Pınar Karşıyaka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pınar Karşıyaka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2008 Pazar

Karşıyaka




Ligimizin en renkli takımlarından biridir Karşıyaka. Hiçbir zaman yalnız bırakmayan taraftarları, her sene getirdiği ve Avrupa’ya kazandırdığı kaliteli Amerikalı oyuncuları, göze hitap eden güzel basketbolu ve ligin iddialı takımları için belki de tek deplasman olması nedeniyle hep sevmişimdir. Geçen seneki çok başarılı sezonun ardından (sakatlılar olmasa Efes’i eleyebilirdi) bu sezon ligin en çok yağmalanan takımı oldu. Bu da beni korkutuyordu. Giden yabancıların yerine her zaman doldurduklarını biliyorum o yüzden o konuda biraz içim rahattı fakat Asım, Barış’ın yerini nasıl dolduracaklarını merak ediyordum. Abim gibi ben de Karşıyaka dağılıyor mu diye düşünmeye başlamıştım ki bugün okuduğum bir haber içimi rahatlattı. Karşıyaka’nın Cemal Nalga ve Hakan Köseoğlu ile anlaşmaya çok yakın olduğu söyleniyor. Barış’ın yerinin ligin asist kralı ve tempolu basketbolu seven bir gardla doldurulması ve Asım’ın yerine de Nalga düşünülmesi bence iyi tercihler. Çünkü Nalga potansiyeli olan bir oyuncu ve bu potansiyeli gösterebileceği en iyi yerde Karşıyaka. Eğer bu transferleri yapar ve yanına her zaman yaptığı gibi üç tane iyi yabancıyı da getirirse ligde yine iddialı olur. Daha fazlasını yapabilmesi için de beş oyuncudan fazlası gerekiyor, yedekleri de düşünmeliler.

14 Haziran 2008 Cumartesi

Türk Telekom #2


ADSL'de yakalayamadığı hızı transferde yakalayan takım.. Asım'a imza attırdıklarını yazmıştım, şimdi de Barış Ermiş ile anlaşmışlar.. Bu oyuncular için en büyük rakipleri de Efes Pilsen'di.. Barış ve Tutku ile guard pozisyonunu kapatacaklar gibi, buraya bir yabancı alırlar mı bilmiyorum ama geçen sene zayıf kaldıkları pota altına takviyeye uğraşacaklar sanki.. Barış sevdiğim bir oyuncu, korkmadan pota altına girebilmesi ve savunma azmi hoşuma gidiyor ancak dış şutları zayıf.. Tutku gibi o da sonradan geliştirebilirse bu özelliğini iyi bir guard kazanırız, bu sene atacağı adım kariyeri açısından çok önemli.. Umarım güzel bir yıl geçirir..

7 Mayıs 2008 Çarşamba

TBL Playoff #3


Dün akşam Efes-Antalya ve Fenerbahçe Ülker –Karşıyaka maçlarının ardı ardına aynı salonda olması beni maç gitmek için teşvik etti. Eskiden olsa tek biletle iki maça girebilirdik fakat şimdi iki maç arasındaki kısa zamanda bile salonu boşaltıyorlar.

Efes Pilsen:78 Pınar Karşıyaka:56

Efes Pilsen mutlak kazanması gereken bir maçta 3 periyot çok istikrarlı bir basketbol oynayarak farklı bir galibiyet aldı ve biraz olsun kendine geldiğini gösterdi. Efes maça çok iyi başlamasa da ikinci periyotta oyunun kontrolünü aldı ve maçı bir daha bırakmadı. Efes iyi bir maç çıkarmasına rağmen hala taraftarını rahatlatmış durumda değil çünkü sene başından beri her maç faklı bir oyun oynuyorlar. Geçen gün yenildiği Karşıyaka karşısında ikinci maçta ezici bir oyun ortaya koydular fakat kimse üçüncü maçı garanti göremiyor çünkü ne yapacakları hiçbir zaman belli olmuyor. Aynı durum Karşıyaka için de geçerli onlarda istikrarlı değiller fakat onların istikrarsızlığı yedek kulübesinin yetersizliğinden kaynaklanıyor, Asım Pars, Hosley ve Marshall’ın faul problemine girmesi durumunda alternatifleri yok. Bu maçta da Marshall’ın faul problemine girmesi onları kötü etkiledi. Dediğim gibi üçüncü maçın ne olacağını kestirmek şimdiden mümkün değil fakat bu serinin 5 maça uzaması çok zor gözükmüyor.

Fenerbahçe Ülker:81 Antalya BŞB:76

İlk olarak bu eşleşmeyi ve Solomon’un ilk iki maç oynamayacağını duyduğumda Antalya’nın mutlak iki maçtan birini kazanacağını düşünüyordum. Çünkü Solomon olmayınca, Mrsic’in de 40 dakika oynayamayacağından Fenerbahçe’nin maçın bazı bölümlerini oyun kurucusuz oynayacağını ve ligimizin gelmiş geçmiş en iyi oyun kurucusu olan Antalya BŞB antrenörü Orhun Ene’nin bunu da çok değerlendireceğini düşünmüştüm. Bu maçta Fenerbahçe maçın başından sonuna kadar gardsız oynadı fakat Antalya’nın tam saha baskılarına çok iyi hazırlanmışlardı, baskı anlarında topu çok iyi paslaşarak ve sahaya çok iyi dağılarak oyunu kontrol ettiler. Kısacası maça çok iyi hazırlanmışlardı ve pota altında da rakip uzunlara iyi bir savunma uygulayarak maçı kazanmayı bildiler. Bir ara Antalya’nın Nedim ile yakaladığı seri olmasa maç daha farklı bitebilirdi. Antalya’nın artık bu seriyi buradan çevirmesi çok zor belki evinde bir maç kazanabilir. Ama yine de onların bu yıl gösterdiği mücadele gerçekten büyük bir başarı gelecek yıllarda çok daha iyi işler yapacaklarına eminim.

5 Mayıs 2008 Pazartesi

TBL Playoffs #1


İlk maçlar birbirine çok yakın skorlarla bitti, 1-8 hariç tüm eşleşmelerin sonuçları kesin değil, her takım birbirini eleyebilir. Karşıyaka gibi bir renk var, Türk Telekom-Galatasaray gibi Avrupa kupalarına yakışır bir eşleşme var.. Güzel bir lig oldu Tbl, playofflar da harika olsun..


Beşiktaş Cola Turka: 85 Banvit: 81 (2-0)

1-0 başlayan tek seri buydu ve Beşiktaş ilk maçı alarak seriyi 2-0'a getirdi. Sezonun en iyi ekiplerindne olan Beşiktaş Banvit'e bu seriyi vermez, hatta bir maç bile vermez.. 3-0 bitecek gibi, şu oyuncuların alacakları adam gibi ödense şampiyonluğun en önemli favorisi de Beşiktaş..

Efes Pilsen: 73 Pınar Karşıyaka: 79 (0-1)

Karşıyaka favori.. İlginç ama öyle, ligin ikincisi Efes saha avantajını daha ilk maçta kaybetti.. Zaten Efes'in yabancıları sezon sonunda gönderileceklerini biliyorlar ve ruhsuz bir oyun oynuyorlar, Penn-Hutson ve Gregory sezon bitse de gitsek havasındalar.. Efes Pilsen'i böyle karaktersiz bir oyun oynarken izledim ya, ne desem bilmiyorum.. Karşıyaka seyicisi ve inancı ile dağıtacaktır, zaten bu seriye 1-0 önde başlamaları gerekirdi, hakem hatalarını unutmadık..

Fenerbahçe Ülker: 78 Antalya B.Ş.B: 73 (1-0)

Solomon olmadan biraz da Mrsic'in ekstralarıyla kazanmasını bildi Fenerbahçe ve 1-0 öne geçti ama Orhun Ene'nin takımı saha avantajını en iyi kullanan takımlardan, bu serinin 3-2'ye yolu var, heyecanlı olacak.. Antalya Doğan Hakyemez'e rağmen organizasyon olarak çok sevdiğim bir oluşum. Orhun Ene-Altar Turçkol ikilisini oyuncuyken de severdim, umarım elerler Fenerbahçe'yi, bu ligin böyle şeylere ihtiyacı var..

29 Nisan 2008 Salı

Quinton Robert Hosley


Basketbol ligimizin Sayı ve ribaund kralı, muhtemelen de Mvp'si ve en iyi yabancı oyuncusu.. Hepsini de hakediyor mu sorusunun cevabı tek, evet. Bu sene Karşıyaka formasıyla sergilediği performans gerçekten unutulmayan yabancı oyuncuların arasına girecek kadar iyiydi.. Özellikle bir Fenerbahçe maçı oynadı ki dillere destan..

Sezonu 23.2 s 11.8r ortalamalarla kapattı ki uzun zamandır 20 - 10 çıkartmakta zorlanıyordu bu lig..

Oyun yapısı itibarıyla pek dengeli olmayan ve Jan Jagla'nın biraz daha yetenekli ve atletik halini andıran Hosley, Karşıyaka gibi her zaman iyi ve ofansif oynayan bir takımda olmasından ötürü çok başarılı oldu.. Takımın yapısı ona uyuyordu, lige arkadaşları ile başladı ve Karşıkaya'nın muhteşem seyircisi ile coştu da coştu.. Sezon içinde defalarca adı başka takımlarla anıldı ama sezonu Ksk'da tamamlamayı başardı.. Şimdi Playoff oynayacak Efes Pilsen karşısında, genel olarak eşleşmeleri yazacağım ama eleyebilirler Efes'i.. O zaman ülkemizde pek durmaz gibi Hosley.. Sezon başında adı geçen takımlardan Tau ya da bir başka Euroleague takımına yollanabilir, Maccabi ile anlaştığı söyleniyor ayrıca Nba deneyeceğini de belirtmişti, umarım istediği olur..

3 Mart 2008 Pazartesi

Quinton Hosley


Karşıyaka her zaman yabancı oyuncu seçiminde başarılı olmuştur, şimdiye kadar getirdikleri her oyuncu mutlaka takıma önemli katkılar yapmayı başarmıştır.. Sezona başladıkları Neal- Hosley - Marshall üçlüsü de doğru tercihlerdi, sezon ortasında Neal Barcelona^nın yolunu tutarak zaten anlatmak istediklerimi tescilledi.. Hosley ise sezon başından beri dört beş farklı takıma gideceği konuşulan bir oyuncu, önce Tau Ceramica, sonra Telekom ve Galatasaray, bir dönem sonra da Fenerbahçe ile anıldı adı.. Dün de Fenerbahçe potasına 43 sayı bırakıp 19 ribaund aldı.. İnsanlık dışı bir maç oynadı.. Aslında 2.5-3.5 gibi ara mevkilerin adamı ama Karşıyaka^da mecburen 4 gibi oynuyor, eline geçirdiği topu her zaman olumlu ve dengeli kullanmasa da gününde olduğunda ligimizin en önemli skoreri, zaten lig sayı krallığında da lider durumda..
Aslında ikinci turdan seçilip Nba^a kapağı atmak istiyormuş, bu ay Slam^deki röportajında böyle diyor, yine hedefi Nba, bir yolunu bulup dönecek gibi, iş yapar mı bilinmez ama 50bin $^a oynayan bir adamın daha fazlasını hakettiği kesin.. (Aslında şunca yabancıyı yollayan Efes^in de aklına gelir kendisi kesin..)

5 Şubat 2008 Salı

Gary Neal

Hızlı hücumu üç sayıyla bitiren garip Abd^lılardandı, delirip her attığını soktuğu oluyordu ve bu seneki Karşıyaka sevdamda Hosley ile birlikte önemli bir yeri vardı. 30bin dolara gelip söylentilere göre 450 bin dolara Barcelona yolunu tuttu.. Şimdi yanılıyor olabilirim ama Ksk^nın üç yabancısı da daha önce hep aynı takımda oynamışlar, kolejde beraberlermiş ve Ksk yolunu tutmuşlar, Hosley sağa uçmadan Gary orayı görüyor ya da Gary drive ettiğinde Marshall köşedeki yerini alıyordu, güzel olan da buydu.. Basketbol oynayanlar bilir, yanında oynayan adamın kim olduğu çok önemlidir.. Yetenekli olup olmamasından bahsetmiyorum, tavrı ve duruşu, başını eğişi, topu dizinin 4.5 cm üzerinden almayı sevmesi falan önemlidir işte, Gary Neal iyi bir adam, Euroleague takımlarımıza iki maçta neredeyse 70 sayı attı ama Axa Barcelona^da işler pek iyi gitmeyebilir.. Merakla takip edeceğim kariyerini, iyi başlasa ve Ersan^ı da havaya soksa biraz hiç fena olmaz..

2 Şubat 2008 Cumartesi

Darüşşafaka:109 Pınar Karşıyaka:99



Ligde ilk yarının en büyük hayal kırıklığı yaratan takımı olan Darüşşafaka ikinci yarıda ligde kalmak için elinden geleni yapıyor. Takım olarak bir çıkış arayışı içindeler ve bu maçla belki de bu çıkışı gerçekleştirecekler. Ligin iddialı takımlarından Karşıyaka karşısında alınan bu galibiyet takımı ligde kalma konusunda cesaretlendirecektir. Umarım Darüşşafaka birinci ligde kalmayı başarabilir.

Karşıyaka iyi bir takım olmasına rağmen çok yeterli bir kadroya sahip olmadığından yorgunluk görülmesi ve bazı maçlarda böyle kayıplar vermesi çok doğal neredeyse 5 oyuncuyla tüm maçı bitiriyorlar, yedek kulübesine birkaç takviye yapılabilirse daha başarılı olabilirler.

28 Ocak 2008 Pazartesi

Asım Pars


Dünya basketbolunda topsuz alanda steps yapmayı başaran tek oyuncudur Asım Pars.. Her şeyi anladı basketbolda, zaman geçti olgunlaştı, nerede duracağını öğrendi, 40 dakika sahada kaldı savunma yaptı, azimle mücadele etti ama bir türlü steps olayını anlayamadı.. Tofaş ve Ülkerspor^da Avrupa^ya gelen en önemli pivotlarla beraber oynadı ama yine de kitaplardan öğrendi sanki bu oyunu, adım adım, yavaş yavaş.. Gerçi hala pek öğrenemedi diyenleriniz olacaktır ama ben futboldaki Servet Çetin ile bir tutuyorum kendisini, azim ve performans var, sadece adları çıkmış dokuza, indir indirebilirsen..
Not: Bu sezon Karşıyaka formasıyla belki de ligin en onurlu uzunu rolünü oynuyor, ilk defa gerçekten sevdim..

19 Ocak 2008 Cumartesi

Pınar Karşıyaka:99 Beşiktaş Cola Turka:90


Öncelikle çok güzel bir maç olduğunu söylemek istiyorum. Karşıyaka, göze hitap eden oyunu, -savunma yönüyle pek başarılı olmasa da- hücumdaki başarısıyla maçı kazanmayı bildi. Beşiktaş Cola Turka da yüksek tempolu oyuna aynı şekilde karşılık vermek isteyince bocaladı ve maç boyu rakibini hiç yakalayamadı. Karşıyaka'dan başlarsak, takım çok yüksek tempolu bir oyun oynuyor, yüksek şut yüzdesi sayesinde oyununu rakibine kabul ettiriyor. Özellikle hızlı hücumları üçlükle bitirecek kadar şutuna güven oyunculara sahip. Sean Marshall, Qutinton Hosley, Gary Neal'ın müthiş oyunları ve birbirleriyle olan uyumları sayesinde hücumda hiç zorluk çekmediler, sürekli birebirleri iyi oynayıp Beşiktaş'a eşleşme problemi yarattılar. Bu oyunculara Asım Pars ve Barış Ermiş'in de iyi oyunları eklenince maçı kazanmak kolay oldu. Karşıyaka'nın tek zorluk çektiği nokta mütevazi kadrosunda neredeyse yedek oyunculardan hiç katkı alamaması. Bu sebeple ilk beş oyuncuları maç boyu hiç dinlenmeden oynuyor, bu da maçın ilerleyen dakikalarında takımı etkiliyor. Bu problem maçın 3. ve 4. periyotunun ilk beş dakikasında yaşandı ve Beşiktaş yaklaşmasına rağmen daha sonra yaptığı basit hatalarla bir türlü yetişemedi.
Beşiktaş'ta bu sezon Ergin Ataman her çıktığı yerde şampiyon olacağız diye tekrarlıyor, ama takımına bir türlü şampiyon olabilecek bir basketbol oynatamıyor. İkinci yarının ilk haftasında Telekom'a kaybettikten sonra bu hafta da Pınar Karşıyaka mağlubiyetiyle kötü gidişi sürdürdüler. Üstelik hem Telekom'a hem de Karşıyaka'ya olası playoff eşleşmesinde 1-0 yenik başlayacaklar, bu onları playoffta çok zorlayacak. Şampiyon olmak için yeterli bir kadroya sahip olmasına rağmen Beşiktaş daha tam olarak takım savunmasını ve hücumunu oturtamadı. Ergin Ataman'ın bir an önce takımını toplaması gerekiyor, yoksa o şampiyonluk iddiaları hayalden öteye gitmeyecek.