9 Mart 2009 Pazartesi

Fenerbahçe Ülker:84 Efes Pilsen:80


Dün akşam İpekçi’de oynanan maç, son yıllarda izlediğim en zevkli karşılaşmaydı. Bir Efes taraftarı olarak Fenerbahçe tribününde maçı izlemenin verdiği gerginlikten maçın en sessiz taraftarıydım sanırım; ama yine de maçtan çok fazla zevk aldım. Özellikle maçın gergin atmosferi , maçın heyecanını iki kat arttırdı.

Fenerbahçe bu maçı mutlak kazanmalıydı, eğer kazanamasaydı olası playoff eşleşmesinde 1-0 geride başlayacaktı. Efes gibi bir takıma playoffta geride başlamak pek istenecek bir durum değil. Son günlerde Fenerbahçe’nin yaşadığı -Eurolegue’den elenmesi , Türkiye Kupası’nı kaybetmesi, ligde ezeli rakibine yenilmesi gibi- olumsuzluklar bu maçın önemini daha çok arttırmıştı. Bu nedenlerden dolayı Fenerbahçe maça çok sert(gereğinden fazla sert) savunmayla başladı ve ilk dakikalarda farkı açmayı başardı. Fenerbahçe’nin yaptığı bu sert savunma özellikle Efesli oyuncuları çok gerdi ilk dakikalarda, fakat daha sonra Efes de aynı sertlikle karşılık verince denge sağlandı ve maçın heyecanı tavan yaptı. Hakemlerin genelde bu sert savunmalarda kontrolü kaybettiği gözlendi, bazen çok yumuşak hareketlere faul çalarken bazen de sert hareketleri es geçtiler. Bir türlü oynanan basketbolda dengeyi sağlayamadılar.

Sonuç olarak Efes Pilsen’i desteklememe rağmen Fenerbahçe’nin kazanmasına da çok üzülmüş değilim. Çünkü maçlar bu şekilde geçecekse en azından 7 maçlık bir final serisi izlemek isterim, o da ancak 0-0 başlarsa mümkün olur.

Rasim Başak’ın atılma pozisyonunu tekrarlar olmadığından çok net göremedim; fakat maç içinde Kerem’i ve Smith’i çıldırtmayı başarmıştı; Ender’e de vurması bardağı taşıran son damla oldu herhalde. Fakat yine de atılmasındaki en büyük suç onu sakinleştiremeyen veya gereksiz gerginliğini göremeyen kenar yönetimdedir.

4 yorum:

hayalmeyal dedi ki...

öncelikle burada uzun bir aradan sonra yeni bir yazı görmek çok güzel :)
benim de son zamanlarda izlediğim en heyecanlı, keyifli basketbol maçıydı. maçta sertlik vardı hep; ama rasim başak'ın yaptıklarını anlamak mümkün değil. her zaman heyecanlı ve hırslı bir oyuncu, ama takımı öndeyken ve kendisi de iyi oynuyorken bu kadar agresif hareketlere hiç gerek yokru. diskalifiye kararı fazlaymış gibi görünse de sanırım rasim'in o noktaya kadar yaptıkları hakemleri böyle bir karara itti. dediğineyse kesinlikle katılıyorum, neden tanjeviç kenara alıp oyuncusuyla konuşmadı, kimse neden sakin ol biraz noluyor demedi, ben de anlamıyorum.

Burak dedi ki...

Rasim'in şuursuz olduğu konusunda herkes hemfikir sanırım. Maçı izleyemedim, izleyemediğime de yanıyorum. Ama yazı görmek konusunda ben de aynı düşünceyi paylaşıyorum. Hatta Nba bahisleri konusunda da yazılar yazabiliriz, daha tutturamadım, akşam bir daha deneriz :)

aykut dedi ki...

Bir dahaki sefere efesliler.org pankartının arkasına bekleriz seni:)

T. Egemen Gul dedi ki...

hadi bu bi baslangic olsun tekrardan yazmaya..