Dün akşam Abdi İpekçi’de Tanjevic’in 2010 planlarından ilkinin çöküşüne tanık olduk. Aslında hiçbirimiz şaşırmadık. Bu takımın bu antrenörle daha ileriye gidebilmesi sadece hayaldir.
15 Ocak 2010 Cuma
2010 Hayal Kırıklığı Vol1
8 Kasım 2009 Pazar
Efes Pilsen:80 Fenerbahçe Ülker:67
İlk olarak söylemek istiyorum ki beklediğim gibi bir maç oldu. Genelde Efes Pilsen Fenerbahçe maçlarında olduğu gibi mücadele çok iyi, fakat oyun kalitesi düşüktü.
18 Ekim 2009 Pazar
Fenerbahçe Ülker:75 Kepez Belediye:67

Beko Basketbol Ligi 2009- 2010 sezonunu Kepez Belediye- Fenerbahçe Ülker maçı ile açmış bulunduk. Özellikle Avrupa Şampiyonası’nda yaşadığımız hayal kırıklığı sonrasında basketbol gündeminden biraz uzak kalmıştım. Sezon açılışıyla birlikte basketbol izlemeyi ne kadar özlediğimi anladım.
10 Mart 2009 Salı
Solomon Fener’e geri mi dönüyor?

Bugünlerde bir çok yerde konuşuluyor, Solomon’un geri dönüp dönmeyeceği. Hatta yönetimin Solomon'u geri istediği fakat Tanjevic’in transfere ihtiyaç duymadığından Solomon’u istemediği söyleniyor. (Kesin doğrudur Tanjevic Türk basketbol severin kabusu zaten.) İlerisi ne getirir bilmiyorum, ama Solomon’u tekrar Fenerbahçe’de düşünmek istiyorum. Green’in yerine takıma çok iyi oturacaktır, uyum sorunu gibi bir derdi olmayacaktır (antrenöre uyum hariç tabi). Gricek’i oyuna Green’e oranla daha fazla katabileceğini düşünüyorum, bir de rakip takımın gardına yaptığı baskıyla Fener savunmasını tekrar toplayacaktır. Bu sezon Fenerbahçe’nin o istikrarlı savunmasını yapamamasının tek sebebi Solomon’un olmamasıdır. Eğer sene başında gönderilmeseydi bu sezon Euroleague’de daha iyi sonuçlar alınacaktı orası kesin, ama şimdi dönerse de önümüzdeki sene için iyi bir hazırlık olur.
Şimdi sıra Fenerbahçe yönetiminde, o Efes maçında gördüğüm muhteşem taraftar için bir hamle yapmanız gerekiyor. Solomon'dan daha iyi bir hamle düşünülemez.
9 Mart 2009 Pazartesi
Fenerbahçe Ülker:84 Efes Pilsen:80
Dün akşam İpekçi’de oynanan maç, son yıllarda izlediğim en zevkli karşılaşmaydı. Bir Efes taraftarı olarak Fenerbahçe tribününde maçı izlemenin verdiği gerginlikten maçın en sessiz taraftarıydım sanırım; ama yine de maçtan çok fazla zevk aldım. Özellikle maçın gergin atmosferi , maçın heyecanını iki kat arttırdı.
Fenerbahçe bu maçı mutlak kazanmalıydı, eğer kazanamasaydı olası playoff eşleşmesinde 1-0 geride başlayacaktı. Efes gibi bir takıma playoffta geride başlamak pek istenecek bir durum değil. Son günlerde Fenerbahçe’nin yaşadığı -Eurolegue’den elenmesi , Türkiye Kupası’nı kaybetmesi, ligde ezeli rakibine yenilmesi gibi- olumsuzluklar bu maçın önemini daha çok arttırmıştı. Bu nedenlerden dolayı Fenerbahçe maça çok sert(gereğinden fazla sert) savunmayla başladı ve ilk dakikalarda farkı açmayı başardı. Fenerbahçe’nin yaptığı bu sert savunma özellikle Efesli oyuncuları çok gerdi ilk dakikalarda, fakat daha sonra Efes de aynı sertlikle karşılık verince denge sağlandı ve maçın heyecanı tavan yaptı. Hakemlerin genelde bu sert savunmalarda kontrolü kaybettiği gözlendi, bazen çok yumuşak hareketlere faul çalarken bazen de sert hareketleri es geçtiler. Bir türlü oynanan basketbolda dengeyi sağlayamadılar.
Sonuç olarak Efes Pilsen’i desteklememe rağmen Fenerbahçe’nin kazanmasına da çok üzülmüş değilim. Çünkü maçlar bu şekilde geçecekse en azından 7 maçlık bir final serisi izlemek isterim, o da ancak 0-0 başlarsa mümkün olur.
Rasim Başak’ın atılma pozisyonunu tekrarlar olmadığından çok net göremedim; fakat maç içinde Kerem’i ve Smith’i çıldırtmayı başarmıştı; Ender’e de vurması bardağı taşıran son damla oldu herhalde. Fakat yine de atılmasındaki en büyük suç onu sakinleştiremeyen veya gereksiz gerginliğini göremeyen kenar yönetimdedir.
5 Aralık 2008 Cuma
İki Resim Arasındaki 7 Fark


1. Biri oyuna hiç müdahale etmez, diğeri iyi giden oyuna müdahale eder.
2. Biri gençlere güvenmez, diğeri tecrübe sevmez.
3. Biri oyuncu değiştirmez, diğeri oyuncunun ısınmasına izin vermez.
4. Biri durmadan yabancı alır, diğeri değiştirmesi gerekenlerle yetinir.
5. Biri sakin sakin bakarak, diğeri sürekli bağırarak insanı deli eder.
6. Biri Haislip'in, diğeri Solomon'un gönderilmesini sağlayarak seyirci kaçırır.
7. Biri hemen başarı ister, diğeri sadece 2010'da ister.
Sonuçta ikisi de izleyiciyi kahreder.
Not: İlham kaynağı Vedat Özdemiroğlu'na teşekkürler.
16 Ekim 2008 Perşembe
Fenerbahçe Ülker:83 Ted Kolej:46

Ligin açılış maçında özellikle daha çok çekişme isterdim fakat bu sezon Telekom-Galatasaray-Efes Pilsen ve Fenerbahçe’nin birlikte oynayacakları maçlar hariç çok fazla çekişme göremeyeceğiz gibime geliyor. Özellikle bu takımlar eksikleri döndüğünde ve birlikte oynamaya daha fazla alıştığında diğer takımlarla oynayacakları maçlar formaliteye dönebilir.
Bu maç Fenerbahçe’nin bu sene neler yapabileceğini gösterebilecek bir maç olmadığından kapsamlı olarak Fenerbahçe yorumunu Tau maçı sonrası yapmak istiyorum. Bu maça baktığımızda başından sonuna ciddi oynayan bir Fenerbahçe vardı ve kalite farkını da skora yansıttı.
Ted Kolej belki sezon başı diye böyle olabilir fakat ilerisi için de hiç umut vermedi. Hücumda ve savunmada maçın hiçbir anında etkili olamadı. Tek, maçta bir taraf olduğunu hissettiğim an; Eric Hansen’in blok koyduğu zamanlardı, onun harici Fenerbahçe kendi başına oynadı. Daha önce Galatasaray’dan da kupada 39 sayı fark yiyen Ted Kolej bu sezon ligin en zayıf takımı gibi duruyor.
Skordan da anlaşıldığı gibi gerçekten maç hakkında konuşacak fazla bir şey bulamadım. Umarım BBL ileride daha çekişmeli maçlara sahne olur.
Foto:Ntvspor.net
5 Eylül 2008 Cuma
Fenerbahçe Ülker 2008/2009
Bu sene Fenerbahçe'de büyük değişiklikler oldu. Will Solomon ve İbrahim Kutluay'ın gidişi büyük bir liderlik problemi oluşturacak gibi. Özellikle Solomon takımın her şeyiydi, Tanjevic'in antrenörlük eksiklerini saha içinde kapatan, takımı oyunda tutan liderdi. Onun yokluğunda yerine alınan Green bu işi yapabilecek bir oyuncu değil. Belki daha iyi bir 'point' guard ama kesinlikle daha iyi bir lider ve skorer değil. Özellikle maç sıkıştığında kafası duran ve topu Solomon'ın ellerine bırakan Tanjevic sanırım artık Giricek'e güvenecek. Giricek bu sene Avrupa'nın en iyi transferlerinden. Onu Avrupa'da izlemeyenler tam olarak neler yapabileceğini bilmiyorlar, Giricek bu kıtanın en iyi skorerlerinden, biraz nazlıdır ama oynamak istedi mi tutulamaz. Solomon'ın skorer yanını aratmayacak oyuncu da Giricek'tir. Smith-Green ikilisinin aynı takımdan gelmeleri önemli bir avantaj, bunun dışında gçlü bir pota altı var ancak pota altında savunma yönleri hücuma göre daha yüksek. Artık bu sene Emir'den patlama bekliyorum, Emir iyi bir oyuncu ama kendine güven problemi var ve dengesiz süreler alması da oyununu etkiliyor. Kadro iyi, başarı için tek engel kurt hoca, dahi koç, çakal karlos Tanjevic.| Marques Green | G | 1.65 |
| Devin Smith | G | 1.96 |
| Mirsad Turkcan | F | 2.06 |
| Omer Onan | G | 1.94 |
| Rasim Basak | F | 2.02 |
| Semih Erden | C | 2.10 |
| Damir Mrsic | G | 1.91 |
| Gasper Vidmar | C | 2.10 |
| Hakan Demirel | G | 1.92 |
| Serhat Cetin | G | 1.97 |
| Oguz Savas | C | 2.13 |
| Omer Asik | C | 2.11 |
| Emir Preldzic | F | 2.06 |
| Gordan Giricek | F | 1.99 |
29 Ağustos 2008 Cuma
Gordan Giricek
5 Ağustos 2008 Salı
Kinsey Cavs'de
İki-üç gün ortada yoktum yine karışmış piyasa.. Solomon'un Toronto yolunu tutmasından sonra geçen sezon iyi bir performans gösteren Kinsey de Nba'e döndü. Cleveland ile anlaşmış, ancak sanırım Fenerbahçe bunu planlıyordu ki Devin Smith'e de imza attırdılar.. Kinsey'i severdim, blogun ilk postuydu..
13 Temmuz 2008 Pazar
Devin Smith Olmadı..
Başlıktan bile emin değilim aslında. Green ile Smith'in Fenerbahçe ile anlaştığı her yerde söyleniyordu ancak hiçbir resmi doğrulama gelmedi. Zaten Fenerbahçe'nin bu sezon futbol ve basketbolda yönetimsel anlamda ne yaptığını anlamk mümkün değil. Futbolda Mehmet Aurelio'yu basketbolda da Will Solomon'ı basit biçimde ellerinden kaçırdılar.. Yalanlama dışında da sağlıklı açıklamaları yok.. Şimdi haberlerde Smith'in Siena ile anlaştığı ve Fenerbahçe'yle yaptığı sözleşmeyi iptal edeceği söyleniyor, hangi sözleşme derseniz bilmiyorum..
Edit: Oldu, bastı imzayı, başlık da yalan oldu..
6 Temmuz 2008 Pazar
Mrsic ile Bir Yıl Daha..
Daha önce de yazmışımdır Mrsic'i canlı izleyebilmenin, onun dönemine denk gelmenin önemini.. Bana göre ligimizin en iyi üç yabancı oyuncusundan birisidir ve Fenerbahçe'li olmayan beni bile tribünlere çekebilmektedir. Mrsic'in kariyeri hiç bitmesin istiyorum aslında, nasıl futbolda "Sergen son 10 dakikada girse yeter aslında" muhabbetleri yapıyorsak basketbolda da kolaylıkla onun adını verebiliriz.. "Mrsic 5 dakika oynasın 5 üç sayı yapsın yeter" Fenerbahçe ile bir yıl daha uzattı sözleşmesini, zaten "kaptan bu kadar hızlı gitme" demiştim kendisine, muhtemelen seneye son yılı, gidebildiğim kadar Fenerbahçe maçına gideceğim..
3 Temmuz 2008 Perşembe
Gelecek: Can Maxim Mutaf

Fenerbahçe altyapısından yetişen ve her gittiğimiz Fenerbahçe Ülker maçında benchte Tanjevic'in yanında oturan ufaklık.. 91 doğumlu ve boyu 1.93.. Guard pozisyonlarının ikisinde de oynayabiliyor ama skorer yönü daha kuvvetli.. Annesi Rus babası Türk olan Maxim Türk Milli Takımı ile oynuyor ve şu anda 18 yaş altı takımımızın en önemli skor gücü durumunda. Fiziksel olarak çok zayıf gözükse de henüz çok genç ve gelişimi iki yıl daha sürecektir.. 15-16 yaşından beri de A Takım seviyesinde idman yapması ve zaman zaman kadroda yer alması iyiye işaret.. Eğer doğru sürelerle beslenirse iyi bir guard kazanacağımız kesin..
2 Temmuz 2008 Çarşamba
Marques Green ve Devin Smith

Nasıl Efes Pilsen yıllarca "Naumoski sonrası sendromu" yaşadıysa Fenerbahçe Ülker de "Solomon sonrası sendromu" yaşayacaktır, en iyinin yeri dolmaz, bu sporun kuralıdır.. Marques Green ve Devin Smith konusunu tam olarak bilmiyorum, bazı kaynaklar kesin olarak Fenerbahçe ile anlaştklarını söylese de resmi doğrulama görmedim.. Green'i Ted formasıyla hatırlıyorum, iyi bir oyun kurucu olduğunu biliyorum ancak fiziksel olarak zayıf.. Geçen sene İtalya ligindeki performansı çok iyi olsa da Euroleague seviyesinde olup olmadığı konusunda şüphelerim var, Solomon ile beraber oynasalardı sanki ikisi de daha verimli olurdu ama bu adamdan iyi faydalanmak için İbrahim'i de geri getirmek gerekiyor sanırım.. Devin Smith hakkında ise pek bir bilgim yok, Green ile Avellino'da iyi bir sezon geçirmiş.. Aslında böyle birbirine alışmış oyuncuları almak hep olumlu sonuçlanmıştır, umarım geçen seneki iyi oyunlarını Fenerbahçe formasıyla bir üst seviyeye taşırlar..
25 Haziran 2008 Çarşamba
Jaka Klobučar
Tanjevic'in uzun zamandır Fenerbahçe Ülker'e istediği ama alamadığı oyuncu. Union Olimpija kadrosuna kattı. 4 yıllık anlaşma imzalamış, aslında ülke dışına çıkmadığı için büyük transferini yapmadı ama buradan gideceği yer Nba olacaktır. İzmir 20 yaş altı tunuvada hepimizi afallatan maçlar oynamıştı, 88 doğumlu ama 95'li gibi duruyor. Tanjevic'in eline düşmediği iyi oldu, muhtemelen Preldzic arayıp "gel oğlum yanımda oturursun" dedi de vazgeçti çocuk..
13 Haziran 2008 Cuma
Tarence Kinsey

30 Mayıs 2008 Cuma
TBL Final 2008 #2

Türk Telekom:87 Fenerbahçe Ülker:75
Türk Telekom mutlak kazanması gereken bir maçta Fenerbahçe karşısında iyi savunma yaparak galip geldi. İlk iki maçta atarak kazanmaya çalışan, oyunun temposunu sürekli hızlandıran Telekom’un bu maçta daha çok sete set oynayarak ve daha saldırgan bir savunma yaparak maçı kazandığı gördük. Bunda da en önemli faktör Tutku’nun yokluğunda Muratcan Güler’in ilk beşte başlaması ve Solomon karşısında gerçekten çok iyi durması oldu. Ercüment Sunter’in önümüzdeki maçta da Muratcan’dan vazgeçmemesi ve Tutku’yu El Amin’in yedeği olarak kullanması Telekom için daha hayırlı olacaktır.
Fenerbahçe’de bu maçta en çok direnen oyuncu Ömer Aşık oldu. Her zamanki gibi maça ilk beş başlamayan Vidmar ve Oğuz’un ardından üçüncü tercih gibi en geç oyuna giren uzun olmasına rağmen maçın Fener adına en iyi oyuncusuydu. İkinci yarı da Fener savunmasına büyük katkı yaptığı gibi hücumda da takımın en etkilisiydi. Buradan Tanjevic’e “ Neredeyse Her maç Vidmar’ı ilk beş başlatıyorsun sonra tüm herkes gibi sende ilk periyotun sonunda bu takımda Vidmar’ın olmayacağını görüp kenara alıyor ve bir daha oyuna sokmuyorsun. Bunu her maç neden tekrarlıyorsun?” diye sormak isterdim. Cevabını gerçekten çok merak ediyorum çünkü her maçın başında aynı şey oluyor. Bazen acaba bir taktik olabilir mi diye düşünüyorum.
foto:Ntvspor.net
26 Mayıs 2008 Pazartesi
TBL Final 2008 #1

Fenerbahçe Ülker:100 Türk Telekom:72
Öncelikle dün akşam oynanan maçın 30 sayıya yakın farkla bitmesi belki Telekom’a finalde olduğunu ve savunma yapmadan maç kazanamayacağını hatırlatır. Eğer hatırlamazlar ve sadece atarak kazanırız demeye devam ederlerse son iki yılda olduğu gibi 4-0’lık bir final serisiyle karşılaşabiliriz.
Maça dönersek Telekom maça hızlı hücumlarla ve pota altı oyuncularının oynadığı ikili oyunlarla başladı. Özellikle Tanjevic’in Vidmar tercihi ilk periyotta Fener savunmasını zorladı çünkü Telekom sadece Vidmar üzerinden Dudley ile neredeyse 10 sayı buldu. Daha sonra Fenerbahçe Solomon, Ömer ve White’ın muhteşem savunmasıyla rakibin önemli hücum gücü Tutku, El Amin ve Bekir üçlüsünü kitleyince, Telekom kötü hücum eden bir takıma döndü. Eğer Telekom’un hücumlarını durdurursanız bu takımı yenmeniz çok zor olmaz zaten.
Kısacası Fenerbahçe muhteşem seyircisi önünde final serisine çok iyi başladı, devamı nasıl gelecek Telekom bu maçtan sonra Fener’e nasıl karşılık verecek merak ediyorum. Bir de şunu eklemek istiyorum ki bir Galatasaray’lı olarak Fener maçlarına gittiğimde en zorlandığım anlar “ayağa kalkmayan Cimbom’lu olsun” tezahüratının yapıldığı anlar çünkü o anlarda herkes ayağa kalktığından maçı izleyebilmek için senin de kalkman gerekiyor.
14 Mayıs 2008 Çarşamba
TBL Yarı Finaller

Her zamanki gibi heyecanlı bir seri olacak, Fenerbahçe favori olsa da Efes Pilsen bu kez sürpriz yapabilecek konumda oynuyor.. Tanjevic denen bir faktörü de arkasına alan Efes'in seriye heyecan katacağını düşünüyorum, iki takım da ilk turdan beklediğimden kolay çıktılar.. Fenerbahçe pota altı Efes'e göre çok üstün durumda, güzel bir seri olsun..
Beşiktaş Cola Turka - Türk Telekom (0-1)
Ligde oynanan iki maçta da garip bir mücadele olmuştu.. Beşiktaş öne fırlamış ama disiplinli oynayarak oyunu bırakmayan Telekom rakibini yakalayıp darbeyi vurmayı başarmıştı.. Telekom - Bjk maçları hep heyecanlı oluyor, sonucu önceden tahmin edilemeyecek bir seri..
7 Mayıs 2008 Çarşamba
TBL Playoff #3

Dün akşam Efes-Antalya ve Fenerbahçe Ülker –Karşıyaka maçlarının ardı ardına aynı salonda olması beni maç gitmek için teşvik etti. Eskiden olsa tek biletle iki maça girebilirdik fakat şimdi iki maç arasındaki kısa zamanda bile salonu boşaltıyorlar.
Efes Pilsen:78 Pınar Karşıyaka:56
Efes Pilsen mutlak kazanması gereken bir maçta 3 periyot çok istikrarlı bir basketbol oynayarak farklı bir galibiyet aldı ve biraz olsun kendine geldiğini gösterdi. Efes maça çok iyi başlamasa da ikinci periyotta oyunun kontrolünü aldı ve maçı bir daha bırakmadı. Efes iyi bir maç çıkarmasına rağmen hala taraftarını rahatlatmış durumda değil çünkü sene başından beri her maç faklı bir oyun oynuyorlar. Geçen gün yenildiği Karşıyaka karşısında ikinci maçta ezici bir oyun ortaya koydular fakat kimse üçüncü maçı garanti göremiyor çünkü ne yapacakları hiçbir zaman belli olmuyor. Aynı durum Karşıyaka için de geçerli onlarda istikrarlı değiller fakat onların istikrarsızlığı yedek kulübesinin yetersizliğinden kaynaklanıyor, Asım Pars, Hosley ve Marshall’ın faul problemine girmesi durumunda alternatifleri yok. Bu maçta da Marshall’ın faul problemine girmesi onları kötü etkiledi. Dediğim gibi üçüncü maçın ne olacağını kestirmek şimdiden mümkün değil fakat bu serinin 5 maça uzaması çok zor gözükmüyor.
Fenerbahçe Ülker:81 Antalya BŞB:76
İlk olarak bu eşleşmeyi ve Solomon’un ilk iki maç oynamayacağını duyduğumda Antalya’nın mutlak iki maçtan birini kazanacağını düşünüyordum. Çünkü Solomon olmayınca, Mrsic’in de 40 dakika oynayamayacağından Fenerbahçe’nin maçın bazı bölümlerini oyun kurucusuz oynayacağını ve ligimizin gelmiş geçmiş en iyi oyun kurucusu olan Antalya BŞB antrenörü Orhun Ene’nin bunu da çok değerlendireceğini düşünmüştüm. Bu maçta Fenerbahçe maçın başından sonuna kadar gardsız oynadı fakat Antalya’nın tam saha baskılarına çok iyi hazırlanmışlardı, baskı anlarında topu çok iyi paslaşarak ve sahaya çok iyi dağılarak oyunu kontrol ettiler. Kısacası maça çok iyi hazırlanmışlardı ve pota altında da rakip uzunlara iyi bir savunma uygulayarak maçı kazanmayı bildiler. Bir ara Antalya’nın Nedim ile yakaladığı seri olmasa maç daha farklı bitebilirdi. Antalya’nın artık bu seriyi buradan çevirmesi çok zor belki evinde bir maç kazanabilir. Ama yine de onların bu yıl gösterdiği mücadele gerçekten büyük bir başarı gelecek yıllarda çok daha iyi işler yapacaklarına eminim.
