek kulübesine birkaç takviye yapılabilirse daha başarılı olabilirler.

Euroleague


Euroleague ‘de bu haftanın ardından ilk tur maçları sona erdi. Takımlarımızdan B grubunda yer alan Efes Pilsen 8 galibiyet 6 mağlubiyetle, C grubunda mücadele eden Fenerbahçe ise 6 galibiyet 8 mağlubiyet ile gruplarını 4. Sırada tamamladırlar.

Bana göre ilk tur maçları bizim için hayal kırıklığı oldu. Fenerbahçe grubundaki iddialı takımların hepsine ikişer kez yenilerek ileriki turlarda pek bir şey yapamayacağını gösterdi, Efes Pilsen ise grup lideri Rytas’ı iki kere Malaga’yı kendi evinde farklı mağlup etmesine rağmen istikrarlı bir basketbol oynamadığından ilerisi için pek umut vermiyor. Şimdi iki takımımız da 3. torbadan kuraya girecekler, yani pek kolay rakiplerle eşleşmeyecekler. Takımlarımızın oyunlarına baktığımızda top 16 son durak olacak gibi, umarım yanılırım.

1 Şubat 2008 Cuma

Pau Gasol..


Sudan ucuza Lakers^a takas olan oyuncu.. Memphis karşılığında Kwame Brown, Javaris Crittenton ve 2008 ile 2010 yılları birinci tur draft haklarını almış.. Gerçekten böyle bir takasa inanmak zor ama Memphis bir şeyler planlıyor gibi, ne de olsa Gasol^le de olmuyordu, Kwame^nin kontratı bitiyor sene sonunda.. Lakers için muhteşem olduğunu söylememe gerek yok sanırım, bir de sahada görelim daha da keyifleniriz.. Fox^a yollanın, kaynak olsun..
Not: Haberin yorumlarında Jerry West sonrası Lakers^ın ilk beyaz yıldızı olacak diye yazmış birisi, ilginç..

Jason Kidd Nereye Gidecek?


Şu sıralar en çok konuşulan konulardan birisi Kidd takası.. Kidd^in bir değişiklik istediği ve takasta kullanılacağı artık kesinleşti ancak gideceği takım ve senaryolar soru işaretleriyle dolu.. Her ne kadar çok önemli bir oyuncu olsa da bana göre yaşı itibariyle takas değerini büyük ölçüde yitirmiş durumda.. Son konuşulanlar Dallas formasını yeniden giyeceği yönünde, buna karşılık Mavs Devin Harris^i Portland^a yollarken, Jerry Stackhouse, Channing Frye, Travis Outlow gibi oyuncular da Nets yolunu tutacak.. Kidd^in verimli olacağı maksimum 1.5 senesi var, onun için genç bir oyuncuyu harcamak anlamsız görünüyor.. Durum ne gösterecek bilmiyorum, Lakers girebilir araya, her an her şey olabilir ama Kidd sezonun ikinci yarısında bir şeyleri yerinden oynatacaktır..

All-Star 2008 Kadroları


Dün akşam yedekler açıklandı, buna göre kadrolar şöyle;

Doğu yedekleri;
Chauncey Billups (Detroit)
Chris Bosh (Toronto)
Caron Butler (Washington)
Richard Hamilton (Detroit)
Antawn Jamison (Washington)
Joe Johnson (Atlanta)
Paul Pierce (Boston)

Batı Yedekleri;
Carlos Boozer (Utah)
Steve Nash (Phoenix)
Dirk Nowitzki (Dallas)
Chris Paul (New Orleans)
Brandon Roy (Portland)
Amare Stoudemire (Phoenix)
David West (New Orleans)

Şimdi bu nasıl All-Star dediğinizi duyar gibiyim.. Bana göre All-Star^ın en önemli iki insanı olan Shaq ile Vince Carter kadroda yoklar, ayrıca gerçekten çok iyi bir sezon geçiren ve orada olmayı sonuna kadar hakeden bir Hidayet Türkoğlu da kadroda yok, Baron Davis yok.. Joe Johnson var, Richard Hamilton var.. All-Star gibi bir şov amaçlı eğlencede sanırım olması gereken son adamlar da bunlar, hatta bana kalsa Detroit^ten kimseyi almam, gocunmasın kimse tamam başarılılar ama bu haftasonu dinlensinler onlar, yapılarına aykırı All-Star.. Ayrıca Marcus Camby bu yıl da seçilemedi, buna diyebilecek bir şey bulamıyorum.. İlk beşler iyi, gerisi hikâye.. Batı karmasının koçu da Byron Scott olmuş bu arada, oyunculuğunu hatırlardım..