7 Mayıs 2008 Çarşamba

TBL Playoff #3


Dün akşam Efes-Antalya ve Fenerbahçe Ülker –Karşıyaka maçlarının ardı ardına aynı salonda olması beni maç gitmek için teşvik etti. Eskiden olsa tek biletle iki maça girebilirdik fakat şimdi iki maç arasındaki kısa zamanda bile salonu boşaltıyorlar.

Efes Pilsen:78 Pınar Karşıyaka:56

Efes Pilsen mutlak kazanması gereken bir maçta 3 periyot çok istikrarlı bir basketbol oynayarak farklı bir galibiyet aldı ve biraz olsun kendine geldiğini gösterdi. Efes maça çok iyi başlamasa da ikinci periyotta oyunun kontrolünü aldı ve maçı bir daha bırakmadı. Efes iyi bir maç çıkarmasına rağmen hala taraftarını rahatlatmış durumda değil çünkü sene başından beri her maç faklı bir oyun oynuyorlar. Geçen gün yenildiği Karşıyaka karşısında ikinci maçta ezici bir oyun ortaya koydular fakat kimse üçüncü maçı garanti göremiyor çünkü ne yapacakları hiçbir zaman belli olmuyor. Aynı durum Karşıyaka için de geçerli onlarda istikrarlı değiller fakat onların istikrarsızlığı yedek kulübesinin yetersizliğinden kaynaklanıyor, Asım Pars, Hosley ve Marshall’ın faul problemine girmesi durumunda alternatifleri yok. Bu maçta da Marshall’ın faul problemine girmesi onları kötü etkiledi. Dediğim gibi üçüncü maçın ne olacağını kestirmek şimdiden mümkün değil fakat bu serinin 5 maça uzaması çok zor gözükmüyor.

Fenerbahçe Ülker:81 Antalya BŞB:76

İlk olarak bu eşleşmeyi ve Solomon’un ilk iki maç oynamayacağını duyduğumda Antalya’nın mutlak iki maçtan birini kazanacağını düşünüyordum. Çünkü Solomon olmayınca, Mrsic’in de 40 dakika oynayamayacağından Fenerbahçe’nin maçın bazı bölümlerini oyun kurucusuz oynayacağını ve ligimizin gelmiş geçmiş en iyi oyun kurucusu olan Antalya BŞB antrenörü Orhun Ene’nin bunu da çok değerlendireceğini düşünmüştüm. Bu maçta Fenerbahçe maçın başından sonuna kadar gardsız oynadı fakat Antalya’nın tam saha baskılarına çok iyi hazırlanmışlardı, baskı anlarında topu çok iyi paslaşarak ve sahaya çok iyi dağılarak oyunu kontrol ettiler. Kısacası maça çok iyi hazırlanmışlardı ve pota altında da rakip uzunlara iyi bir savunma uygulayarak maçı kazanmayı bildiler. Bir ara Antalya’nın Nedim ile yakaladığı seri olmasa maç daha farklı bitebilirdi. Antalya’nın artık bu seriyi buradan çevirmesi çok zor belki evinde bir maç kazanabilir. Ama yine de onların bu yıl gösterdiği mücadele gerçekten büyük bir başarı gelecek yıllarda çok daha iyi işler yapacaklarına eminim.

3 yorum:

£f£ dedi ki...

sezona 7 kişilik rotasyonla başladık.
bütün maçlarda 7 kişi kullanıyorduk..

sonra neal gitit ve geno geldi.
emre,valentin, erhan, gökper gibi yaş ortalaması 20 olan oyuncılarımızı da rotasyona ekledik.

kadro ilk defa 8 kişilik rotasyonu gördüğü anda, valentin ve barış sakatlandı.valentin bağırsak düğümlenmesi teşhisiyle ameliyat oldu, 4 ay kadar yok..barış'ın ise parmağında kırık var..

eğer sakatlanmasalar her şey çok daha farklı olabilird..

yine de iddaalıyız.ortalama 6.000 taraftar ile alamayacağımız maç yok.

farawaysoclose dedi ki...

takıma kurşun döktürün öyleyse :))

iki maç arasında cidden "hadi çıkın, tekrar bilet alıp gelin" mi diyorlar?!

Burak dedi ki...

evet maalesef çıkın girin diyorlar : ) saha tamamen boşaltılıyor. Eskiden ne güzel bir günde 3-4 maç izlerdik, şimdi gir-çık keyfi kalmıyor olayın.