27 Haziran 2008 Cuma

Jefferson Bucks'ta

Yi Jianlian ve Bobby Simmons karşılığında Richard Jefferson Bucks'a geçti.. Akıl karı olmayan takaslardan birisi, ellerinden Carter'ı çıkartamayınca iş Jefferson'a patladı sanırım, geçen sene Nets'in en istikrarlı adamıydı.. Yi Jianlian'a pek umut bağlamışlar ama Ersan'ın dörtte biri etmez.. Salary'de boşluk açıyorlar diye düşündüm ama andavallı Simmons ve onun 20m'si nedir anlamadım.. Garip işler bunlar, manyak takaslar oluyor artık, ikili ilişkilerler ilerliyor Nba.. Bir de şu Çin nüfusunun oyuncu piyasasına etkisi var ki, basketboldan soğutuyor adamı..

Nba Draft 2008


Sezonun bitimiyle Draft heyecanı başlamıştı, yıl boyunca hep Michael Beasley birinci sıra için konuşulsa da Rose'un sezon içinde oynadığı basketbol dengeleri değiştirdi ve Bulls onu ilk sıradan seçti. Belki yıllar sonra "böyle bir hatayı nasıl yaptılar" diyeceğiz, ya da Dwight örneğinde olduğu gibi haklı olduklarını göreceğiz. Drafta giren Ömer Aşık ikinci tur 36. sırada Portland tarafından seçilip Bulls'a gönderildi, Semih Erden ise yine ikinci tur 60. sıradan son şampiyonun kadrosuna eklendi.. Avrupa'dan en yüksek sırayı beklendiği gibi Gallinari aldı, New York tarafından 6. sırada seçildi. İki oyuncunun da gidip gitmeyeceğini bilmiyorum ama Ömer şu ara gitse bence iyi olur..

1 Chicago Bulls Derrick Rose, Guard, Memphis
2 Miami Heat Michael Beasley, Forward, Kansas State
3 Minnesota Timberwolves O.J. Mayo, Guard, USC
4 Seattle Supersonics Russell Westbrook, Guard, UCLA
5 Memphis Grizzlies Kevin Love, Forward, UCLA
6 New York Knicks Danilo Gallinari, Forward, Italy
7 Los Angeles Clippers Eric Gordon, Guard, Indiana
8 Milwaukee Bucks Joe Alexander, Forward, West Virginia
9 Charlotte Bobcats D.J. Augustin, Guard, Texas
10 New Jersey Nets Brook Lopez, Center, Stanford 

11 Indiana Pacers Jerryd Bayless, Guard, Arizona 
12 Sacramento Kings Jason Thompson, Forward, Rider
13 Portland Trail Blazers Brandon Rush, Forward, Kansas 
14 Golden State Warriors Anthony Randolph, Forward, LSU 
15 Phoenix Suns (from Atlanta) Robin Lopez, Forward, Stanford 
16 Philadelphia 76ers Marreese Speights, Forward, Florida
17 Toronto Raptors Roy Hibbert, Center, Georgetown
18 Washington Wizards JaVale McGee, Center, Nevada
19 Cleveland Cavaliers J.J. Hickson, Forward, N.C. State
20 Charlotte Bobcats (from Denver) Alexis Ajinca, Center, France 
21 New Jersey Nets (from Dallas) Ryan Anderson, Forward, California
22 Orlando Magic Courtney Lee, Guard, Western Kentucky
23 Utah Jazz Kosta Koufos, Center, Ohio State
24 Seattle SuperSonics (from Phoenix) Serge Ibaka, Forward, Spain 
25 Houston Rockets Nicolas Batum, Forward, France 
26 San Antonio Spurs George Hill, Guard, IUPUI
27 New Orleans Darrell Arthur, Forward, Kansas (To Portland)
28 Memphis Grizzlies (from L.A. Lakers) Donte Greene, Forward, Syracuse
29 Detroit Pistons D.J. White, Forward, Indiana (To Seattle)
30 Boston Celtics J.R. Giddens, Guard, New Mexico

26 Haziran 2008 Perşembe

Birleşme Hikâyesi #2


Uzun süredir basketbol camiasını meşgul eden Türk Telekom - Galatasaray birleşmesi olayı Telekom Ceo'su Mr. Doany'nin açıklaması ile en azından bu sezonluk rafa kalktı.. Kimileri sponsorluklarla kulüp takımlarının desteklenmesinden yanayken, kimileri de zaten sponsoru olan bir takımla reklam peşinde koşmanın basketbolumuza zarar verdiği düşüncesindeydiler.. Şimdi işler netlik kazanınca iki taraftan da transfer atakları bekliyorum, en azından bu ay içinde Telekom'un Salyers'la, Galatasaray'ın da Erman Kunter ve Kaya Peker'le anlaşma imzalaması olası.. Bu arada Galatasaray'ın hangi yabancıları gönderdiğini bilmiyorum ama Hite kalmalı..

Preston Shumpert

Menajerinin açıkladığına göre önümüzdeki iki yıl boyunca Efes Pilsen forması giyecek olan oyuncu. Aslında tarz olarak pek sevmediğim bir oyuncu olsa da verimlilik açısından geçtiğimiz yıl ligin en iyi yabancısıydı.. Hatta TBL'i geçiyorum Avrupa'nın en değerli oyuncularından birisiydi.. Ergin Ataman Beşiktaş sonrası dönemde kendisiyle çalışmak istediğini belirtmişti ve Efes'e geldiğinden beri de transferi konuşuluyordu.. Efes Pilsen bilinçli transferler devam ediyor, yine yerinde bir adım attılar..

Edit: Yalan oldu transfer, Beşiktaş yüksek bonservis istemiş..

Danilo Gallinari #2


Daha önce de draft söylentilerinden bahsetmiştim, geçtiğimiz yılın Avrupa'da en önemli genç oyuncularındandı Gallinari.. Nba'de forma giymek ve kalıcı olmak istiyormuş.. "Bir daha İtalya görmem tatil dışında" diyor, ilk 15 içinde seçilir sanırım..
Edit: 6'dan gitti, New York New York..

Avrupa Transfer #3


Kırmızılar kadroya ek yaptıkça yeşiller de boş durmuyor. Bu iki takımın hamlelere karşılık vermeleri benim bile hoşuma giderken taraftarları nasıl heyecanlanıyordur kimbilir..

Olympiakos dün de Yotam Halperin'e imza attırdı ve efsaneye yaklaşan bir kadro kurdu, bir ya da iki transfer daha yapacaklardır. Panathinaikos ise ezeli rakibinin trasnferlerine karşılık vermekte gecikmedi ve kadrosuna Nikola Pekovic ve Antonis Fotsis'i kattı.. Fotsis eşleşmesi zor bir oyuncu ve benim en sevdiğim Avrupa'lılardan.. Yunanistan ligini ayrı bir takip etmek gerekiyor bu sene.. Olympiakos'un önüne Efes Pilsen çıkmazsa Euroleague'de de yolları açık..

CSKA açılan yaraları sarmaya devam ediyor, Theo Papaloukas'ın yerine Tau'dan Zoran Planicic ile anlaştılar, yerinde bir transfer.. Milano da Richard Rocca ve Luca Vitali ile anlaşmış, hayırlısı olsun..

Jermaine O'Neal

Beş dakika sevmedim bu adamı. Liseden fırlayanlar arasında en yeteneksizi de budur sanırım, Indiana formasıyla bir türlü patlayamadı ve yıldız oyuncudan kazanan oyuncuya geçişi yapamadı. Dün itibarıyla da T.J Ford, Nesterovic ve birinci tur draft seçimi karşılığında Raptors'a yollandı. Toronto Bosh-O'neal ile pota altında terör estirmeyi deneyecek ama Calderon'u tutmaları gerekiyor, yoksa o pota altına kolay kolay top taşıyamazlar..

25 Haziran 2008 Çarşamba

David Blatt #2

Nba takımları için adı geçiyordu ama o yine pek sevdiği Rusya'sında kaldı, haziran başında Dinamo Moskova ile anlaştı. Zaten Rusya Milli Takımındaki görevini tamamlamadıkça ülke dışında bir takım çalıştırması pek sağlıklı değil, Efes Pilsen ile de yollarını kolayca ayırması bu nedenledir sanırım.. İlk iş olarak Rytas guardı Prize ile anlaşmışlar ve Monya'nın kontratını uzatmışlar. Kısa Amerika'lı ve bolca Rus, Blatt sanırım Dinamo ile çok başarılı olacak, ama içeriden bir Kirilenko yaratması gerekiyor..

Birleşme Hikâyesi

Madde Madde Saçmalıklar;

1- İki takım da geçtiğimiz sene Uleb Cup'ta mücadele ettiler ve iyi sonuçlara imza attılar, ikisini birleştirince Euroleague hakkı kazanmıyorlar ve zaten tek başlarına Uleb Cup alabilecek durumdalar, ya da bir iki transferle gelebilirler.

2- Türk Telekom Ankara'dır, Ankara da Telekom'dur. İzleyicisi vardır, renk getirir, Galatasaray'la birleşince onlar da İstanbul takımı olacaktır, yazıktır günahtır.

3- İki takımın sözleşme imzalamış toplam 16 oyuncusu vardır, bunlara yazıktır, bir kısmı dağılmak zorundadır.

4- Galatasaray Cafe Crown daha önce Ülker'in "Basketboldan çekiliyoruz ama üç büyükleri destekliyoruz" yalanı ile süslü reklam çabasına alet olmuş, kendisine sponsor bulmuştur. Madem ki çekip gideceksin sponsoru olmayan takımlara destek olmak gerekir.

5- Casa Ted Kolej ile birleşin o zaman! Ankara takımı, tamam sponsoru var ama ne kadar etkili olur? Birleşin Kolejle, yaptırın salonunuzu, Ankara'lı kalın, şampiyonluğa oynayın! Ama pardon, Ted Kolej iyi bir reklam unsuru değil sanırım..

Aklıma gelenler bunlar, Ercüment Hoca'ya ne olacak, yapılır mı bu tarzı dilek/öneri/şikayetler için de yorum butonu aşağıda..

Jaka Klobučar

Tanjevic'in uzun zamandır Fenerbahçe Ülker'e istediği ama alamadığı oyuncu. Union Olimpija kadrosuna kattı. 4 yıllık anlaşma imzalamış, aslında ülke dışına çıkmadığı için büyük transferini yapmadı ama buradan gideceği yer Nba olacaktır. İzmir 20 yaş altı tunuvada hepimizi afallatan maçlar oynamıştı, 88 doğumlu ama 95'li gibi duruyor. Tanjevic'in eline düşmediği iyi oldu, muhtemelen Preldzic arayıp "gel oğlum yanımda oturursun" dedi de vazgeçti çocuk..

Mario Kasun

Efes Pilsen ile adı anılan Axa Barcelona oyuncusu. Andersen'in gelişinden sonra gidişi kesin gibi.. Hep sevmişimdir bu adamı, "gelse de izlesek" derdim. Ermal'ın gidişi ve ligin tüm etkili Türk uzunlarının Fenerbahçe adına forma giymesi bu transferi daha bir mümkün kılıyor. Patlatsın bombayı Efes, yakışır Kasun bu takıma, lakap hazır; "Super Mario"

Türkiye Transfer #1


Her ne kadar şu günlerde Türk Telekom - Galatasaray birleşmesi konuşulsa da transfer sezonu açıldı ve yeni sezon için çalışmalar başladı. Takımın başına Ergin Ataman'ı getiren Efes Pilsen Sinan Güler, Milos Vujanic ve Charles Smith ile anlaştı, ayrıca Drobnijak Türk statüsünde oynayabilirse onu da kadroya katacaklar. Shumpert için de adları geçiyor ama Hosley kesin olmadı, Real Madrid ile anlaştı. Şampiyon Fenerbahçe cephesi sessiz, Solomon ayrıldı ama Margues Green ve Devin Smith isimleri geçiyor, Tanjevic yine Sloven gençlerden bir tane alır, yanında oturtur. Semih ve Ömer'in draft durumuna göre yabancı seçecekler sanırım. Beşiktaş Adem Ören, Ömer Ünver, Haluk Yıldırım ve Muratcan Güler ile anlaştı, Ankara'yı İstanbul'a taşıdı. Geçen seneye göre hedef küçültüyorlar gibi, ayrıca Kaya da takımdan ayrılıyor. Galatasaray takımın başına Erman Kunter'i getirmek istiyor, ayrıca Kaya Peker de transferde ilk hedefleri. Lige yeni gelen Aliağa Fatih Solak ve Reha Öz ile anlaştı, fena sayılmazlar. KSK'de durum pek iç açıcı değil, Avrupa'da oynama teklifini maddi olanakların yeterli olmaması sebebiyle reddettiler. Hosley ayrıldı.. Ama yine de sağlam yabancılar bulma konusunda dillere destan bir takımdır.. Telekom'da neler oluyor, şu birleşme saçmalığı nasıl sonuçlanacak hiç bilmiyorum açıkçası.. Birleşme dedikoduları öncesi Serkan ve Asım'a imza attırdılar, Salyers ile de ilgileniyorlardı.. Kepez Berent Kavaklıoğlu ile anlaşmış. Antalya'dan ses yok henüz, Tufan Ersöz ve Hakan Demirel'le ilgileniyorlardı bildiğim kadarıyla, Hakan Antalya'ya giderse Orhun ve Altar'ın takımında toplar kendini. Hakyemez "2010'da şampiyonuz" diyordu.. Bakalım neler olacak..

Avrupa Transfer #2


Bu sezon basketbolda Avrupa biraz hareketli, ilk incelemeyi şurada yapmıştım.Devamı geldi, yaz dönemi durgun geçmiyor. Ntvspor'un bile Efes Pilsen'e yolladığı Quinton Hosley Real Madrid ile anlaştı, geçen sene Karşıyaka'dan Barca'ya geçen Gary Neal Benetton'ın yolunu tuttu.  Olympiakos bombayı patlattı ve Papaloukas'ı ülkesine döndürdü, aynı zamanda Garbajosa ve Antony Parker ile de ilgileniyorlar, tabi Toronto için kötü haberler bunlar..Ermal Pamesa Valencia'ya girmişti, Rafa Martinez'i de almışlar. Haislip opsiyonunu kullandı ve Unicaja'da kaldı, Garbajosa için onların da adı geçiyor. Navarro resmiyet kazandı, David Andersen de Axa kadrosuna eklendi. Tam Cska zayıflıyor derken Maccabi'li Terrence Morris Moskova yolunu tuttu ve Sasha Kaun ile anlaştılar. Olympiakos güçlenince doğal olarak Panathinaikos cevap vermekte gecikmedi. Drew Nicholas'ı aldılar ve Luis Scola ile görüşüyorlar, Scola da Avrupa'ya dönerse Nba'in gücü azalıyor demektir. İşler kızışıyor, Solomon'ın ayrılması ile Fenerbahçe'den bir atak bekliyorum..

Axa Barcelona


Utanmasam şu İstanbul'da oturan halimle kombine biletini alacağım takım. David Andersen'i Rusya soğuğundan kurtardılar, Navarro'yu Nba hatasından çekip aldılar. Gerçi Ersan'ı muhtemelen kaybettiler ve Pepe Sanchez ile de yollarını ayırdılar ama Jasikevicius ya da birinci sınıf başka bir guardla daha anlaşacaklar.David Andersen için de Web sitelerinde "bize karşı her zaman iyi oynamıştır kerata" tadında bir açıklama yapmışlar ve istatistikleri vermişler;

2001/02 season, FCB v Virtus (20 minutes, 8 points and 1 rebound) 
2001/02 season, Virtus v FCB (26 minutes, 15 points and 5 rebounds) 
2003/04 season, Siena v FCB (19 minutes, 8 points and 8 rebounds) 
2004/05 season, FCB v CSKA (27 minutes, 27 points and 11 rebounds) 
2004/05 season, CSKA v FCB (32 minutes, 9 points and 8 rebounds) 
2006/07 season, CSKA v FCB (26 minutes, 21 points and 4 rebounds) 
2006/07 season, FCB v CSKA (37 minutes, 15 points and 5 rebounds)
2007/08 season, CSKA v FCB (28 minutes, 20 points and 8 rebounds)

Böyle yazınca Fenerbahçe'nin kendisine gol atan futbolcuyu transfer etmesi gibi geldi bana..

Fatih Solak


İlk olarak Meysu ile hatırladığım, daha sonraÜlker'in İstanbul'a getirmesi ile başlayan basketbol kariyeri hep bir noktada sabitlenen ve bir türlü ileriye adım atamayan adamdır Solak. Blok yeteneği ile savunmada önemli bir oyuncu olsa da hücumda son derece verimsizdir ve takımını eksik bırakır. Semih Erden ve Ömer Aşık gibi hareketli de olmadığından yavaş yavaş unutuldu, kenarda kaldı. Dün Aliağa ile anlaşmış, bu oynama sürelerini arttıracaktır, umarım bu arada kendisi de hücumda oyuna katılma süresini arttırır. Biz onu Hollanda'yı basketbola küstüren, Engelaar'ı futbolcu yapan Fatih olarak hatırlamak isteriz.

Wade Takas Söylentisi


Miami Draft öncesinde Chicago ile içinde Dwyane Wade'in de olduğu takaslar konuşuyor. Söylentiye göre Wade, birinci sıra draft hakkı Tyrus Thomas ve Larry Hughes karşılığında Bulls'a geçebilir. Miami açısından bakıldığında Wade bir kayıp gibi gözükse de 1-2'den alacakları Rose-Beasley ile sağlam bir gelecek planlayabilirler. Wade ile alabilecekleri bir şampiyonluğu da aldılar zaten, mantıklı olur.

20 Haziran 2008 Cuma

Avrupa Transfer #1


Efes Pilsen Real Madrid'den ayrılan Charles Smith ve guard mevki için Milos Vujanic ile anlaştı, Barcelona yılın bombasını patlattı ve Navarro ile imzaladı, Ersan'ı da tutup Jasikevicius'u da kadroya katarlarsa ortalığın tozunu atarlar. Vujcic Maccabi'den ayrılmıştı, Olympiakos ile anlaşmış.. Her ne kadar kariyerli bir oyuncu olsa da artık dizi pek müsade etmiyor oynamasına, tecrübesi faydalı olacaktır.. Dusko Ivanovic Tau'nun başına dönmüş, bekleniyordu bu da.. Marconato Barca'dan ayrıldı, nereye gideceğini bilmiyorum, Maccabi Jason Williams diye bir üç numara almış, yine Avrupa basketbolna Abd'li kazandırıyorlar gibi. Khimki, Milt Palacio ve Jerome Moiso'yu aldı.. Bunlar dışında Solomon'ın Maccabi'ye gideceği söyleniyor, çok büyük kayıp olur Fenerbahçe Ülker için, Salyers ile de Türk Telekom söylentileri var, bu da Telekom için büyük transfer olur.. Daha yazın başındayız, ortalık epey hareketli.

Juan Carlos Navarro


Memphis'te geçirdiği fena sayılmayacak bir sezonun ardından Barcelona'ya dönen oyuncu.. Yıllık 5 milyon dolar gibi bir rakamdan bahsediliyor.. Pek genç sayılmadığı için Nba'den kazanacağı çok fazla değil, muhtemelen de o tempoyu, 82 maçlık sezonu yaşamayı akıl karı görmedi. Zaten "gittim gördüm, fena değil" der gibi dönüyor, 10.9 sayı ortalaması tutturdu, Euroleague'de ne kadar tutturuyor ki? En azından başarısız olmadı, Gasol de şehri terkedince çaylak kontratına tahammül etmeye gerek görmedi. Barca'nın verdiği para inanılmaz, bir de Lakovic'in yerine Jasikevicius'u istiyorlarmış, rüya takım kuracaklar gibi.. 

19 Haziran 2008 Perşembe

Türk Telekom - Galatasaray Birleşmesi


Gerçi henüz sadece söylenti ama yine de hangi akla hizmet böyle düşünceler geliyor insanların aklına anlamıyorum. Hele ki Telekom tarihinin en başarılı sezonunu yaşamışken Ankara'yı ve basketbolu bırakması tam bir ihanet olur.. Tofaş ve Ülker en başarılı sezonlarının ardından çekildiler ligden, basketbolun karlı bir yatırım aracı olmadığını anlayan tüm müesseseler yavaş yavaş gidiyorlar. Ancak Telekom gibi Ptt ile başlayan sarı siyah formaların dağılması canımı sıkar, bu "basketbolu destekliyoruz üç büyükleri büyütüyoruz" hikâyesini de sevmiyorum, çekilecek olan bırakıp gitsin, üç büyükler kendilerini geliştirebilcek durumdayken üvey evlat muamelesi yapıyorlar basketbola ve çoğu zaman onların kaynaklarından futbol takımlarına oyuncu alıyorlar. Galatasaray'ı destekleyen Telekom'un Skibbe'nin parasını ödemeyeceği ne malum, önümüzde Beşiktaş Cola Turka örneği varken bu tip şeylere karşıyım..

Charles Smith


Efes Pilsen'in yeni transferi. Aslında ilk dönemde çok başarılı olamasa da çok iyi bir skorerdir Charles Smith ve yeniden oluşturulacak kadro için de idal bir adamdır. Real Madrid formasıyla da sağlam sezonlar geçirdi.. Furkan sezon başında bence "Charles Smith'i alsın Efes" diyordu, dediği de oldu. Efes'in kafada olmadığı bir lig düşünülemez sanırım..

18 Haziran 2008 Çarşamba

Boston Dağıttı: 131-92


Adı bile efsane olan böylesi bir Nba final serisi bu skorla sonlanır mıydı? Oldu mu Lakers, seni destekleyen ben ve benim gibi milyonlarca insana ayıp ettin.. Her şey bir yana Boston öyle çok istiyordu ki şampiyonluğu, önüne dream team çıkartsan farketmezdi, dağıtacaklardı. Pierce-Allen-Garnett üçlüsü inanılmaz oynadılar, hepsi ayrı ayrı süperstar olan bu oyuncular takımın içinde gerektiğinde ön plana çıkarak inanılmaz bir oyun oynadılar.. Pierce daha çok kahramanı oynadı, Celtics önce onun takımı Mvp de oldu, helal olsun..

17 Haziran 2008 Salı

Banvit


Umut Yenice ve Erkan Veyseloğlu gibi isimlere imza attırdılar, dün de guardları Crispin ilse sözleşme yenilemişler. Crispin önemli bir oyuncu, çok düz bir bileğe sahip ve gerektiğinde sorumluluk almayı biliyor ki Banvit gibi bir takım için de en önemli şeylerden birisi bu.. Umut ve Erkan her sene patlama yapması beklenen oyuncular ama altyapıdan çıktıktan sonra önemli takımlarda oynasalar da başarılı olduklarını söylemek zor. Yine de Banvit için ikisi de iyi transfer, zaten ligin güzel olması için Banvit deplasmanının zor olması gerekiyor..

15 Haziran 2008 Pazar

Karşıyaka




Ligimizin en renkli takımlarından biridir Karşıyaka. Hiçbir zaman yalnız bırakmayan taraftarları, her sene getirdiği ve Avrupa’ya kazandırdığı kaliteli Amerikalı oyuncuları, göze hitap eden güzel basketbolu ve ligin iddialı takımları için belki de tek deplasman olması nedeniyle hep sevmişimdir. Geçen seneki çok başarılı sezonun ardından (sakatlılar olmasa Efes’i eleyebilirdi) bu sezon ligin en çok yağmalanan takımı oldu. Bu da beni korkutuyordu. Giden yabancıların yerine her zaman doldurduklarını biliyorum o yüzden o konuda biraz içim rahattı fakat Asım, Barış’ın yerini nasıl dolduracaklarını merak ediyordum. Abim gibi ben de Karşıyaka dağılıyor mu diye düşünmeye başlamıştım ki bugün okuduğum bir haber içimi rahatlattı. Karşıyaka’nın Cemal Nalga ve Hakan Köseoğlu ile anlaşmaya çok yakın olduğu söyleniyor. Barış’ın yerinin ligin asist kralı ve tempolu basketbolu seven bir gardla doldurulması ve Asım’ın yerine de Nalga düşünülmesi bence iyi tercihler. Çünkü Nalga potansiyeli olan bir oyuncu ve bu potansiyeli gösterebileceği en iyi yerde Karşıyaka. Eğer bu transferleri yapar ve yanına her zaman yaptığı gibi üç tane iyi yabancıyı da getirirse ligde yine iddialı olur. Daha fazlasını yapabilmesi için de beş oyuncudan fazlası gerekiyor, yedekleri de düşünmeliler.

Seyirci



Turkbasket de okuduğum habere göre ligimiz Seyirci ortalamasında Avrupa da 8. sırada yer almış. Birinci sıra beklendiği gibi açık ara İspanya ligi olmuş. ACB’de maç başına 6387 seyirci maç izliyormuş. Gerçekten bizim ülkemize baktığında hayali bir rakam bu seyircilerin gitmemesini bırakın 5000 kapasitenin üzerindeki salon sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Ancak final maçlarında veya bazı Euroleague maçlarında o da eğer futbol maçlarıyla çakışmazsa 6–7 bin kişiyi bulabiliyoruz. Eğer ligde bu sene Banvit -Antalya –Kepez –Karşıyaka gibi takımların düzenli taraftarları olmasa 1363 ortalamayı tutturmak bile zor olabilirdi.

Aslında 8. sırada olmamıza üzülmemin nedenlerinden bir diğeri üzerimizdeki liglerden sadece ACB’nin bizden basketbol kalitesi açısından daha iyi. Fransa ,İtalya, Almanya gibi ülkelerden daha fazla seyirciyi hak ediyoruz.ve bu ülkelerde de basketbol ikinci spor üstelik futbol kulüpleri bizim kulüplerimizden çok daha başarılar. Basketbol açısından baktığımız da bu yıl İtalya ligi başladığı gibi bitti sadece Siena Avrupa da bir şeyler yapabildi. Fransa liginin Euroleague takımları bizim rakibimiz bile değillerdi. Alman takımlar da öyle.

Tüm bu nedenlerden dolayı TBL’ye 3 büyükler ve Efes hariç başka bir İstanbul takımı çıksın istemiyorum çünkü Abdi İpekçi’de boş tribünler görmeye pek dayanamıyorum. Efes’in de bir gün hak ettiği seyirci desteğini bulacağını düşünüyorum eğer bulamazsa bile ben sonuna kadar tribünde desteklemeye devam edeceğim.

Burjuva Gözüyle


Nba Türkiye'yi severek takip ediyorum, içeriği internette bulabilceğimizden çok daha kaliteli, özellikle de Murat Murathanoğlu'nun yazıları çok sağlam.. Her ayın ilk günleri geldiğinde dergiyi alıyor, bir çırpıda okuyorum.. Faruk hoca da Nba Türkiye için bir sayfa "coach gözüyle" diye bir köşe hazırlıyor.. Faruk Akagün'ü severim, basketbola verdiği emek, keşfettikleri çok önemlidir. Ancak bu köşede coşup "sağımda o vardı solumda bu, kırmızı şarabı üzerime döktü, vip açık büfe çok kalitesizleşmiş vs.." yazıları yazmasını sevmiyorum.. Tamam belki adamın durduğu yeri kıskanıyorum ama basketbolun "takım elbiseli" tayfası rahatsız ediyor beni.. Oyunun büyük paralar dönen fazla profesyonel tarafı gözüme batıyor bu sayede.. Coach gözüyle köşesinde insan "CSKA oynamadan kazandı" yorumu okumak istemiyor en azından..

14 Haziran 2008 Cumartesi

Türk Telekom #2


ADSL'de yakalayamadığı hızı transferde yakalayan takım.. Asım'a imza attırdıklarını yazmıştım, şimdi de Barış Ermiş ile anlaşmışlar.. Bu oyuncular için en büyük rakipleri de Efes Pilsen'di.. Barış ve Tutku ile guard pozisyonunu kapatacaklar gibi, buraya bir yabancı alırlar mı bilmiyorum ama geçen sene zayıf kaldıkları pota altına takviyeye uğraşacaklar sanki.. Barış sevdiğim bir oyuncu, korkmadan pota altına girebilmesi ve savunma azmi hoşuma gidiyor ancak dış şutları zayıf.. Tutku gibi o da sonradan geliştirebilirse bu özelliğini iyi bir guard kazanırız, bu sene atacağı adım kariyeri açısından çok önemli.. Umarım güzel bir yıl geçirir..

13 Haziran 2008 Cuma

Milos Vujanic



Efes Pilsen’in yeni transferi. Oyuncu hakkında pek bir bilgim yok açıkçası. Geçmişinde o kadar önemli takımlarda oynamış (Panatinaikos, Dinamo Moskova, Sırbistan milli takımı gibi) olmasına rağmen bu güne kadar gözümden kaçmış. Kendisi gard mevkisinde oynuyor 1.90 boyunda ve geçen sezon Moskova’da 10,5 sy 2,4 rb 3,2 as ortalamalarıyla oynamış bir oyuncu. Bu bloğu takip eden kişilerin, benim bu transfere ne kadar sevindiğimi tahmin ettiğini düşünüyorum çünkü iki yıldır gard mevkisi için Avrupalı Yugoslav ekolünden bir oyuncu istediğimi her seferinde söylüyordum.

Nba Final #1



L.A Lakers:91 Boston Celtics:97

Son yıllarda izlediğimiz en iyi final serisinde, yine son zamanlarda izlediğimiz en iyi maç dün gece oynandı. Maçta iki takımın da iki farklı yüzünü gördük. İlk olarak Lakers istekli savunması ve akıl dolu hücumlarıyla Boston’u parçaladı; fakat ikinci yarıda işler tam tersine döndü. İlk yarıda hiçbir varlık gösteremeyen Boston bu sefer Lakers’i darmadağın etti. Burda Kobe’ye yapılan müthiş savunmanın etkisi de büyüktü. Boston’ın bu başarısında üç süper starının oyunun iki yönünde de çok iyi oynaması, inançlarını maç sonuna kadar hiç kaybetmemesi ve takımda sorumluluk almaktan çekinmeyen yedeklerin bulunması yatıyor. En kritik topları James Posey, Edie House, P.J Brown eli titremeden kullanabiliyor. Lakers’da dün gece bu böyle olmadığından maçın sonunda zorlandılar ve kaybettiler.

Artık bu serinin buradan dönmesi neredeyse imkânsız, fakat maç sonu konuşan Paul Pierce istatistiklere inanmadığını her şey olabileceğini söyledi. Belki Lakers başka bir inancın zaferini yaşatabilir. Umarım seri biraz daha uzar çünkü ne kadar kısa sürerse basketbol severler için o kadar kötü olur, fakat sonunda Boston’un kazanmasını istiyorum çünkü Garnett, Ray Allen, Paul Pierce’in artık bir yüzük kazanmaları gerektiğini düşünüyorum. Bir de Ray Allen’ın bu maçta 48 dakika muhteşem enerji ile oynaması bile bu şampiyonluğu ne kadar istediğinin göstergesi.

Gergin Ataman


Yıllarca Ergin Ataman'ın ne olduğunu tam çözemedim. Bir dönem başarılı olduğu kesin, ancak Siena başarısından sonra elle tutulur başarıları olmadığını ve Fatih Terim gibi tepe noktayı bulduktan sonra aşağı yuvarlandığını düşünmek zor değil. Beşiktaş ile bol laflı, heyecanlı ancak kupasız bir sezondan sonra Efes Pilsen'e, yani yuvasına döndü. Burada neler yapacak merak konusu, ilk iş eski oyuncularına sardı, Sinan'ı aldı, Shumpert yolda gibi.. Ergin hakkında bir anket yaptım, sağda görürsünüz, seveni kadar sevmeyeni de bol, bakalım ne olacak sonuç..

Adem Ören


Asım Pars'ın gelişi ile Türk Telekom'dan ayrılan pivot.. Ama Adem'in bu yazının konusu olmasını sağlayan şey o değil, kendisi ile ilgili haberlerde "tecrübeli, deneyimli pivot" sözleri geçiyor ya ona kızıyorum. Ben basketbol izlemeye başladığımda Adem henüz yaş olarak A Takım seviyesinde değildi, sonra oynamaya başladı, genç oyuncuydu, önemli diyorduk, patlayabilir falan.. Şimdi yaşı 29, ortalama 6-7 dakika oynadı her sezon, 3 sayı ortalamasını bulduğu sezonlar az.. Ekşi sözlük'te adına entry yok, Google resim sorgulamasında da epey az sonuç dönüyor.. Bu mudur tecrübe, bu mudur kariyer? Olmadı, geliştirmedi kendini, Zeki Gülay bile olamadı.. Nereye gitse yedek kalacak artık, 4 sene sonra da emekli olur..

Tarence Kinsey


Türk Milli Takımı adına forma giymesi için ikna edilen ve işlemlerin başlatıldığı oyuncu. "Basketbolun Aurelio'su" oluyor doğal olarak, milli takımdaki siyahi oyuncu olarak. Kısa oyuncu pozisyonunda gerçekten bir Amerikalı'ya ihtiyacımız var mı diye düşünüyorum, sonra da ligdeki takımların guardlarına bakıyorum ve koca bir "evet" cevabı alıyorum. Altyapıda seçmelerde bile "93 doğumlu 1.95 altı kabul edilmez" tarzı şeyleri olan bir memleketin zamanla kısa oyuncularını kaybetmesi ve altyapıdan sadece 3-4 oynayabilecek oyuncular çıkartması doğal sanırım. Mehmet Yağmur, Berent Kavaklıoğlu ve Hakan Demirel gibi yetersiz guardlar var artık genç olarak, Orhun ve onun sonrasındaki Kerem dönemi bitti.. Guard gelmiyor, biz de Rusya gibi Amerika'lılara vereceğiz sanırım takımı. Devşirmeye karşı değilim ama altyapıya önem vermemeye ve tek tip oyuncular yetiştirmeye karşıyım..

Sinan Güler


Sinan basketbol ligimizde en sevdiğim oyunculardan birisi, gerçi abisi Muratcan'ı da çok severim.. Fiziksel olarak çok güçlü olmasa da atletik yapısı ve estetik oyunu ile basketbolu öğrenen duruşu hoşuma gidiyor. Böyle sanki her an azar bekleyen ufak çocukmuş gibi her hareketinden sonra kenara dönüp onay beklemesi, saha kenarında savunmaya şartlandırılıp oyuna girmesi güzel şeyler. Bu sene Ergin Ataman'ın Efes Pilsen ile anlaşmasının ardından o da transfer edildi ve Euroleague'de oynamaya başlayacak. Şutunu biraz geliştirirse ve hak ettiği dakikaları alırsa çok önemli bir oyuncu olacak, abisi o büyük adımı atamadı Ülker formasıyla umarım Sinan atacak. Tanjevic bana göre sürpriz yaparak aday kadroya da çağırdı kendisini, umarım bir daha çıkarmaz o formayı..

Türk Telekom.


Geçtiğimiz seneyi bir kupa bir de final ile kapatmak sanırım Telekom'a yetmedi, daha fazlasını arıyorlar. Serkan Erdoğan ve Asım Pars ile imzaladılar. Aslına bakılırsa Serkan tam Telekom'un hücum silahı olabilecek bir oyuncu, Uleb Cup ayarında, üst düzey bir skorer değil, Euroleague takımlarının ilk beşi için yeterli değil. Ama Telekom için iyi bir transfer. Asıl önemli olan Asım Pars'ın imzası. Yetenekli tüm uzunların Fenerbahçe'de olduğu ligimizde Asım geçtiğimiz seneki performansı ile göz doldurmuştu, biraz yaşlandı ve geç öğrendi basketbolu ama şu anda pota altında "adam gibi" durabilen ender uzunlardan. Efes Pilsen de istiyordu kendisi. El-Amin Ukrayna'ya döndü ancak bence kayıp değil, sadece Telekom'a olan sempatiyi arttırıyordu, dengeli bir guard değil. İyi bir point guard ile beraber, Michael Wright da dönerse önemli bir kadroya sahip olacaklar, ligimiz güzel, transferler de dengeyi korusun istiyorum..

Foto: Ntvspor

Nba Finals 2008


Tüm zamanların en önemli eşleşmelerinden Boston Celtics - L.A Lakers arasında oynansa da işin Avrupa tarafında Euro 2008'in gölgesinde kaldığı açık. Rating'ler geçen seneye oranla %35 yükselmiş ama sanki Tv'ler açık bırakılıyor, pek ilgi göremiyorum çevreden.. (Bu aralar yoğunluktan dolayı blogda post sayısı azaldı, ama dönüyoruz)


Dün gece oynanan ve Celtics'in 91-97 kazandığı maçla beraber seri 3-1 Celtics lehine oldu, açıkçası buradan dönmesi de zor gibi duruyor. Celtics gerçekten dengeli bir takım, Pierce-Garnett şampiyonluğu sahadaki herkesten çok istiyor ve bir şekilde o kaptanlık durumlarını diğer oyuncular üzerinde de iyi kullanıyorlar. Allen gibi bir faktör de eklenince, bu azimle kaybetmek zor oluyor.


Lakers tarafından baktığımızda yine olay Kobe'nin elinde gibi duruyor, Odom-Gasol ne kadar iyi oynasalar da Kobe'nin keyfi yerinde olmadığında takım kazanamıyor. Ayrıca "bu sene olmazsa seneye deneriz" düşünceleri mi var anlamadım, yeterince asılmıyorlar gibi.. İki maçı çok önemli farklardan kaybettiler, yeterince odaklanamadılar sanırım finallere..


Bana göre 16 haziran pazartesi şampiyon belli olur, Celtics 4-1 alır ve kutlamalara başlar.. Bu efsane serinin en azından ismi için yedi maça uzamasını isterdim ama olmayacak gibi.. Garnett'in şampiyonluk görecek olmasına sevindim..