23 Kasım 2009 Pazartesi

"Cemal Vakası"

İlginç bir hafta geçirdik basketbolda önce Gs-Fb maçındaki olaylar, ardından tamamen saçmalık olan Cemal Nalga olayı. Öncelikle belirtmek isterim ki bu olayda tek sorumlu olarak Okan Çevik’i görüyorum. Bu olay bir sahtekarlık değil biraz önce programda Murat Kosova’nın da dediği gibi cahilliktir. Sahtekarlık boyutu olması için kazanacağın şeyin çok daha büyük olması gerekmektedir. Bir hazırlık maçını kazanmak için yapılmaz.

Cezalara gelirsek Galatasaray küme düşürüldü sayılır. Hükmen mağlubiyetlerin üstüne verilen -5 puanlık ceza küme düşmesini garantilemek için. Keşke Federasyon takımı küme düşürseydi de, herkese yaranmaya çalışmasaydı.

Antrenör kadrosuna verilen cezaya lafım yok fakat Turfan Ersöz’ün 4 ay cezası biraz ağır. Tufan’ın haberi var mı yok mu çok önemli değil çünkü Tufan’ın olaydan haberi var da Diğer takım arkadaşları Cemal’i bütün maç Tufan mı zannettiler. Antrenör baskısıyla verilen ve alınan bir forma var. Burada Federasyon oyuncuları biraz daha korusaydı iyi olurdu. Cemal Nalga’nın da basketbol kariyeri çok sekteye uğrayacak, Bir kişi çok kişinin emeğiyle oynadı.

Galatasaray’ın artık yeniden yapılanmaya gitme zamanı gelmiştir. Bu olay belki de daha iyi temellerin atılmasını sağlayabilir. Baştan aşağı yenilenmek için önünde iki sezon var. Fakat bu yapılanmanın başına çok iyi biri getirilmeli. Bu seçim çok önemli olacak, Bu seçim belki de Galatasaray’dan umudunu kesen Basketbol taraftarına yeniden güven aşılar.

8 Kasım 2009 Pazar

Efes Pilsen:80 Fenerbahçe Ülker:67

İlk olarak söylemek istiyorum ki beklediğim gibi bir maç oldu. Genelde Efes Pilsen Fenerbahçe maçlarında olduğu gibi mücadele çok iyi, fakat oyun kalitesi düşüktü.

Efes Pilsen maçın genelinde dört kısa ile oynadı, Fenerbahçe Ülker bazen buna karşılık verdi, fakat genellikle iki uzun ile pota altını kullanmaya çalıştı. İki takım da bu maçta iç dış dengesini iyi sağladı. Efes Pilsen 38’de 23 ikilik, 19’da 8 üçlük isabetiyle oynadı. Fenerbahçe Ülker ise 37’de 21 ikilik, 17’de 3 üçlük ile oynadı. Efes’in üçlükte daha yüzdeli oynaması maçı kazandıran en önemli etkenlerden biriydi. Son periyoda kadar Fenerbahçe Ülker de Efes Pilsen de çok iyi savunma yaptı. 3. periyot skoru 48-48 iken son periyotta Efes Pilsen’in 32-19’luk bir üstünlüğü var.

Efes Pilsen’de bugün en beğendiğim oyuncu Sinan Güler. Yine girdiği dakikalarda takım savunmasına enerji kattı, üstelik hücumda da çok verimli oynayarak takımını daima ayakta tuttu. (Eurolegue’de ona neden güvenilmediğini anlayan varsa lütfen yorum yapsın.) Nahbar’ın uyum sorununu yavaş yavaş aştığı ortada. Maçın başında isabetsiz attığı dakikalarda bile istekli olduğu görülüyordu. Maçın son periyodunda bu istekli oyununun karşılığını alarak maçı Efes’e getirdi. Kaya Peker, Efes Pilsen’de belki de en çok acıdığım oyuncu. Çok formda ve etkili oynuyor, fakat Ergin Ataman ondan vazgeçemediği için genelde maçları dili dışarıda tamamlıyor. Ermal’ın ona biraz daha fazla alternatif olması lazım. Gerçi bugün çok az süre alsa da Ermal özellikle savunmada etkili bir oyun oynadı. Galibiyeti getiren diğer önemli oyuncular; Ender ve Rakocevic. Efes’in hücumda en verimli iki oyuncularıydılar. Ender özellikle son maçlardaki performansıyla Kerem’in bayağı önüne geçmiş durumda.

Fenerbahçe Ülker’de ise Greer ve Semih Erden ön plana çıktı diyebiliriz. Özellikle Semih Erden’in, oynadığı dakikalarda çok etkili olduğunu gördük. Potadan uzak topu aldığında bile verimliydi. Greer benim sevdiğim bir gard tipi değil. Etkili maçlar oynayabilir, fakat kendi yeterli olmadığı gibi alternatifinin de olmaması sebebiyle Fenerbahçe’nin en yumuşak tarafı. Ömer Aşık’ın serbest atış kaçırmasının psikolojik sebepleri olduğunu düşünüyorum. Hiçbir zaman çok iyi değildi, fakat Avrupa Şampiyonası öncesi bu kadar kötü değildi. Gricek bir türlü bu takımın içine giremeyen oyunculardan. Ben onda daha fazla ısrar edilmesinden yanayım. Bugün yine 20 dakikanın altında süre almış. Mrsic artık yaşı gereği gard oynayamaz. İki numarada hala etkili olabileceğini düşünüyorum. Son olarak Mirsad Türkcan’ın bir an önce verimli bir şekilde dönmesi gerekiyor. Fenerbahçe Ülker’in en fazla sorun yaşadığı yerlerden biri orası.

Salonda olamadığımdan tribünleri çok fazla bilemiyorum. 500 kadar bağıran Fenerbahçe taraftarı duyuluyordu genelde. Onların maça olumlu veya olumsuz bir etkisi olmadığı biliniyor. Susmamalarına rağmen hakemler ve oyun üzerinde bir etki kuramıyorlar Yine de maç sonunda “Tanjevic istifa” diye bağırmaları çok hoşuma gitti. Fenerbahçe taraftarı ile tek ortak temennim.

2 Kasım 2009 Pazartesi

Türk Telekom: 87 Efes Pilsen: 83

Haftanın son maçında kazanan Türk Telekom oldu. Bana göre Efes Pilsen için çok beklenmedik bir sonuç değil. İyi bir mücadele vardı, fakat Telekom’un 33’te 15 üçlük isabeti, maçı kazandıran en önemli faktördü. Telekom ligde ilgimi çeken bir takım değil, bu sezonki oyun yapılarını görünce iyice de soğudum. Hüseyin dahil herkes üçlük sallıyor. İsabetli attığınızda bir kaç maç kazanırsınız, fakat bu şekilde başarı sağlayamazsınız. Murat Özyer’in takıma sınıf atlatacak bir antrenör olmadığını da bildiğimden TBL’de şampiyonluk şanslarını çok düşük görüyorum.

Efes Pilsen’in takım olma çalışmaları devam ediyor. Bu süreçte mağlubiyetler gelmesi normal. Bu mağlubiyetlerin ligde gelmesi takım için çok daha önemli. TBL’yi kaçıncı sırada tamamlarsa tamamlasın finale kadar bir problem çıkmadan gelecektir. Euroleague’de yaşanacak kayıpların telafisi çok daha zor.

Efes’in deplasmanda bir Euroleague maçı oynayacak olması sebebiyle bu maçın pazartesi oynanmasına anlam veremedim. Efes’li oyuncular biraz yol yorgunu olarak İspanya’ya gidecek gibi görünüyor. Shumpert’in sakatlanması Efes için büyük tahlilsizlik, umarım uzun süre uzak kalmaz. Malaga maçında da bir aksilik olmamasını diliyorum.

1 Kasım 2009 Pazar

Galatasaray CC:98 Erdemir:89

Öncelikle belirtmek isterim ki pazar günü, dışarı çıkmaya üşendiğimiz şu sıkıcı havada ilaç gibi bir maçtı. Her açıdan keyifli oldu, kazananın Galatasaray olması da benim için ayrıca önemliydi.

Galatasaray’ı bu sezon ilk defa seyrediyorum. Jasaitis ve Washington’ı daha önce milli takımlarında izlemiştim, ama diğer iki yabancı hakkında hiçbir bilgim yoktu. Bugün Wilkinson da, Rancik de bana iyi bir izlenim verdiler. Galatasaray iyi bir takım, mücadele gücü yüksek oyunculardan kurulu. Birlikte oynamaya alıştıkça çok daha iyi işler yapacaklardır. Fakat Avrupa’da başarı ve ligde final hedefleri varsa o zaman bir pivot eksikleri var gibi görünüyor. Hüseyin Beşok keşke gönderilmeseydi.

Bu maçta Jasaitis beklediğim gibi performans gösterdi. Savunmanın zaaflarını iyi değerlendirdi. Boş şutlarda çok etkili olduğunu biliyordum, bugün bunu bir kez daha gördük. Washington’u daha önce izlemiştim ve etkili bir, iki numara olduğunu biliyordum. Bugün topla ne kadar hızlı olduğunu gördüm. Galatasaray hücumlarını bu hızla şekillendirebilir. Takımın Türk oyuncularının biraz kendilerine çeki düzen vermesi gerekebilir. Murat Kaya, Evren Büker, Tufan Ersöz ve Can Akın’ın gerçekten çok iyi oyuncular olduklarını biliyoruz; fakat bunun oyuna istatistiksel anlamda da yansıması gerekiyor. Bugün 4 yabancıdan 75 sayı katkı gelirken yerlilerden sadece 23 sayı geldi.

Erdemir’in üzerinde bir şansızlık olduğu kesin. Fenerbahçe maçından sonra bu maçta da uzatmada kaybettiler. Bu ligde çok can yakabilecek bir oyun oynuyorlar. Maç içinde geriye düşmeyi pek sorun etmiyor ve maçtan hiçbir zaman kopmuyorlar. Bugün Erkan Veyseloğlu’nun performansına da bir paragraf açmak gerekebilir. Çok etkili oynadı ve maçı 30 sayıyla tamamladı. Erkan çok sevdiğim bir oyuncudur, artık daha istikrarlı bir sezon geçirmeli ve bu performansını bizlere ilerleyen haftalarda da izletmeli. Bu sezon Erdemir’in eğer bu şansızlıkları devam etmezse Playoff’a kalacağını düşünüyorum.

Pazar günü Ntvspor’un bize hediyesi olan Toronto-Orlando maçı ile devam edecek.