Beşiktaş Cola Turka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beşiktaş Cola Turka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Temmuz 2008 Cuma

Jovo Stanojevic Kartal Oldu

Beşiktaş Cola Turka durdu durdu şimdi de üst üste bombalar patlatıyor.. Prokom'un pivotu Jovo Stanojevic Beşiktaş ile anlaştı, takımın iki günde üçüncü yabancı transferi.. Pek muhteşem istatistiklere sahip olmasa da sürkeli oynayan bir oyuncu ve tecrübesi faydalı olacaktır.. Beşiktaş ve Galatasaray cephesinden haber verdikçe mutlu oluyorum, güzel transferler bunlar..

Mario Austin

Turkbasket'in haberine göre Beşiktaş'la anlaşmak üzereymiş.. Geçtiğimiz sene Benetton forması giyiyordu ama Oktay Mahmudi bu sene için "kadroda olmasa daha iyi olur" demiş ve Austin de Beşiktaş'a basmış imzayı.. 2.06 boyunda, power forward oynuyor, Chatman'dan sonra hızlı biçimde ikinci transferi de yaptı Beşiktaş, şu günlerde diğer yabancıların da netleşmesini bekliyorum.. (Fotoda soldaki uzun Austin..)

17 Temmuz 2008 Perşembe

Mire Chatman Beşiktaş'ta

Ntvspor haberi geçti.. Beşiktaş Triumph'ın guardı ile anlaşmış.. Kendisi hakkında en ufak bir fikrim bile yok, tek bildiğim ayrıldığı takıma yerine Kerem Tunçeri'yi transfer ettikleri.. Amerikalı guardları genelde sevmesem de izledikten sonra ayrıntılı yorum yapacağım.. Bilen varsa yorum butonu aşağıda..

14 Temmuz 2008 Pazartesi

Marcus Brown Beşiktaş Yolunda!

Olmayacak duaya amin denmez sanırım.. Bu iş baştan yaş, 34 yaşında bir oyuncu Brown, sözleşmesi de devam ediyor Kaunas ile ve ciddi anlamda maliyeti yüksek.. 34 yaşındaki bir oyuncu için bu bedellerin altına girmek hiç mantıklı bir iş olmaz, ama söz konusu Beşiktaş olunca insan bir "acaba" diyor.. Sonuçta genç oyuncu da alsalar ellerinden bedavaya gidiyor.. Ayuso'yu getirseler daha faydalı olur..

10 Temmuz 2008 Perşembe

Sandro Nicevic

Milliyet'in haberine göre bedelsiz olarak Benetton'a gitmiş.. Beşiktaş'ın yönetim acizliği zaten gözle görülebilir seviyede, Efes Pilsen'in tekliflerini reddedip dışarıya bedava oyuncu bırakmak konusunda ihtisas yaptılar.. Nicevic gibi bir oyuncuyu kaçırmalarını aklım almasa da,  Shumpert konusunda yapıcı davransınlar istiyorum.. Bayan basketbolcular da haciz getirmiş..

9 Temmuz 2008 Çarşamba

Hakan Demir


Beşiktaş çok heyecanlı bir camia, imzayı basan o heyecana kapılıp coşkun açıklamalarda bulunuyor.. Hakan Demir dün Beşiktaş Cola Turka'nın başına geçti ve hemen imza töreni ardından yaptığı açıklama; "Her kupada şampiyonluk istiyoruz"
"Bir soluklan" dediğinizi duyar gibiyim, acaba Ergin'i de bu kadar konuşmaya iten Beşiktaş'ın yapısı mıydı diye de merak ediyorum.. Resim Ntvspor'dan, dünkü imza töreni.. İki kişi arasındaki yedi farkı bulana da tebrikler benden..

7 Temmuz 2008 Pazartesi

Matteo Boniciolli Olmadı..

Beşiktaş tarihinin en basiretsiz yönetimine sahip, bu futbolda ve basketbolda yapılan binlerce yanlışın en önemli sebebi.. Geçen sene yıllar sonra basketbolda söz sahibi oldular, ligi lider bitirip Uleb kupasında çeyrek final oynadılar ama devamını sağlayacak yapıya sahip olmadıklarından bu başarıların hepsi harcandı gitti. Önce sezon içinde Kaya Peker ile maddi sorunlar yaşadılar, sezon sonunda da Ergin Ataman, Ufuk Sarıca ve en önemli oyuncularını bir bir kaptırdılar.. Şimdi bir aydır antrenör arıyorlar, Matteo Boniciolli gibi harika bir isimle anlaşma noktasına kadar gelip ücret sorunları nedeniyle onu da kaçırdılar.. Rakipleri yavaş yavaş transferlerini bile bitirirken Beşiktaş henüz gemiye kaptan bulamadı, mürettebat zaten açıkta.. Allah Beşiktaş camiasına gönül verenlere sabır versin..

Not: Bir heyecan bulup Erman Kunter'e yönelseler bari..

2 Temmuz 2008 Çarşamba

Matteo Boniciolli

Her ne kadar Akdeniz insanı olarak büyük bir ortak noktaya sahip olsak da İtalyanlar pek uğramazlar ülkemize. Türk Basketbol dünyasından hatırladığım İtalyan oyuncu ya da koç yoktur, futbolda da bir Federico Giunti'yi bilirim.. Beşiktaş Cola Turka büyük ihtimalle Air Avellino'nun antrenörü Boniciolli ile anlaşmış, umarım Giunti beraberliğindeki gibi dillere destan olur.. Gerçi kendisi Hikmet Karaman ile Sinan Engin birleşimi gibi duruyor ama Avellino'ya bir kupa hediyesi var, ben yine de Erman Kunter atağı beklerdim açıkçası..

14 Mayıs 2008 Çarşamba

TBL Yarı Finaller


Efes Pilsen - Fenerbahçe Ülker (0-1)

Her zamanki gibi heyecanlı bir seri olacak, Fenerbahçe favori olsa da Efes Pilsen bu kez sürpriz yapabilecek konumda oynuyor.. Tanjevic denen bir faktörü de arkasına alan Efes'in seriye heyecan katacağını düşünüyorum, iki takım da ilk turdan beklediğimden kolay çıktılar.. Fenerbahçe pota altı Efes'e göre çok üstün durumda, güzel bir seri olsun..

Beşiktaş Cola Turka - Türk Telekom (0-1)

Ligde oynanan iki maçta da garip bir mücadele olmuştu.. Beşiktaş öne fırlamış ama disiplinli oynayarak oyunu bırakmayan Telekom rakibini yakalayıp darbeyi vurmayı başarmıştı.. Telekom - Bjk maçları hep heyecanlı oluyor, sonucu önceden tahmin edilemeyecek bir seri..

9 Mayıs 2008 Cuma

TBL Playoffs #5


Banvit:90 Beşiktaş Cola Turka:89

Dün akşam oynanan ve uzun zamandır izlediğim en heyecanlı maçlardan biriydi. Banvit seriyi uzatmak için bütün gücüyle oynadı. Özellikle Crispin ve Adeleke maçı kazandıran faktörlerdir. Beşiktaş ise bence 4. periyotun sonunda 3 sayı öndeyken sürekli faul yaparak hata yaptı, biraz savunmalarına güvenebilirlerdi. Daha sonra fark iki sayıya düştüğünde yine faul yaptılar ve son topu kullanamadılar kısacası maçın uzatmaya gitmesine sebep olan Ergin Ataman’ın hatlarıydı. Umarım Banvit bir maç daha alır ve bu seri biraz daha uzar. Crispin’in son saniyede attığı şut inanılmazdı bunu da belirtmek istedim.

5 Mayıs 2008 Pazartesi

TBL Playoffs #1


İlk maçlar birbirine çok yakın skorlarla bitti, 1-8 hariç tüm eşleşmelerin sonuçları kesin değil, her takım birbirini eleyebilir. Karşıyaka gibi bir renk var, Türk Telekom-Galatasaray gibi Avrupa kupalarına yakışır bir eşleşme var.. Güzel bir lig oldu Tbl, playofflar da harika olsun..


Beşiktaş Cola Turka: 85 Banvit: 81 (2-0)

1-0 başlayan tek seri buydu ve Beşiktaş ilk maçı alarak seriyi 2-0'a getirdi. Sezonun en iyi ekiplerindne olan Beşiktaş Banvit'e bu seriyi vermez, hatta bir maç bile vermez.. 3-0 bitecek gibi, şu oyuncuların alacakları adam gibi ödense şampiyonluğun en önemli favorisi de Beşiktaş..

Efes Pilsen: 73 Pınar Karşıyaka: 79 (0-1)

Karşıyaka favori.. İlginç ama öyle, ligin ikincisi Efes saha avantajını daha ilk maçta kaybetti.. Zaten Efes'in yabancıları sezon sonunda gönderileceklerini biliyorlar ve ruhsuz bir oyun oynuyorlar, Penn-Hutson ve Gregory sezon bitse de gitsek havasındalar.. Efes Pilsen'i böyle karaktersiz bir oyun oynarken izledim ya, ne desem bilmiyorum.. Karşıyaka seyicisi ve inancı ile dağıtacaktır, zaten bu seriye 1-0 önde başlamaları gerekirdi, hakem hatalarını unutmadık..

Fenerbahçe Ülker: 78 Antalya B.Ş.B: 73 (1-0)

Solomon olmadan biraz da Mrsic'in ekstralarıyla kazanmasını bildi Fenerbahçe ve 1-0 öne geçti ama Orhun Ene'nin takımı saha avantajını en iyi kullanan takımlardan, bu serinin 3-2'ye yolu var, heyecanlı olacak.. Antalya Doğan Hakyemez'e rağmen organizasyon olarak çok sevdiğim bir oluşum. Orhun Ene-Altar Turçkol ikilisini oyuncuyken de severdim, umarım elerler Fenerbahçe'yi, bu ligin böyle şeylere ihtiyacı var..

13 Nisan 2008 Pazar

Uleb Cup 2008


Öncelikle Final Eight başlamadan önce yaptığımız anketin sonuçlarını açıklayayım ve okurlarımızın şampiyonu doğru belirlediklerini belirteyim, ancak 77 kişinin oy kullandığı bu ankette Girona'ya hiç oy çıkmaması da ilginç;

Dinamo Moskova 9 (11%)
Akasvayu Girona 0 (0%)
DKV Joventut 31 (40%)
Beşiktaş Cola Turka 19 (24%)
Galatasaray Cafe Crown 14 (18%)
PGE Turow 0 (0%)
Unics Kazan 3 (3%)
Pamesa Valencia 1 (1%)

Bu sezon üç takımla başladığımız ve üç takımımızın da gruptan çıkması ile önemli heyecanlar yaşadığımız bir turnuva oldu Uleb Cup.. Hatta Galatasaray Cafe Crown ve Başiktaş Cola Turka ile son sekize kalmamız ve Torino'daki çeyrek finalde bu takımların birbiri ile oynamaları basketbolumuz adına güzeldi.. Sezonun başından beri Ergin Ataman sayesinde Beşiktaş Cola Turka da büyük favorilerden biri olarak görünse de aslında Dinamo Moskova ve Joventut'un en büyük favoriler olduğu biliniyordu.. Zaten beklendiği gibi Joventut kupayı kazandı ve Uleb cup boyunca sadece bir kez kaybettiler, o da Ankara deplasmanında Türk Telekom karşısındaydı.. Dinamo Moskova sürpriz biçimde Girona'ya yarı finalde kaybedip bizleri daha heyecanlı bir final izleme şansından mahrum etti, finali Katalan derbisi yaptı..

Genel olarak başarılı olduğumuz ve ligimizin kalitesini yansıttığımız güzel bir sezon geçirdik Uleb Cup'ta, belki Türk Telekom sakatlıklarla boğuşup oyun karakterini değiştirmek zorunda olmasaydı onları da son sekizde görebilir hatta bir final bile çıkartabilirdik.. Aldığımız en iyi derece Galatasaray Cafe Crown'ın dördüncülüğü oldu, bir madalya kazanamasak da gelecek sezonlar için ümitlenmemizi sağladı..

10 Nisan 2008 Perşembe

Galatasaray Cafe Crown: 61 Beşiktaş Cola Turka: 60


Basketbolda uzun süre önde olduğunuz maçlarda rakibe üstünlüğü kabul ettirdiğiniz ve çizgiyi çektiğiniz bir yer vardır. Bu çizgi genellikle çift haneli skorlarla önde olduğunuz ve birkaç dengeli hücumla aradaki farkı 20 üzerine çıkarttığınız zamanda çizilir, rakip takım oyundan düşer, siz de artık süre bulamayan oyuncularınıza şans verirsiniz..

İnanılması güç olsa da Galatasaray bugün bu çizgiyi birkaç kez çekebilirdi ve çok daha farklı bir skorla salondan ayrılabilirdi, ancak maçı kopartamayan ve bir türlü darbeyi vuramayan Galatasaray, sezon başından beri izlediğim en kötü Beşiktaş'a maçı hediye ediyordu. Şans son saniyede döndü ve maç boyu berbat oynayan Cüneyt Erden maçı kazandırdı..

Beşiktaş için Ergin Ataman iddialı demeçlerle basını şampiyonluğa hazırlayacağına keşke oyuncularını şu maça daha iyi hazırlasaydı diye düşünüyorum, Dee Brown'u Sinan ile kilitleme fikrinden maç boyu vazgeçmeyen ve Robert Hite şu düşük skorlu maçta 21 sayı gibi bir rakama ulaşırken izleyen bir Ergin söz konusu, yine de eline büyük şanslar geldi ancak son saniyede şut kullanamamaları bile büyük bir konsantrasyon sorunu.. Ben olsam Torino'dan otobüsle dönerim ve bu yolculukta uzunca bir süre düşünürüm, bu mantıkla Tbl şampiyonluğu da yalan olur..

Galatasaray ve Murat Özyer en doğru olanı baştan yapmıştı, önlerindeki maçları geçmeden kupada finale çıkmalarının imkansız olduğunu biliyorlardı ve bu maça konsantre başladılar.. Maç içinde bir ara resmen sahayı terk ettiler, düzensiz hücumlar ve bana göre top kaybı sayılabilecek saçma üç sayılarla rakibi oyuna ortak ettiler, son anda şanslarıyla kazanmayı bildiler.. Ancak torino hakkındaki spor haberlerinde Beşiktaş yönetimi ve neredeyse tüm oyuncuları ayrı ayrı "kupayı alacağız" açıklamaları yaparken Galatasaray cephesinden ses çıkmaması sanırım o son saniyede dönen maçın sonucunda mutlu etti beni, umarım kupayı alırlar..

Pek iyi bir basketbol izleyemedik, tahminlerimiz gibi düşük skorlu oldu ancak finali oynadıkları düzeye yakışır cinstendi, heyecanlandık.. Galatasaray'a kupa yolunda başarılar, Beşiktaş'a dönüş yolculuğunda iyi yolculuklar..

Not: Cüneyt çok şanslı adam, günü kurtardı.
Not 2: Blogdaki birçok resim gibi bu da Ntvspor kaynaklı.(Teşekkürler)

Beşiktaş Cola Turka-Galatasaray Cafe Crown Maç Öncesi


Bu akşam Uleb Cup sekizli finalde karşı karşıya gelecekler. Kazanan kim olursa olsun Türk basketbolu için güzel bir gün olacak ama yinede gönlüm Galatasaray’dan yana. Maç öncesinde iki takımın antrenörü basın açıklamaları yaptı. Her zamanki gibi Ergin Ataman iddialı, Murat Özyer temkinli konuştu. Murat Özyer’in temkinli konuşmasında iki önemli oyuncusu Tufan ve Hüseyin’in sakat olması neden olmuş olabilir çünkü Hüseyin Beşok’un yokluğunda özellikle pota altında hücum yönünde sorun yaşıyorlar, Fatih solak belki savunmada pota altını kapamada Hüseyin’i aratmasa da hücumda etkisiz kalıyor. Galatasaray geçen hafta ligde Türk Telekom karşısında farklı mağlup oldu o maçta oynadığı basketbol pek umut vermedi ama yinede bu maçın havası bir başka olur.
Beşiktaş’ta geçen hafta ligi mağlubiyet ile kapadı, Fenerbahçe Ülker karşısında iyi mücadele etmelerine rağmen rakibin durdurulamayan üçlük atışları yüzünden maçı kaybetti. Kısacası Galatasaray’a göre daha iyi bir görüntü sergiledi. Ben dâhil birçok insana göre bu maçın favorisi Beşiktaş ama maç içinde ne olur kim daha iyi konsantre olmuş bilmek imkansız o yüzden tam olarak bir şey söyleyemeyiz.
Bence iki takımda bu maçta savunmaya çok önem vererek çıkacaklar bu sebeple maçın düşük sayılarda geçmesini bekliyorum.
Edit: Hüseyin Beşok bugün oynayabilecekmiş fakat sakatlıktan sonra nasıl bir performans sergileyeceği meçhul.

6 Nisan 2008 Pazar

Ergin Ataman


Basketbol tarihinde birçok antrenörü çeşitli sebeplerden ötürü sevmemişimdir, kimisi yeteneksizdir inatla basketbolun içinde yer alır, kimisi yeteneklidir ancak cesur değildir, kimisinin de ne olduğu belli değildir, her hafta farklı bir gariplik yapar.. Ergin her hafta bunlardan birisine benzediğinden ayrı bir sevmem, Efes Pilsen döneminden tutun da Ülkerspor dönemine, oradan Avrupa maceralarına ve Beşiktaş'a kadar hiçbir takımda sevemedim kendisini..Karşıyaka ve Siena ile kazandığı başarılardan sonra gerçekten yetenekli olduğunu düşündüm bir aralar, Beşiktaş'a geldiğinde de başarılı olacağını tahmin ediyordum ancak bu kadar popüler olacağını düşünmüyordum..

Şimdi düşünüyorum da Ergin Ataman'ı sevmememin nedeni bu yapay kendine güveni, yani birisi çıkıp bağırsa gözleri yaşaracak olan çocuğun yüksek sesi var açıklamalarında.. Her konuda iddialı, hep bağırıyor, katıldıkları her turnuvada şampiyon olacaklarını söylüyor, bunları yaparken de artık otomatiğe bağladı, hiç çekinmiyor, rahat rahat açıklıyor.. Daha önünde Galatasaray varken "Finalde Dinamo'yu yener, kupayı alırız" diyor, sezon başında henüz lig başlamadan "Şampiyon biziz" diyor, kısaca her mecrada atıp tutuyor, işler biraz yolunda gidince de iyice havaya giriyor..

Beşiktaş gibi hakemlerle çok oynayan bir camiada yer alması sayesinde hakemler hakkında da rahat rahat konuşuyor, federasyona, Efes Pilsen'e, sana bana ona buna geriliyor, bağırıp çağırıyor, garip adam, gergin adam.. Futboldaki Bülent Uygun gibi bu sene, tutarsız..Takım ne yapacak bilmiyorum, ligi almaları da zor gibi, çünkü maçların sonuna doğru düşen bir takım Beşiktaş ve PlayOff'lar bu düşüşleri kaldırmayabilir.. Bir de tüm zamanların en iyi sezonlarından birisini yaşıyoruz, son sıradan playoff vizesi alan takım bile lideri eleyebilir, işler kızışacak..

Ergin hoca olaya bir renk katıyor kesinlikle, başarılı olduğu konusunda da böyle düşünenlere hak verebilirim ancak İsmet Badem'in hep istediği "basketbolun televole çocukları" içinde yer almasından ötürü sevemeyeceğim kendisini.. Haislip ve kadına şiddet olayları da var ki detaylarını bilmediğim için hiç girmiyorum bile..

Fenerbahçe Ülker:75 Beşiktaş Cola Turka:68


Öncelikle Ntv insanlarına bir iki sözüm olacak, maçları yayınlıyorsunuz ve sayenizde izleyebiliyoruz ancak istatistik olmadan basketbol maçı izlemek körlemesine uçmak gibi, kıvrandık maç boyu o kaç sayı attı, bu kaçıncı üç sayı falan diye.. Biraz daha istatistik olayına önem verin, bana excel tablosuyla maç izlettirmeyin!

Maç hakkında diyebileceklerim sınırlı, yine olağanüstü günlerden birisiydi Fenerbahçe için, her attıkları girdi ve şuursuz basketbol diye bir ekol oluşturmaya doğru kocaman bir adım daha attılar.. Beşiktaş biraz daha dengeli ve görünürde basketbola benzeyen oyun oynasa da Shumpert dışında hücumda pek etkili olamadı ve Fenerbahçe'nin dış oyuncularını savunmakta zorluk çekti.. Kinsey ülkemizde geldiğinden beri en iyi oyununu oynadı, Solomon iyi başladı ve iyi devam etti, Mrsic oyuna girer girmez havaya girdi ve takımın hücumda ritmini bulmasını sağladı..

Tanjevic yine coştu coşturdu, oyuna Vidmar - Preldzic ile başladı, çıkarttıktan sonra bir daha oyuna sokmadı, hatta biz bu oyuncuların kontratlarında "ilk beş oynayacak" gibi bir madde olup olmadığını bile merak ettik.. Maçın başında Vidmar - Semih ikilisine büyük üstünlük kuran Nicevic - Kaya pota altı Ömer Aşık'ın oyuna girmesiyle beraber potaya yaklaşamaz oldu ve uzun süre sayı atamadılar, arada Ömer yaptığı bloklarla ikisini de basketboldan soğuttu, oyun iyice dışarıya yöneldi, dışarıdan da Fenerbahçe deyim yerindeyse "Allah ne verdiyse" soktu..

Maç başında dinleyemedim ama Gergin Ataman kesin demiştir "yeneriz, dağıtırız" falan diye, bir Galatasaray taraftarı olarak Fenerbahçe takımını seviyorum, kişisel olarak çok sevdiğim Ömer- Mrsic gibi adamlar var, Tanjevic'e rağmen kazandıklarına üzülemiyorum! Güzel bir pazar maçı oldu, keyifle izledik..

21 Mart 2008 Cuma

Uleb Cup: Final 8

Uleb Cup'ta gruplar ve ardından gelen elemeler neticesinde son sekiz takım belirlendi, bu sene "Final 8" düzenlenecek ve tüm maçlar İtalya^nın Torino şehrinde oynanacak. Buna göre 10-13 Nisan 2008 tarihinde düzenlenecek Uleb Cup Final 8 takımları ve eşleşmeler şöyle;


Dinamo Moskova - PGE Turow
Akasvayu Girona - Unics Kazan
DKV Joventut - Pamesa Valencia
Beşiktaş Cola Turka - Galatasaray Cafe Crown


Murat Özyer^den bir açıklama duymadım. Zaten adam 25 sayı farkla kazandıkları maçın rövanşı için bile maç bitiminde "temkinli olmalıyız" açıklaması yapıyor, pek beklemiyorum ileriye yönelik tahminlerini. Ergin Ataman ise yine uçuyor, finalde Moskova^yı geçerek kupayı almak istiyoruz diyor.. Öncelikle Galatasaray maçı olduğunu hatırlatmalı birileri, her ne kadar şu form grafiği Beşiktaş^ı favori göstermemizi sağlasa da gününde bir Galatasaray da her zaman tehlikelidir.. Moskova^yı hiç seyretmedim bu sezon ama Rusların para aklama makinesi olarak sağa sola manyak gibi teklifler yaptıklarını biliyorum, geçmişleri de sağlam, kağıt üzerinde bir numaralı favori gibiler.. Joventut, Telekom maçlarında izlediğim bir takım, iki takımımızla aşağı yukarı aynı seviyede, yenilmeyecek takım değil kesinlikle.. Neyse artık önümüzdeki maçlara bakıyoruz, güzel bir Final 8 olsun, basketboldan keyif alıp kupayı da alıp gelelim..

Brian Chase


Beşiktaş Cola Turka’nın yeni transferi. İstikrarsız oynayan Dalmau ve yetenekleri sınırlı olan Mehmet Yağmur’un yarattığı oyun kurucu problemini gidermek için transfer edildi. NBDL istatistiklerine bakarsak skorer bir gard. Beşiktaş aradığını bulabilecek mi bu oyuncuda merak ediyorum, bu dönemde Avrupa dışından gelen bir yabancının takıma ne kadar katkı sağlayacağı kestirmek pek kolay olmuyor özellikle bu eğer 6. yabancıysa. Umarım Beşiktaş’ta iyi giden dengeyi bozmaz.

Üç Büyükler Tarih Yazıyor!


Basketbolumuz Avrupa kupalarında en olgun sezonlarından birisini geçiriyor, üç takımımız iki farklı kupada çeyrek finale yükseldi, hatta Beşiktaş ile Galatasaray eşleştiklerinden bu sene bir ilk dört garanti durumda.. Efes Pilsen^in tekil başarılarından sonra böylesine üç farklı takımla başarılı olmak güzel oldu, gerçi bir dönem Efes - Tofaş ikilisi de Euroleague ve Koraç kupasından aynı gün elenerek bir kara gün yaşatmışlardı ama yine de başarılıydılar..
Şimdi her yerde "üç büyükler tarih yazıyor" manşetlerini görüyorum, aklımın almadığı bazı şeyler oluyor.. Bu üç büyük gerçekten de basketbolumuz için üç büyük müdür? Bir dönemler fırtına gibi esen Galatasaray çoktan tarih olmuş, basketbolu takip ettiğim 90 ortalarından beri de hiçbir başarıya ulaşamamış.. Aynı şekilde Beşiktaş küme düşmüş daha sonra durumu kurtarmıştır, yine 90 ortalarından beri başarısı yoktur.. Fenerbahçe bu ikiliden biraz sıyrılıp hep yukarılarda oynasa da yine 91'den beri şampiyonluk yüzü görememişti, peki bu takımların kaderi nasıl değişti? Fenerbahçe şampiyon oldu, diğer takımlar da destana ortak oldular.. Ülkerspor^un basketboldan çekilmesi ve ligi sponsorluklarla desteklemesi ile ancak bu takımlar başarılı olabildiler, şimdi bunda bir hata yok, sponsorluk olayını da destekliyorum ama bu durum bu üç takımı büyük olarak görmemi engelliyor maalesef.. Yıllarca futbolda bir futbolcuya harcadıklarının onda birini basketbola yıllık bütçe olarak ayırmakta zorlanan ve "sponsorluk" diye inleyen bu takımlar yine futbolda 150 milyon euro^nun üzerindeki borçlarına rağmen isimlerinin başına ya da sonuna sponsor adları koymazken basketbola yaptıkları üvey evlat muamelesi ile laf söyledikleri müessese klüpleri gibi oldular.. Arkalarına Ülker^i alan başarıya koşuyor, ama tarihi üç büyükler mi yazıyor yoksa Ülker mi bilemiyorum, Ülker^in yazdığı tarihi önemser miyim şu saatten sonra onu da bilmiyorum.. Basketbolu bırakıp giden ve kar amaçlı gören her türlü organizasyona kızgınım, kızmaya devam ediyorum.. Basketbolu sponsorluklarla destekledikleri düşüncesini de "reklam bedelini karşılıyordur dört takım" diyerek aklımda bir hizaya sokabiliyorum..
Şu sıralar kırmızı ışıklarla haşır neşir olan iktidarımız da eğer alkollü içeceklerle ilgili yasayı çıkartırsa Efes Pilsen de devrilecek, nerdeyse "Ülker Bizim Lig" adıyla oynanacak basketbol.. (eleştirilerin maddi olan kısımlarından Fenerbahçe^yi çıkartabiliriz, bir Galatasaray^lı olan beni bile tribünlere çeken basketbol tarihimizin en güzel takımlarından birini kurmuşlardı, ne yazık ki başında Halil Üner vardı..)


Not: Resim ntvspor.net'ten alınmıştır.

2 Mart 2008 Pazar

Beşiktaş Cola Turca: 72 Efes Pilsen:64


Öncelikle söyleyeceğim Efes Pilsen’in üç yabancısının gitmesi bu maçı kaybetmelerine rağmen Efes’e yaramış gibi gözüküyor ya da ilerleyen zamanlarda daha çok yarayacak. Zaten sezon boyu hiçbir etki yapmayan Woods, Wright ikilisinin yanında Efes Pilsen’in en skorer oyuncusu gibi gözükmesine rağmen bence Efes hücumlarını monoton hale getiren (topun Drew’e verilmesi ve kalan oyuncuları onu izlemesi) Drew Nikolas’ın gitmesi takıma ilerleyen zamanlarda yaralı olacaktır. Şimdi bile hücumda daha paylaşımlı ve iyi bir duruş sergiliyorlar, kısacası Efes daha bir takım görüntüsü çiziyor. Nisan ayına kadar transfer yapabilecek olan Efes’in bu takım görüntüsünü bozmayacak birkaç oyuncu alması ve Barış Hersek’i oyuna daha çok dahil etmesiyle hem playofflar hem de önümüzdeki sezon için güzel bir başlangıç yapmış olurlar. Yine de bu yabancıların gönderilmesiyle Efes bu sezon başarısız olsa bile bu Efes’in büyüklüğüne gölge düşürmez eğer o oyuncuları takımda tutsaydılar o zaman sorun var demekti.

Bu maça dönecek olursak Beşiktaş sahasında seyircisi önünde iyi bir oyun ortaya koydu. Özellikle Nicevic ve Kaya pota altında çok etkiliydi. Kaya’nın Efes maçlarındaki motivasyonu muhteşem oluyor, karşısında kim savunma yaparsa yapsın onu tutamıyor. Bu Efes ‘e bir mesaj mı anlamadım. Nicevic ise şu anda Beko Basketbol Liginde oynayan en iyi pivot, şut tehdidinin yanında bir pivot’un yapması gereken ribaunt ve bloklarda da etkili olması izlerken yeterince zevk almamızı sağlıyor. Maçın gizli kahramanlarında biri de Sinan Güler, ne kadar bu maçta şutlarda pek etkili olamasa da çaldığı toplar ve savunmasıyla çok önemli katkı yaptı takımına.

Beşiktaş bu maçı kazanarak ligde liderlik koltuğunda tek başına kaldı ve şampiyonluk yarışındaki en önemli rakibine karşı playofflarda 1–0 avantaj yakaladı. Bir de eğer ligi lider bitirirlerse playofflarda Beşiktaş için büyük bir avantaj olan saha avantajını ele geçirmiş olacaklar bu da şampiyonluk yarışında onlara büyük katkı sağlayacaktır.