30 Mayıs 2008 Cuma

Efes Pilsen



Efes Pilsen’den beklenen hamleyi yaptı ve beş yabancı oyuncusuyla yollarını ayırdı. Takımın başına Ergin Ataman’ın da getirilmesiyle yeniden yapılanma başlamış oldu. Efes Pilsen’in gerçekten büyük bir yapılanmaya ihtiyacı var sadece kadro ve antrenör değiştirmek ile bitecek sorunlar değil bunlar. Alt yapıdan son yıllarda pek oyuncu çıkmaması, hala Efes gibi bir takımın kendi taraftar kitlesi olmaması en büyük sorunları gibi duruyor. Bu sorunlara çözüm ararken tabi iyi bir kadro kurmakta gerekiyor. Belki bu sezon heyecan yaratacak bir kadro kurarak gerçek basketbol seyircisini tekrar salona çekebilirler. Bu da taraftar sorununu bir nebze olsun azaltabilir. Heyecan yaratan bir kadro derken de geçen sezon ki gibi bir sürü Amerikalı oyuncu yerine Avrupalı oyuncuları ve Avrupa da oynayan Türk oyuncuları takım da görmek isteriz, bunun dışın da Amerikalı olarak bir tek Marcus Haislip kabulümdür.

Ergin Ataman tercihi ile ilgili çok yorum yapmak istemiyorum, kendisi sevdiğim bir antrenör değildir özellikle bu sezon Beşiktaş’ın başındayken söyleyip de yapamadığı birçok şey yüzünden. Yeniden yapılanma da daha iyi bir tercihte bulunabilirdi Efes Pilsen.

Bir de bazı haberlerde Efes Pilsen’in Lakovic ile ilgilendiği söyleniyor. Gerçekten çok iyi bir tercih olabilir, kendisi çok sevdiğim ve çok beğendiğim bir oyun kurucudur. Umarım gerçekleşir.

TBL Final 2008 #2



Türk Telekom:87 Fenerbahçe Ülker:75

Türk Telekom mutlak kazanması gereken bir maçta Fenerbahçe karşısında iyi savunma yaparak galip geldi. İlk iki maçta atarak kazanmaya çalışan, oyunun temposunu sürekli hızlandıran Telekom’un bu maçta daha çok sete set oynayarak ve daha saldırgan bir savunma yaparak maçı kazandığı gördük. Bunda da en önemli faktör Tutku’nun yokluğunda Muratcan Güler’in ilk beşte başlaması ve Solomon karşısında gerçekten çok iyi durması oldu. Ercüment Sunter’in önümüzdeki maçta da Muratcan’dan vazgeçmemesi ve Tutku’yu El Amin’in yedeği olarak kullanması Telekom için daha hayırlı olacaktır.

Fenerbahçe’de bu maçta en çok direnen oyuncu Ömer Aşık oldu. Her zamanki gibi maça ilk beş başlamayan Vidmar ve Oğuz’un ardından üçüncü tercih gibi en geç oyuna giren uzun olmasına rağmen maçın Fener adına en iyi oyuncusuydu. İkinci yarı da Fener savunmasına büyük katkı yaptığı gibi hücumda da takımın en etkilisiydi. Buradan Tanjevic’e “ Neredeyse Her maç Vidmar’ı ilk beş başlatıyorsun sonra tüm herkes gibi sende ilk periyotun sonunda bu takımda Vidmar’ın olmayacağını görüp kenara alıyor ve bir daha oyuna sokmuyorsun. Bunu her maç neden tekrarlıyorsun?” diye sormak isterdim. Cevabını gerçekten çok merak ediyorum çünkü her maçın başında aynı şey oluyor. Bazen acaba bir taktik olabilir mi diye düşünüyorum.
foto:Ntvspor.net

26 Mayıs 2008 Pazartesi

TBL Final 2008 #1



Fenerbahçe Ülker:100 Türk Telekom:72

Öncelikle dün akşam oynanan maçın 30 sayıya yakın farkla bitmesi belki Telekom’a finalde olduğunu ve savunma yapmadan maç kazanamayacağını hatırlatır. Eğer hatırlamazlar ve sadece atarak kazanırız demeye devam ederlerse son iki yılda olduğu gibi 4-0’lık bir final serisiyle karşılaşabiliriz.
Maça dönersek Telekom maça hızlı hücumlarla ve pota altı oyuncularının oynadığı ikili oyunlarla başladı. Özellikle Tanjevic’in Vidmar tercihi ilk periyotta Fener savunmasını zorladı çünkü Telekom sadece Vidmar üzerinden Dudley ile neredeyse 10 sayı buldu. Daha sonra Fenerbahçe Solomon, Ömer ve White’ın muhteşem savunmasıyla rakibin önemli hücum gücü Tutku, El Amin ve Bekir üçlüsünü kitleyince, Telekom kötü hücum eden bir takıma döndü. Eğer Telekom’un hücumlarını durdurursanız bu takımı yenmeniz çok zor olmaz zaten.
Kısacası Fenerbahçe muhteşem seyircisi önünde final serisine çok iyi başladı, devamı nasıl gelecek Telekom bu maçtan sonra Fener’e nasıl karşılık verecek merak ediyorum. Bir de şunu eklemek istiyorum ki bir Galatasaray’lı olarak Fener maçlarına gittiğimde en zorlandığım anlar “ayağa kalkmayan Cimbom’lu olsun” tezahüratının yapıldığı anlar çünkü o anlarda herkes ayağa kalktığından maçı izleyebilmek için senin de kalkman gerekiyor.

20 Mayıs 2008 Salı

Nba Playoffs 2008 Konferans Finalleri


San Antonio Spurs - L.A Lakers

Tahmin edilebilen bir finaldi aslında. Spurs her zaman olduğu gibi tecrübesi ile buraya geldi, ancak artık biraz yaşlandılar ve oynadıkları basketbol çözülmeye başladı, böyle olunca da tekleye tekleye geldiler.. Lakers tarafından bakınca zaten ligin en iyi takımını ve oyunucusunu görüyoruz, Jazz'ı beklediğimden rahat geçerek buraya geldiler.. Ne olacağı belli olmaz ama Lakers bu sene şampiyonluğa doğru gidiyor..

Detroit Pistons - Boston Celtics

Bir beklenen final daha.. Doğu'da açık ara 1-2 olan ikili finale de geldiler.. Detroit kısmına alışmıştık ama Boston'ı genç kuşak olarak ilk kez buralarda görüyoruz.. Kevin Garnett ve Paul Pierce Pistons'ın canına okusun istiyorum, Detroit-Spurs finali katliam gibi olur.. Boston - Lakers gelsin, efsaneye yeni bin yılda tanıklık edelim..

14 Mayıs 2008 Çarşamba

TBL Yarı Finaller


Efes Pilsen - Fenerbahçe Ülker (0-1)

Her zamanki gibi heyecanlı bir seri olacak, Fenerbahçe favori olsa da Efes Pilsen bu kez sürpriz yapabilecek konumda oynuyor.. Tanjevic denen bir faktörü de arkasına alan Efes'in seriye heyecan katacağını düşünüyorum, iki takım da ilk turdan beklediğimden kolay çıktılar.. Fenerbahçe pota altı Efes'e göre çok üstün durumda, güzel bir seri olsun..

Beşiktaş Cola Turka - Türk Telekom (0-1)

Ligde oynanan iki maçta da garip bir mücadele olmuştu.. Beşiktaş öne fırlamış ama disiplinli oynayarak oyunu bırakmayan Telekom rakibini yakalayıp darbeyi vurmayı başarmıştı.. Telekom - Bjk maçları hep heyecanlı oluyor, sonucu önceden tahmin edilemeyecek bir seri..

Nba Playoffs #21


Detroit Pistons: 91 Orlando Magic: 86 (4-1)

Detroit bir kez daha konferans finalinde.. Gerçekten takım olmayı başararak ilerleyenler playofflar geldiğinde zorlanmadan hedefe yürüyebiliyorlar.. Üç maçında Billups'ın olmadığı bir Orlando serisini 4-1 ile geçebiliyor Detroit.. Magic için yolun sonu yine Pistons, iyi bir guarda ihtiyaçları var..

New Orleans Hornets: 101 San Antonio Spurs: 79 (3-2)

Bu seride işler karışık, kim ne zaman 20+ fark yapacak anlaşılmıyor.. Ancak Spurs beklenenin altındayken Hornets dağıttı gidiyor, 7 maç olsa da Hornets heyecanı ile favori durumuna geçti.. David West böyle oynamaya devam ederse de bir sonraki maçta bitebilir bu seri..

12 Mayıs 2008 Pazartesi

Hücum Faul


Basketbolun blok ile beraber en pis yanlarından.. Hücuma çıkarken eldeki topu potaya bile atamadan kaybetmek ve rakibin 4 sayılık oyun oynamasına müsade etmek demek.. Doğal olarak sinirleri geren bir durum.. Savunma oyuncusu hücum oyuncusundan önce pozisyonunu alarak sabit durduğu ya da hücum oyunucusunun kolunu fazla kullandığı durumlarda verilir, perde ve dirsek durumları da ekstrasıdır..

Peki hücum faul denildiğinde akla kimler gelir? Tofaş forması ile hatırladığım Murat Konuk, Telekom ve Efes Pilsen'den Alper Yılmaz, yine Efes Pilsen'den Volkan Aydın gibi isimler hemen aklıma geliyor, işin Nba boyutunda pek Amerikalı oyuncu bilmesem de dönemin Yugoslavları hücum faulde etkili olmuşlardır..

Şimdilerde en ufak hamlede uçan Avrupa'lılara İspanyollar eklendi, özellikle Calderon Orlando serisinde çok konuşuldu.. Avrupa Şampiyonasında Gasol ve Navarro epey bir yerde kaldılar..

Yeşilçam Oyuncuları güzel bir tanımlama olmuş bunlar için..

Galatasaray Cafe Crown: 86 Türk Telekom: 88


Seri 3-0 Telekom üstünlüğü ile sona erdi ve Telekom yarı finale gelirken Galatasaray ilk turda elendi.. Böyle olmasını beklemiyordum açıkçası, Gs iyi bir takımdı ve Telekom karşısında maç alabilirlerdi ancak sanırım Ankara inanmış olaya, Türk Telekom şampiyonluğa oynuyor ve ilk turun en zorlu eşleşmesini kayıpsız geçtiler..

Galatasaray açısından baktığımızda bu turda maç alamamaları inanılmaz, güzel bir sezon geçiriyorlardı, bana göre şampiyonluk adayı olmasalar da yukarıyı zorlayacaklardı.. Ancak Uleb Cup'taki Beşiktaş galibiyetinden sonra takıma bir rahatlık çöktü sanki ve bir daha da toplayamadılar gibi.. Sezona bakınca da o Beşiktaş galibiyeti şansa gibi duruyor maalesef.. Önümüzdeki yıl için basketbola önem vermelerini diliyorum sadece..

Nba Playoffs #20


Utah Jazz: 123 L.A Lakers: 115 (2-2)

Kimse Utah'ın kolay lokma olacağını düşünmüyordu değil mi? Utaj kendi sahasında kolay maç kaybetmeyen bir takım, sezon boyunca sadece 4 maç verdiler ve inatçı oynuyorlar.. Lakers daha güçlü bir yapıya sahip olsa da inat etmek önemli bir faktör.. Deron Williams kendi pozisyonundaki avantajını kullanınca, Boozer'da özellikle bir önceki maçta harika oynayınca Utah durumu eşitledi.. Kobe-Gasol-Odom iyi oynuyorlar ama yedekten katkı gelmeli, sakatları en çok bu seride arayacaklar..

San Antonio Spurs: 100 New Orleans Horners: 80 (2-2)

San Antonio güçlü bir "takım" ve New Orleans'a göre çok daha tecrübeliler, üst üste iki maçı aldılar ve bu Cp3 tayfasında bir paniğe neden olabilir, bir sonraki maçı Spurs kazanırsa serinin 4-2'ye yolu var, ama yedi maçlık seri olsun istiyorum.. Yedinci maçın heyecanını tüm sezona değişmem..

9 Mayıs 2008 Cuma

En İyi Beşler


Nba'de normal sezonun en iyi beşleri açıklandı. Buna göre en iyi üç beş şöyle;

En iyi Beş;

Chris Paul
Kobe Bryant
LeBron James
Kevin Garnett
Dwight Howard

En İyi İkinci Beş;

Steve Nash
Deron Williams
Dirk Nowitzki
Tim Duncan
Amare Stoudemire

En İyi Üçüncü Beş;

Manu Ginobili
Paul Pierce
Tracy McGrady
Carlos Boozer
Yao Ming

TBL Playoffs #5


Banvit:90 Beşiktaş Cola Turka:89

Dün akşam oynanan ve uzun zamandır izlediğim en heyecanlı maçlardan biriydi. Banvit seriyi uzatmak için bütün gücüyle oynadı. Özellikle Crispin ve Adeleke maçı kazandıran faktörlerdir. Beşiktaş ise bence 4. periyotun sonunda 3 sayı öndeyken sürekli faul yaparak hata yaptı, biraz savunmalarına güvenebilirlerdi. Daha sonra fark iki sayıya düştüğünde yine faul yaptılar ve son topu kullanamadılar kısacası maçın uzatmaya gitmesine sebep olan Ergin Ataman’ın hatlarıydı. Umarım Banvit bir maç daha alır ve bu seri biraz daha uzar. Crispin’in son saniyede attığı şut inanılmazdı bunu da belirtmek istedim.

Gilbert Arenas


"Antawn Jamison ile sözleşme yenilenmezse ben de geri dönmeyebilirim" şeklinde bir açıklama yapmış.. Gelişiminin önemli bir kısmını da Jamison'a borçlu olduğunu belirtmiş.. Haklı olabilir ancak Arenas tarzı bir oyuncunun piyasası nedir ve Wizards hariç nerede böylesine superstar formatında oynayabilir, bilmiyorum.. Arenas sevdiğim bir adam, oyundan keyif alıyor ve bazen de inanılmaz maçlar çıkartabiliyor.. Ancak skorer olarak dengeli bir adam değil, bir günü diğerini tutmuyor ve bazen aşırı sorumsuz şutlar atabiliyor, savunma kısmında "eh işte" desek bile o özelliği de artılarından birisi değil.. Point Guard desen değil, iki numara için de alternatifi bol bir yerde.. Merak ettiğim Wizards'ı bıraktığında nereye gidecek ve başarılı olması için bu kadar şans bulabilecek mi? Sanmıyorum..

Nba Playoffs #19


San Antonio Spurs: 110 New Orleans Hornets: 99 (1-2)

I will survive.. Spurs'un kazanması güzel oldu, yoksa konferans yarı finalinde iş mucizelere kalacaktı. Spurs'u hiç sevmem aslında, batı konferansında en sevmediğim takımlardan birisi ama New Orleans karşısında başarılı olmalarını ve konferans finaline çıkmalarını istiyorum.. Chris Paul ve saz arkadaşları için bu kadar başarı fazla bile, çok heyecanlandılar..

Boston Celtics: 89 Cleveland Cavaliers: 73 (2-0)

Boston muhteşem savunma yapıyor ve bu seriyi de savunmayla kazanacakları kesin gibi.. İlk maçta berbat oynayan LeBron yine çuvallamış. 6/24 şut ile 21 sayı bulabilmiş ve 7 top kaybı var, seride 8.5 top kaybı ortalamayla oynuyor. Sanırım Celtics savunması Wizards'a göre çok daha etkili.. Celtics süpürsün istiyorum ama LeBron'u bir maç boşlarlarsa 4-1 biter.. Aslanım Garnett sana şampiyonluk yakışır..

8 Mayıs 2008 Perşembe

TBL Playoffs #4


Türk Telekom:73 Galatasaray:68

İlk turun en zor eşleşmesinde Türk Telekom 2. Maçı da kazanarak rahatladı. Galatasaray’ın artık seriyi buradan çevirmesi çok zor görünüyor. Ligde ikinci yarı aldığı basit mağlubiyetler Galatasaray’ı playoff da kötü etkiledi. İlk yarı oynadığı basketboldan sonra ligi ilk üç içinde bitirebilir ve daha kolay bir ekiple karşılaşabilirdi fakat şampiyonluğun en büyük adaylarından biri Telekom ile ilk turda eşleşmek büyük sorun yarattı. Şimdi Galatasaray tahminen evinde oynadığı maçı alarak seriyi bir maç daha uzatacaktır fakat bu serinin kazananı olması artık çok zor. Telekom ise Türkiye kupasından sonra şampiyonluğu da istiyor. En azından final oynayacağını düşünüyorum.

Nba Playoffs #18


Orlando Magic: 111 Detroit Pistons: 86 (1-2)

Nihayet Orlando.. Billups hemen maçın başında oyunu terketse de Orlando en sevdiği şeyi yapıp ilk periyotta öne fırlamayı başardı, sornaki iki periyot skoru dengelemek için uğraşan Detroit'i son periyodun başındaki 11-0'lık seri ile çarpıp maçı almasını bildiler.. Bu seri uzun olacak..

L.A Lakers: 120 Utah Jazz: 110 (2-0)

Lakers Showtime dönemindeki gibi oynuyor, benim anlamadığım Odom denen adamın performansındaki yükseliş.. Sanki yanındaki adamlar daha iyi olunca bu herif estetik bir oyun oynuyor, katkısı muazzam.. Kobe de Mvp oldu, Jazz'ın biraz dayanabilmesi için Boozer'ın performansını arttırması gerekiyor, Kirilenko da savunmada sorumluluk almalı..

7 Mayıs 2008 Çarşamba

TB2L Yükselme Grubu

Tb2l de yükselme grubu maçları dün oynanan iki karşılaşmayla başladı. İlk maçta Erdemir- Tofaş’ı 65-62 ikinci maçta da Aliağa Belediyesi- İTÜ’yü 74-64 mağlup etti. Maçlar TRT2 tarafından naklen veriliyor. Diğer Maçların Programı şöyle;
7 Mayıs Çarşamba:
16.00 İTÜ-Tofaş
18.00 Erdemir-Aliağa Belediyesi
8 Mayıs Perşembe:
16.00 Tofaş-Aliağa Belediyesi
18.00 İTÜ-Erdemir

TBL Playoff #3


Dün akşam Efes-Antalya ve Fenerbahçe Ülker –Karşıyaka maçlarının ardı ardına aynı salonda olması beni maç gitmek için teşvik etti. Eskiden olsa tek biletle iki maça girebilirdik fakat şimdi iki maç arasındaki kısa zamanda bile salonu boşaltıyorlar.

Efes Pilsen:78 Pınar Karşıyaka:56

Efes Pilsen mutlak kazanması gereken bir maçta 3 periyot çok istikrarlı bir basketbol oynayarak farklı bir galibiyet aldı ve biraz olsun kendine geldiğini gösterdi. Efes maça çok iyi başlamasa da ikinci periyotta oyunun kontrolünü aldı ve maçı bir daha bırakmadı. Efes iyi bir maç çıkarmasına rağmen hala taraftarını rahatlatmış durumda değil çünkü sene başından beri her maç faklı bir oyun oynuyorlar. Geçen gün yenildiği Karşıyaka karşısında ikinci maçta ezici bir oyun ortaya koydular fakat kimse üçüncü maçı garanti göremiyor çünkü ne yapacakları hiçbir zaman belli olmuyor. Aynı durum Karşıyaka için de geçerli onlarda istikrarlı değiller fakat onların istikrarsızlığı yedek kulübesinin yetersizliğinden kaynaklanıyor, Asım Pars, Hosley ve Marshall’ın faul problemine girmesi durumunda alternatifleri yok. Bu maçta da Marshall’ın faul problemine girmesi onları kötü etkiledi. Dediğim gibi üçüncü maçın ne olacağını kestirmek şimdiden mümkün değil fakat bu serinin 5 maça uzaması çok zor gözükmüyor.

Fenerbahçe Ülker:81 Antalya BŞB:76

İlk olarak bu eşleşmeyi ve Solomon’un ilk iki maç oynamayacağını duyduğumda Antalya’nın mutlak iki maçtan birini kazanacağını düşünüyordum. Çünkü Solomon olmayınca, Mrsic’in de 40 dakika oynayamayacağından Fenerbahçe’nin maçın bazı bölümlerini oyun kurucusuz oynayacağını ve ligimizin gelmiş geçmiş en iyi oyun kurucusu olan Antalya BŞB antrenörü Orhun Ene’nin bunu da çok değerlendireceğini düşünmüştüm. Bu maçta Fenerbahçe maçın başından sonuna kadar gardsız oynadı fakat Antalya’nın tam saha baskılarına çok iyi hazırlanmışlardı, baskı anlarında topu çok iyi paslaşarak ve sahaya çok iyi dağılarak oyunu kontrol ettiler. Kısacası maça çok iyi hazırlanmışlardı ve pota altında da rakip uzunlara iyi bir savunma uygulayarak maçı kazanmayı bildiler. Bir ara Antalya’nın Nedim ile yakaladığı seri olmasa maç daha farklı bitebilirdi. Antalya’nın artık bu seriyi buradan çevirmesi çok zor belki evinde bir maç kazanabilir. Ama yine de onların bu yıl gösterdiği mücadele gerçekten büyük bir başarı gelecek yıllarda çok daha iyi işler yapacaklarına eminim.

Most Valuable Player: Kobe Bryant


Zaten üç senedir bu ödülü almayı hakediyordu. Jordan bıraktıktan sonra da benim gözümde bu ligin en iyi oyuncusudur Kobe, ayrıca oynadığı takıma bu kadar yakışan başka bir adam daha bilmiyorum.. Unutulmaz maçlar oynadı, üç çeyrekte Dallas'tan tavşan yaptı, Toronto'yu tek başına yendi, her şeyi yaptı ama Lakers ilk 3-4'ü bulamayınca ödül alamadı.. Bu sezon başından beri inatla batıda zirveye oynadı, sakatlıklara rağmen takımı orada tutmayı başardı ve yıllardır hakettiği ödülü aldı. Helal olsun, şimdi de finallerin Mvp'si olarak Shaq olmadan da başarabildiğini gösterecektir..

Nba Playoffs #17


Boston Celtics: 76 Cleveland Cavaliers: 72 (1-0)

LeBron vs. Garnett olayının ilk perdesi, favori Boston olmasına rağmen geçmişte LeBron'un çıldırıp tek başına Detroit'i dağıttığı gerçeğini de bir kenara bırakmıyoruz.. Ama ilk maçta Boston maça iyi girip LeBron çocuğu ezercesine muhteşem bir savunmayla durdurarak oyunu almasını bildi. LeBron 12 sayıda kalırken 10 top kaybı ile Nba kariyerinin en kötü gecelerinden birini yaşadı.. Garnett 28 sayı yaptı, Allen-Pierce ikilisinden hiç katkı alamayan Boston 76-72 kazandı.. 4-2 Celtics diyorum bu seriye..

6 Mayıs 2008 Salı

TBL Playoffs #2


Türk Telekom: 78 Galatasaray Cafe Crown: 71 (1-0)

Normal sezonda iki takım da birer maç aldığı için seri berabere başlamıştı. Dün oynanan ilk maçı Telekom aldı ve öne geçti. Bu serinin en kritik noktası geldiğinden beri bir türlü katkı sağlayamayan Dee Brown'ın El-Amin karşısındaki oyunu.. Aynı zamanda pota altında bir türlü sevemediğim iki adam Owens ile Williams eşleşmesi de önemli.. Telekom'a pek şans verilmiyor ama onlar da önemli favorilerden birisi ve Galatasaray'ı geçecekler gibi..

Nba Playoffs #16


New Orleans Hornets: 102 San Antonio Spurs: 84 (2-0)

Beklenmedik şekilde New Orleans maçları rahat kazanıyor, Suns'ı dağıtan Spurs değil sanki karşılarındaki.. Tony Parker - Cp3 eşleşmesinde de durum hiç beklenmedik şekilde gidiyor, Chris Paul dağıtıyor.. Sezonun en iyi takımlarından birisi, ancak bir senede böylesine yükseliş inanılmaz.. Seri yine ortaya gelecektir ama şu ilk iki maç favorinin New Orleans olduğunu gösteriyor..

Detroit Pistons: 100 Orlando Magic: 93 (2-0)

Billups havaya girdi ve Detroit maçları kazanıyor.. Orlando'nun en iyi yaptığı şey maça hızlı girip skorda öne fırlamaktı, ama Detroit dengeli başlıyor ve maçın sonunda Orlando'ya oranla daha diri kalıyorlar. Nelson her ne kadar skor yapsa da Billups karşısında pek tutunamıyor, top kayıplarından da durumu anlayabiliyoruz.. Magic'e iyi bir point guard gerekiyor, yolları buraya kadar olabilir..

5 Mayıs 2008 Pazartesi

TBL Playoffs #1


İlk maçlar birbirine çok yakın skorlarla bitti, 1-8 hariç tüm eşleşmelerin sonuçları kesin değil, her takım birbirini eleyebilir. Karşıyaka gibi bir renk var, Türk Telekom-Galatasaray gibi Avrupa kupalarına yakışır bir eşleşme var.. Güzel bir lig oldu Tbl, playofflar da harika olsun..


Beşiktaş Cola Turka: 85 Banvit: 81 (2-0)

1-0 başlayan tek seri buydu ve Beşiktaş ilk maçı alarak seriyi 2-0'a getirdi. Sezonun en iyi ekiplerindne olan Beşiktaş Banvit'e bu seriyi vermez, hatta bir maç bile vermez.. 3-0 bitecek gibi, şu oyuncuların alacakları adam gibi ödense şampiyonluğun en önemli favorisi de Beşiktaş..

Efes Pilsen: 73 Pınar Karşıyaka: 79 (0-1)

Karşıyaka favori.. İlginç ama öyle, ligin ikincisi Efes saha avantajını daha ilk maçta kaybetti.. Zaten Efes'in yabancıları sezon sonunda gönderileceklerini biliyorlar ve ruhsuz bir oyun oynuyorlar, Penn-Hutson ve Gregory sezon bitse de gitsek havasındalar.. Efes Pilsen'i böyle karaktersiz bir oyun oynarken izledim ya, ne desem bilmiyorum.. Karşıyaka seyicisi ve inancı ile dağıtacaktır, zaten bu seriye 1-0 önde başlamaları gerekirdi, hakem hatalarını unutmadık..

Fenerbahçe Ülker: 78 Antalya B.Ş.B: 73 (1-0)

Solomon olmadan biraz da Mrsic'in ekstralarıyla kazanmasını bildi Fenerbahçe ve 1-0 öne geçti ama Orhun Ene'nin takımı saha avantajını en iyi kullanan takımlardan, bu serinin 3-2'ye yolu var, heyecanlı olacak.. Antalya Doğan Hakyemez'e rağmen organizasyon olarak çok sevdiğim bir oluşum. Orhun Ene-Altar Turçkol ikilisini oyuncuyken de severdim, umarım elerler Fenerbahçe'yi, bu ligin böyle şeylere ihtiyacı var..

Nba Playoffs #15


Atlanta Hawks: 65 Boston Celtics: 99 (3-4)

Hawks elinden geleni yaptı ve ilk turlarda yedinci maç görmemizi sağladı.. Son maçı kaybedeceklerini tahmin ediyordum ama böylesine fark yemeleri sanırım son nefeslerini bir önceki maç vermelerinden kaynaklanıyor.. Boston çok yoruldu, herkes onları hedefe kilitlenmiş roket gibi görüyordu, önüne geleni ezip geçeceklerini ve finale ulaşacaklarını düşünüyordu ama biraz zorlandılar.. Şimdi Cavs ile eşleştiler, "Hawks'ın üç maç aldığı Boston'dan biz seri koparırız" diye düşünecektir Cavs, LeBron vs. Garnett, güzel seri olacak..

L.A Lakers: 109 Utah Jazz: 98 (1-0)

Batı yakasının en formda takımı Lakers ile en potansiyelli takımlarındna birisi Jazz.. Bu serinin nereye gideceği belli değil, ama ev sahibi olmanın avantajını Lakers kullanacak gibi.. Ligin Mvp'si Kobe karşısında Jazz savunması gidişat için önemli rol oynayacak. Utah Deron Williams ile guard pozisyonunda önemli bir avantaja sahip olsa da Kobe-Gasol ve ritmini bulan Odom ile güzel bir basketbol oynuyor Lakers, favoriler.. İlk maçı da kazanmayı bildiler, Kobe 38s yaptı, Mehmet 21s 19r ile kariyerinin en sağlam playoff maçlarından birisini çıkarttı.. Güzel seri olacak..

Maccabi Elite: 77 CSKA Moskova: 91


Anket yapmıştık ve 54 kişinin oy kullandığı ankette şampiyon adayımız 27 oyla CSKA olmuştu, dün Maccabi'yi 91-77 ile geçerek seçimimizi doğruladılar..

Maça iyi başladı CSKA ama Maccabi kısa sürede yanıt verdi.. Will Bynum fiziksel olarak doğanın bir hatası gibi, guard pozisyonu için çok güçlü ve penetreleri ciddi sorunlar yaratıyor, maçın başında da epey kullandı.. Siskauskas ve Smodis'in dış şutlardaki başarısızlıklarına rağmen Langdon kusursuz bir ilk yarı oynadı ve devre kafa kafaya bitti.. İkinci yarının başıyla birlikte Holden - Andersen ikilisi katkı verdiler ve CSKA üstünlüğünü kabul ettirdi, maçı kazanmasını bildi. Son üç senede ikinci şampiyonluklarını aldılar, kutlu olsunb, mutlu olsun..

Yalnız final oynayan iki takımdaki yabancılara bakınca ülkemizdeki yabancı sınırlamasını yeniden düşünüyorum.. CSKA kadrosunda Khryapa, Holden dışında rotasyona giren bir rus sayamazken Rusya'nın Avrupa şampiyonu olması da "yabancı milli takımı etkiler" görüşüne sahip olanları düşündürüyordur sanırım.. Bir de kimse içeriğe bakmıyor, İsrail - Rusya oynuyor diyoruz, onun için bir daha düşünülmeli derim..

4 Mayıs 2008 Pazar

Maccabi Elite vs. CSKA Moskova


Yarı finallerde iki takım da bekleneni verememesine rağmen beklenen sonuçlara ulaştılar.. Cska kendisine göre zayıf Tau karşısında daha rahat kazanmalıydı ama güçlerini shaaya yansıtamadılar, Maccabi de bir ara maçı kaybetti gibi oldu ama Siena'yı kupa dışına yollamayı bildi.. Şimdi bu gece 22.00 gibi bu iki ekip finalde karşılaşacaklar.. Tecrübe konusunda diyebilecek bir şey yok, 2000'den beri 7 kez final four görmüş takımlar..

Cska gününde olursa Avrupa için fazla olan kadrosu Maccabi için de fazla, maçı alırlar.. Ancak Maccabi de inatçı takım, oyun disiplininden kopmuyorlar, kolayca bırakmayacaktır.. Güzel bir maç olacağı kesin, saat 22, kanal 24.

Nba Playoffs #14


Doğu ve Batıda eşleşmelere değinme fırsatı bile bulamadan konferans yarı finalleri başladı;

Orlando Magic: 72 Detroit Pistons: 91 (0-1)

Açıkçası seride favorim Orlando ama serinin böyle başlamasını beklemiyordum.. Guard ikilisi Evans ve Nelson böyle oynarlarsa Magic'in şansı azalır.. Detroit gibi yıllardan beri Nba'in en iyi savunmasını yapan bir takıma karşı iyi hücumda iyi otganize olmalısınız, bunun için de iyi guardlara ihtiyacınız var.. Hedo-Lewis ve Howard gibi silahları oynatamayacak guardlar olursa skor da böyle olur.. Yine de Nelson dengesiz adamdır, iyi başlarsa maçlara ve Billups karşısında oyunu kişisel olarak algılarsa seri garip olur..
4-3 biter bu seri, ama kim alır söylemek güç..

New Orleans Hornets: 101 San Antonio Spurs: 82 (1-0)

Yine garip başlayan bir seri, New Orleans adına her şey iyi gitmiş. Cp3, West ve Peja skorları yaparken Chandler beklenen katkıyı vermiş.. Playoff tecrübesi bu kadar az olan bir takımın böylesine oynaması ilginç.. Gerçi Duncan berbat bir maç çıkartmış ama olur o kadar.. San Antonio tüm zamanların en iyi "takımlarından" ve herkes karşı şansları var.. Fark aldatmasın zira Duncan'ın da dediği gibi "kaybedecekleri belli olduktan sonra maç içinde dinleniyorlar" Suns'ı 4-1 geçen Spurs Hornets'a da kolay teslim olmaz..
4-3'lük bir seri olsun istiyorum, yedinci maçları izlemeyi seviyorum..

3 Mayıs 2008 Cumartesi

Nba Playoffs #13


Cleveland Cavaliers: 105 Washington Wizards: 88 (4-2)

Son üç senede olduğu gibi yine bir değişiklik yok, Cavs Wizards'ı elemeyi başardı.. 4-2 bitti seri ama başındna beri bir türlü Washington olaya dahil olamadı.. Arenas'ın olmaması ya da olur gibi yapması kötü oldu, takımın ritmi bozuldu ve Lebron karşısında özel olarak bir şeyler yapma çabaları da seriyi kaybetmelerine neden oldu.. Eddi Jordna gider mi bilmem ama bir kan değişimi gerekiyor gibi..

Boston Celtics: 100 Atlanta Hawks: 103 (3-3)

Atlanta Boston'a ecel terleri döktürmeye devam ediyor.. İlk turlarda yedinci maça uzayan tek seri de bu oldu, kimse beklemiyordu açıkçası Hawks'tan böyle bir mücadele.. Yedinci maçta kazanmaları çok zor olsa da bu seneki playoff tecrübeleri ilerki sezonlar çok işlerine yarayacak.. Yine de yedinci maç farklıdır, favorisi olmaz, o yüzden umarım Hawks geçer turu!

Houston Rockets: 91 Utah Jazz: 113 (2-4)

4-2 biten bir başka seri.. Arada Jazz kontrolsüz maçlar çıkartsa da işin bu yönü belliydi açıkçası, bu seriyi Houston'ın kazanma olasılığı hiç yoktu ve beklenen oldu.. Mehmet geçtiğimiz seneden farklı olarak playofflarda normal sezon performansının üzerine çıktı, yavaş yavaş vites arttırıyorlar, Lakers karşısında şansları var..

2 Mayıs 2008 Cuma

Değeri Abartılan Oyuncular


Başlıkta "Overrated" oyuncular dememek için epey uğraştım, yarı ingilizce yarı Türkçe garip bir şey olmasın istedim ama artık dilimize girdiler ve sürekli kullanılıyorlar.. Neyse Washington -Cleveland serisini izlerken her maçta en az beş kez "LebRon is Overrated" cümlesini duydum ve aklıma geldi, kim bu adamlar, gerçekten değerinin üzerinde piyasası olanlar, aklıma gelenlerle devam edeyim sonra da siz yorumlarla ek yaparsınız;

Carmelo Anthony;

Benim aklıma gelen ilk adamdır. Basktığınızda LeBron ile liselerin tozunu atmış, sonra lige geldiğinde de Nba tarafından yeni bir rekabetin ortasına atılmaya çalışılmış bir oyuncu. Skor yapıyor ve yaptığı en iyi şey de bu.. Savunması neredeyse hiç yok, düşük yüzdelerle oynuyor ve en nefret ettiğim şeyi yapıyor, "sorumsuz" basketbol oynuyor.. Bu adamın oynadığı gibi oynasalar 30 üzeri sayı ortalaması tutturabilecek çok oyuncu var, hatta Kobe oynasa 50+ bile oynayabilir.. Belki Denver'ın yapısından, belki de bu adamın "yavşak" oyun tarzından ama fazla abartılıyor gibi..

Richard Hamilton:

Yüzüne gözüne taktığı çıkmak tükenmek bilmeyen maskesinin yanında orta mesafe jump shot'ı ve Latrell Sprewell çakması oyun tarzıyla süründürücü.. Sadece Detroit gibi dişlileri işleyen bir takımda başarılı olabilir, çünkü eksiklerinizi kapatacak oyuncular bolca vardır. Hamilton yıllardır saklanıyor Detroit'te, büyük bir oyuncu değil, kariyeri bittiğinde unutulacak..

Serkan Erdoğan;

Harun Erdenay'dan sonra lige gelen en önemli skorer gibi davranıyorlar kendisine, hatta milli takımın olmazsa olmazlarından diyorlar ama anlamıyorum.. Bazen inanılmaz maçlar çıkartsa da bu adamın kariyeri orta hall, bir TBL oyuncusuyla aynıydı, doping yüzünden iki sene ceza aldı ve o aralarda antrenmanları sürdürerek formda kaldı ve şut antrenmanlarını oldukça sıklaştırdı.. Döndüğünde eskisine oranla çok daha iyi şut atan bir Serkan gördük ama adamın maksimum faydayla oynadığı bir sezon bile yok, kariyeri ya cezalar ya da sakatlıklarla sürüp gidiyor.. Savunması da oldukça zayıf ve set olmazsa kendi şutunu yaratmakta zorlanıyor..

Ben Wallace;

Aslında Wallace'ı severdim ama değiştirdiği takımlar sonrasında elde edemediği başarılar ve Detroit içinde yıldız gibi oynaması fikirlerimi değiştirdi. Ayrıca son dönemde basketbola bakışımdaki değişiklik de onu buraya almama neden oldu diyebilirim. Wallace nerden bakarsanız bakın oyunun sadece tek bir yönünü oynayan bir oyuncu, hücumda kariyeri boyunca hiç var olamadı.. Bu da maalesef ki yeteneksizlikten çok onun tembelliği ve takımdaki skorerlere dayanmasından kaynaklanıyor.. Basketbol kariyeri boyunca hiçbir pivot harekettini öğrenmemiş bir oyuncudan bahsediyoruz! Bazen savunmada mükemmel olmak için hücumdan vazgeçmek gerekir diyorsanız görüşünüzü desteklemiyorum, bu oyun iki yöne de bakıyor ve Wallace bir tarafında hep eksik..

Allan Houston;

Hala oynuyor mu bilmiyorum ama sadece şut atan bu New York Knicks oyuncusu tüm zamanlarda en sevmediğim oyunculardandır.. New York öyle bir para vermiştir ki kendisine hala tüm sülalesi doyuyordur sanırım.. Eline gelen topu anında elinden çıkartmak dışında hiçbir hareketi olmayan, sağ turnikeyi bile doğru düzgün çembere yollayamayan bir adam.. Stop Jump Shot adamı, oyunu şut yarışması sananlardan..

Benim benim gözümde değeri abartılan oyuncuları ekledim, katılabilir ya da katılmayabilirsiniz ama sizin için de overrated oyuncular vardır, eklemekten çekinmeyin, yorum butonu aşağıda..

Tau Ceramica vs. CSKA Moskova


Her ne kadar Tau eski gücünde olmasa da yine de Final Four'dalar ve bu bir erken final.. Avrupa şampiyonasındaki Rusya - İspanya finalinin kulüpler düzeyindeki hali, sadece bu anlamda bile heyecan verici.. Dünyanın en iyi coachlarından Ettore Messina, Avrupa için fazla olan oyuncular Siskauskas - David Andersen ile CSKA çok üst düzey bir takım.. Açık ara Avrupa'nın en iyisiler, iç-dış dengesi ve benchinin kuvvetiyle de Tau'yu dağıtırlar gibi geliyor.. Tau tarafında Arjantinlileri görmeyince yüzüm buruşuyor açıkçası, Tiago Splitter iyi bir sezon geçiriyor ama buraya kadar sanırım sezonları.. CSKA favori..

Maccabi Tel Aviv vs. Montepaschi Siena


Euroleague'in en iyi hücum yapan takımı Maccabi ile en iyi savunma yapanı Montepaschi yarı finalde karşılaşıyorlar.. Montepaschi rotasyona az sayıda oyunucuyu dahil etti ve şimdiye kadar yedi-sekiz oyuncuyla inanılmaz yerlere geldi, İtalya ligini 31 galibiyet 3 yenilgi ile tamamlarken Euroleague'de de Final Four'dalar, ancak Maccabi karşısında işler yolunda gitmeyebilir.. Maccabi'yi bu sezon fazla izlemedim ama evinde oynakları maçlarda daha etkili olduklarını biliyorum, İsrail'de sanki farklı bir takım oynuyor.. Madrid'de işler nasıl olacak bilmiyorum, çok atıyorlar ama başta Stonerook olmak üzere harika savunmacıları var Siena'nın, maç düşük skorlu giderse Maccabi'nin şansı azalır.. Favorim Siena..

Nba Playoffs #12


Detroit Pistons: 100 Philadelphia 76ers: 77

Bir hafta kadar önce olması gereken yeni oldu, Detroit sonunda turu geçmeyi başardı.. Yine de renk kattığı ve uyuz olduğum Detroit'i biraz yorduğu için Philly'e teşekkürleri borç bilirim.. Doğuda %50 altında galibiyet yüzdesiyle playoff'a girseler de kimse onlardan bunu beklemiyordu.. Bu sezon beklenenden çok daha iyiydiler.. Şimdi Detroit'in karşısında Magic var, geçtiğimiz seneki gibi olmayacak, yeni eşleşmelere ayrıca değineceğim..

1 Mayıs 2008 Perşembe

Rookie Of The Year: Kevin Durant


Aslında bu sezon Greg Oden'ın oynamayacağı kesinleşince Durant için bu ödülü alamamak kabus olurdu sanırım. 20.3 sayı 4.3 ribaund 2.4 ortalamalarıyla kapattı sezonu, playoff göremeyen ve ligin en kötü takımlarından birisi olan Seattle adına.. Beklendiği gibi de aldı ödülünü, şimdi Sonics drafttan bir piyango vurursa ve yanına Beasley'i monte ederse can yakan bir ikilisi olabilir.. Durant'ı genel olarak sevemedim..

Avery Johnson


Avery Johnson'ı hiçbir zaman sevmediğim, oyunculuğunda giydiği San Antonio Spurs'un 6 numaralı formasından nefret ettim, yeteneksizdi, kısa ve şekilsizdi, basketbola yakışmayan bir oyun tarzı vardı.. Dallas'ın başına geçtiğinde de Bradley ile beraber poz vermeleri dışında bir an bile gülümsetmedi bu adam beni, zorla antrenör olmaya çalışan eski basketbolu imajını da bir türlü silemedi.. Dallas tarihinin en büyük başarısını alırken bile bunu bir antrenörlük başarısı olarak görmemiştim, Nba'deki Şenol Güneş'imdi kendisi.. Nitekim iki sezon üst üste playoff'un ilk turunu geçemeyince de Mavs yönetimi bana hak verdi ve bu küçük adamı postaladı.. Yeni koç için Mugsy Bogues düşünülüyor olabilir!

Nba Playoffs #11


Washington Wizards: 88 Cleveland Cavaliers: 87 (2-3)

Wizards inatçı, ama 1-3'ten gelebilirler mi bilmiyorum, zor gibi gözüküyor. Dünkü maçta üç saniye kala Butler turnikeyi bırakmasa şimdi çoktan evlerine dönmüşlerdi.. Ancak gönlüm bu serinin yedinci maça gitmesinden yana, 3-3 olursa son maç muhteşem olur, izlemek lazım.. Butler çılgın oynamış, Arenas yokken Wizards daha mı iyi ne?

Boston Celtics: 110 Atlanta Hawks: 85 (3-2)

Muhtemelen Atlanta için yolun sonu, Boston tokat gibi çarpmış.. Yeşilçam'daki "yeter lan" sahnesi gibi maç olmuş resmen, Celtics adına herkes beklenen oyunu sergileyince ve Atlanta deliren bir oyuncu çıkartamayınca işler kolay olmuş.. Bu serinin 4-2 bitmesi kesin gibi..