Joventut Badalona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Joventut Badalona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Temmuz 2008 Cumartesi

Lubos Barton

Topun gözükmediği yerlerde Avrupa'nın en iyi oyuncularındandır bu adam.. Savunma yapar, takımı toplar, rakibi oyuna küstürür.. Geçen seneki harika Joventut takımının en önemli isimlerinden birisiydi, geçtiğimiz hafta Axa Barcelona'ya imza attı.. Çok büyük yıldız gibi gözükmese de çok önemli bir adam Barton, Barca'nın bu sene yaptığı en iyi transferlerden..

13 Nisan 2008 Pazar

Rudy Fernandez


Henüz resmi olarak açıklanmasa da büyük ihtimalle ve bana göre 2008 Uleb Cup Final Eight Mvp’si.. Zaten kariyeri de hep bu ödülle dolacak gibi, çok iyi başladı ve mükemmele doğru gidiyor.. Aile boyu basketbolcu Fernandez’ler, kız kardeşi Marta da WNBA’de Los Angales Sparks forması giyiyor..

Murat Murathanoğlu’nun maç anlatırken söylediğine göre Portland Trail Blazers’ın sahibi İspanya’ya kadar gelerek Fernandez’i Portland’a gelmesi konusunda ikna etmeye çalışmış.. 2007 draftında Suns tarafından seçilip hakları Blazers’a devredilmişti.. Kendisinin yerinde olsam Nba’in en garip takımlarından olan, adeta oyuncu öğütme makinesi gibi çalışan Portland Jail Blazers’ta oynamayı bir dakika bile düşünmezdim, sanırım o da - en azından şimdilik- düşünmüyor.. Avrupa Basketbolu’nun son dönemde yetiştirdiği en önemli guardlardan birisi Fernandez.. Top elindeyken oyun kurabilen, oyunu hazırlayan bir oyuncunun yanında da skorer olabilen sağlam bir 1-2 numara.. Kendi şutunu yaratabilmesi ve genç takımdan beri önemli maçlarda sorumluluk almaktan kaçınmaması olumlu özellikleri, İspanyol olmasından dolayı genetik olarak kendini yere atma ve oyunun pis noktalarında da var olma özelliği hoşuma gitmiyor bir tek.. Geçtiğimiz yıl Avrupa’nın en iyi genç oyuncusu seçilmişti, bu sene bu ödülü Rubio aldı, Joventut altyapıda çok iyi çalışıyor..

Badalona ile olan kontratını 2010/2011 yılna kadar uzatmıştı ve Nba’de oynamayı düşünmediğini belirtmişti ancak büyük ihtimalle bu kararını değiştirecek ve iki sezon içinde de Nba’de forma giyecektir.. Bu sezon Uleb Cup’ı kazandıktan sonra seneye katılmayı garantiledikleri Euroleague’de bir sezon oynamasını isterim.. Özellikle Rubio-Ribas ikilisi de tecrübe kazandıkça güzel bir takım oluyor Badalona, bir iki takviye ile seneye Euroleague’de yukarıları hedefleyeceklerdir, özellikle temsilcilerimizden birisiyle aynı gruba düşerlerse İstanbul’da çıplak gözle izlemeyi de isterim açıkçası..

Takip edilesi bir kariyer görüyorum Fernandez’de, böyle oyuncuların tüm kariyerini izleyebilmek bir basketbol sever olarak en sevdiğim şey.. Nba ya da Euroleague fark etmez, oynadığı oyunu takip edeceğim..

Akasvayu Girona:54 DKV Joventut:79


Doğal olarak zayıf olanı yani Girona'yı destekliyordum, ayrıca bu desteğimde Joventut'un takımlarımızı yenerek burada olmasının da etkisi var.. Girona oldukça defansif bir takım, savunmada bilinçli ve sağlam oynuyorlar, pek sert olmasa da düzenli savunmaları var.. Savunma guardları olan Sada'dan başlıyor ve pota altında takımın en irisi olan Gasol ile tamamlanıyor.. Maçın başında varını yoğunu oynadı takım.. Altı-yedi kişilik rotasyonları ile üç günde üçüncü maçını oynayan ve kendisinden daha güçlü bir rakibe karşı direnmeye çalışan takımın varlık göstergesiydi bu periyot. Nitekim Rudy Fernandez'in oyuna girişi ve ikinci periyotta Moiso'nun pota altındaki çabalarıyla beraber Joventut maçın kontrolünü eline geçirdi.. İlk yarıda aslında daha farklı bir skor olabilirdi ancak Jagla'nın sorumsuz üçlük denemeleri, Rubio ve Ribas'ın yüzdesiz oyunu Girona'nın devreyi çift haneli farklarla yenik kapamasını önledi..

Üçüncü periyoda Joventut muhteşem girdi, üç sayılık isabetler ve Fernandez'in coşup coşturmasıyla farkı 15 sayıya çıkarttı ve maçı kopardı.. Hücum ribaundlarındaki istekleri ve Barton'un adeta bir süper kahramanmış gibi her şeyi yerinde yapması işleri kolaylaştırdı.. Bu bölümde Badalona çok iyi savunma yapıyor gibi gözükse de aslında Girona'nın yorgunluğuydu hücum yapmalarını engelleyen.. Kısa dönemde biten Final Eight gibi turnuvalarda fazla sayıda oyuncuyu rotasyona sokan takımlar sonu daha diri oynuyorlar, Girona zayıf kadrosuyla elinden geleni yaptı.. Özellikle guardları Sada son derece defansif bir oyuncu ve skor yönünden takımına çok fazla katkısı yok, Avrupa Basketbolu'nun eskilerinden McDonald da artık 30 dakikanın üzerini kaldıramadığından skor opsiyonları sınırlı oluyor, Gasol ve onun paslarıyla Radenovic bir şeyler yapmaya çalışıyor ama Joventut gibi bir takıma karşı yeterli değil.. Kısaca maç ilk çeyreğin sonunda bitti, üçüncü periyotta şampiyon kesinleşti..

Son çeyreğe 21 sayı farkla girdi Joventut, Fernandez olmadan başladılar ancak disiplinden kopmadılar yine de 2.5 dakika skor yapamayınca Rudy oyuna girdi ve takım bir anda değişti.. Fernandez'in sahadaki varlığı takımı olumlu etkiliyor, gününde olmayan oyuncular şutları sokuyor, Moiso pota altında aslan kesiliyor, gerçekten çok ilginç.. Maç 15 üzerinde farkla devam etti ve bitti, Joventut birçoğumuzun beklediği gibi kupayı müzesine götürdü..

Şampiyon Joventut bu sezon tek yenilgisini Ankara deplasmanında Telekom'dan aldı, böyle olunca da Torino'da Türk Telekom da olsa ne güzel olurdu diye düşünmeden edemiyorum.. Özellikle Michael Wright'lı bir Telekom şuradan kupayla ayrılabilirdi..

Güzel bir turnuva oldu, genel olarak bir Uleb Cup sezonunu da yazacağım, ayrıca şu finalde izlediği oyuncular için de yazmak istediklerim var.. Şimdilik Reneses ve Joventut'u kutluyorum, ellerinden geldiğince mücadele eden Girona'lı oyuncuları da tebrik ediyorum..

12 Nisan 2008 Cumartesi

DKV Joventut: 90 Galatasaray Cafe Crown: 83


Beklediğim gibi geçti maç, Joventut kolayca öne fırladı, Galatasaray kovaladı ancak pek gününde değildi ve yetişemedi.. Hakemler de takdir haklarını İspanyolların lehine kullandılar ancak Murat Murathanoğlu ve Yiğiter Uluğ biraz fazla abarttılar, bariz steps olan pozisyonları bile "onlara çalmadı az önce" falan diyerek anlatmaları hoşuma gitmedi, hata hatayla kapatılmamalı sonuçta, hakemliğin kuralı bu.. Hakemler kötüydü ancak yine de maçı kazanabilecek noktaya geldiğimizde elimizden bir şey almadılar.. (Bu sene de hep kötü hakemlere denk geldik Avrupa kupalarında)

Joventut iyi bir takım ancak yenilmeyecek ve Uleb Cup'a 4-5 gömlek üstün gelen takımlardan değil, bu maçı da kaybedebilirlerdi.. Ön alanda Fernandez ve Rubio gerçekten muhteşem bir ikili, pota altında Moiso, Sonseca ve Jagla ile sağlam duruyorlar, Barton-Ribas ile iç dış bağlantısını iyi sağlıyorlar.. Kadro olarak Galatasaray'a göre çok daha iyiler ve bugün istedikleri zaman farkı 10 sayının üzerine çekerek rahat bir galibiyet aldılar..

Galatasaray cephesinde işler pek iyi gitmedi, özellikle iki oyun kurucumuz Cüneyt ve Brown çok kötü maç çıkarttılar, pota altı da fiziksel dezavantaj yüzünden çok fazla skor üretemedi ve maç yüksek skorlu ilerleyince Hite dışında sayı atacak adam bulamayan takım geriye düştü, Johnsen iyi bir savunmacı elinden geleni yaptı ama yetmedi..

Uzun zamandır Nisan görmüyordu Galatasaray Avrupa'da, güzel bir turnuva geçirdiler, Beşiktaş'ı elemeleri de büyük başarı, şimdi üçüncü olup seneye şansı yine Uleb Cup'ta deneyebilirler.. Yapılması gerekenler var tabi ki, lig şampiyonluğu yolunda savaşacaklar ancak önümüzdeki sezon için takımı biraz uzatmaları gerekiyor, üst düzey basketbol için çok kısa bir takıma sahipler.. Fatih hiç oynatılmadığı için Hüseyin hariç beş numara denebilecek oyuncu yok, o da artık sakatlıklardan ötürü çok yavaşlamış durumda.. Cüneyt ve Brown da gözden geçirilmeli, Avrupa'lı bir point guard bulunabilir, Cüneyt çok sorumsuzca bir turnuva oynadı, iyi bir konuşma yapmak gerekir..

Şimdi önümüzde bir üçüncülük maçı kaldı, eğer Hite'ın sakatlığı yarın sahaya çıkmasına engel olursa Girona ya da Dinamo kolay yener gibi bizi, umarım kazanırız..

3 Nisan 2008 Perşembe

Ricky Rubio

Turkbasket’in haberine göre Joventud Badalona Nba’e gitmesi halinde Rubio’dan 6 milyon euro bonservis bedeli istemiş. 2009 draftına girmesi beklenen Rubio ise kulübünden anlayış bekliyormuş. Öncelikle Joventud’un bu tutumunda haklı olduğunu düşünüyorum. Avrupa takımlarının yetiştirdikleri genç ve yetenekli oyuncuları karşılığında neredeyse hiçbir şey almadan, bir de bu oyunculardan pek yararlanamadan Nba’a kaptırması haksızlık. Eğer Nba takımları bu oyuncuları istiyorlarsa bedelini ödemek zorundalar, artık onların da bonservis ödemeye başlaması gerekiyor.

10 Ocak 2008 Perşembe

Türk Telekom: 96 Joventut Badalona: 94

Bu hafta Uleb Cup’ın en önemli mücadelesiydi. Öncelikle maçtan önce hiç umudum yoktu. İlk maçta yediğimiz farkın ardından Michael Wright’in yokluğunda Telekom’un maçlarda genellikle pek varlık gösterememesi Badalona’nın da Uleb Cup’ın en önemli takımlarından biri olması Telekom’un bu maçı kaybedeceğini düşünmeme sebep olmuştu. Maç da tam beklediğim gibi başladı oyun Badalona’nın kontrolünde geçiyor oyun kurucularımız El Âmin ve Tutku ilk yarı hiç varlık gösteremiyordu. Rakibin zayıf pota altı savunmasından yararlanarak Dudley ile Bekir’in ilk yarıdaki yüzdeli oyunuyla farkın açılmasına engel olduk. Maçın ikinci yarısında rakibin genç oyun kurucusu Ricky Rubio’nun faul problemine girmesi ve ilk yarı sıfır sayı atan El Amin’nin ikinci yarı attığı 33 sayı ile maçı kazandık, bu haftayı inanılmaz bir galibiyetle kapadık ve gruptaki liderlik şansımızı devam ettirdik.

Maçı kazanmış olmanın zevki hariç bu maçın mücadelesi pek zevk vermedi. Çünkü iki takımın da savunması skordan anlaşılacağı gibi çok kötüydü. Bana göre oynayan iki takım da Uleb Cup’ın favorilerinden olmasına rağmen ikisi de bu düzeyde basketbol oynamıyor. Özellikle Telekom’un pota altı, rakiplerine göre çok kısa kalıyor ve ribaundlar konusunda ciddi bir problem yaratıyor. Eğer bu kupa kazanılmak isteniyor ve TBL’de şampiyonluk hedefleniyorsa pota altı uzun ve güçlü bir beş numarayla takviye edilmeli. Badalona'da Rudy Fernandez’in dönmesiyle belki toparlanabilir ligdeki ve kupadaki sıkıntılı günlerini geride bırakabilir.

Bu maçta bir parantez de Ricky Rubio’ya açmak istiyorum. 17 yaşında böyle önemli bir takımın en önemli oyuncularından biri. Takımı müthiş yönetiyor ve gerçekten çok iyi olan şutu ile de skorer bir oyun oynuyor. Kendine güveni ve soğukkanlı basketboluyla gerçekten onu izlemek çok zevkliydi. Maçta bana en çok zevk veren şey de onun oyunu oldu. Bir de El Amin’nin ikinci yarıdaki muhteşem performansı.