20 Haziran 2009 Cumartesi

Igor Rakocevic

Rakocevic'in adı bile heyecanlanmama yetti. Efes Pilsen'in yeni transferi olduğu söyleniyor. Bugün birçok sitede ve blogda kesinleştiği yazıyor ama hala Efes Pilsen'den resmi açıklama gelmedi. Eğer gerçekten bu iş bittiyse şampiyon artık gözünü Euroleague'e dikmiş anlamına geliyor.
İstatistiklerine buradan ulaşabilirsiniz.
Edit: Resmi açıklama da geldi artık rahatlayabilirim. Uzun zamandan beri hiçbir transfer beni bu kadar sevindirmemişti.

17 Haziran 2009 Çarşamba

Şampiyon EFES PİLSEN

Hak Eden Kazandı

12 Haziran 2009 Cuma

Saha Avantajı Fenerbahçe Ülker'e Geçti


Fenerbahçe Ülker:68 Efes Pilsen:77

Kolaylıkla ilginç bir seri olduğunu söyleyebiliriz. Şu ana kadar oynanan 4 maçı da deplasman takımları kazandı. Bu sebeple Türk Basketbolu'nda saha avantajı kavramının pek de önemli olmadığını anlamış olduk. Genelde taraftar desteği ile daha iyi oynayan bir takım olmasına rağmen Fenerbahçe Ülker, basketboldan pek anlamayan taraftarının rakip takım üzerinde kuramadığı baskı yüzünden bu sefer avantaj sağlayamadı. Seri 2-2'ye geldi, şimdi Ayhan Şahenk'e gidiyoruz. Artık; Fenerbahçe nasıl olsa Efes'i yener imajı yok oldu. Fenerbahçe'nin kazanmak için ekstra gayret sarf etmesi gerekiyor. Efes'in ise -kazandıkları psikolojik avantajı kaybetmemeleri için- dikkatli olup rehavetten uzak durması gerekiyor.

Maça gelecek olursak ilk defa maçın başından sonuna üstün götüren takım maçı kazandı. Fenerbahçe Ülker hep dengeyi sağlamaya yanaşsa da bir türlü Efes'i yakalayamadı. Gerektiği yerlerde Efes üçlükleri de sokunca maçı kazanmayı bildi.
Efes ilk iki maçta çok düşük yüzde ile üçlük attı, fakat tüm serinin böyle geçmeyeceğini Tanjevic'in tahmin etmesi lazımdı. Smith'i tutma görevini iyi yapmış olsalar da artık Efes'in tek skor opsiyonun o olmadığını da görmeleri gerekiyordu. Geçen yıllarda Drew Nicolas'ı kitleyince Efes'i yeniyordun, fakat Smith olmasa bile artık Efes her mevkiden sayı bulabiliyor. Bu maçta Charles Smith, hücum performansı olarak yine iyi olmamasına reğmen oyunun fazlaca içindeydi. Shumpert yine Efes adına maçın en önemli ismiydi. Sinan Güler ise ikinci yarıda belirli bir süre oyuna girerek Efes oyununa bir heyecan getirdi. Fenerbahçe Ülker'de Mrsic yine adına yakışır bir oyun oynadı. Solomon nispeten daha iyi bir günüdeydi. İlk iki maçta çok önemli işler yapan Ömer Onan, bugün 10 sayı atmasına reğmen pek gözüme çarpmadı. Mirsad Türkcan ise üçlüklerinde isabet sağlayamayarak bu sefer hayal kırıklığı yarattı. Bir de Vidmar maça kötü başlamamıştı, sonra neden şans verilmedi anlamıyorum.

Maçın hakemlerini ben de beğenmedim. Özellikle her müdahaleye faul çalmaları oyunun izlenebilirliğini düşürdü. Maçın toplamında 49 faul çalmışlar, dakikada 1 faulden bile yukarı bir ortalama. Fakat bu konuda da dengeli olduklarını düşünüyorum. Aynı ilk maçta olduğu gibi iki takıma da gereksiz gerekli bir sürü faul çaldılar ya da çalmadılar. Fakat ilk maçtan sonra Ergin Ataman'ın maç sonu konuşmalarında özellikle Tanjevic'i örnek alması gerektiğini söylemiştim, ama bu maçtan sonra Tanjevic'i örnek alması gereken iki kişi daha çıktı: Mahmut Uslu ve Nedim Karakaş.

10 Haziran 2009 Çarşamba

BBL Final Serisi #6


Fenerbahçe Ülker:91 Efes Pilsen:98

Dün resmi olarak Efes Pilsen Fenerbahçe Ülker üzerindeki şansızlığını kırdı. İlk iki maçın sonunu kötü oynayarak kaybeden Efes dün son dakikalarda kendine geldi ve maçı kazanmasını bildi.

Maça genel olarak baktığımızda yine iki takımda aynı kısırlıkta başladı. Fenerbahçe Ülker'in Efes'e göre daha iyi şut atması ve hücum ribaundlarından ikinci şansları bulmaları maçın genelinde önde gitmelerini sağladı.İkinci yarı da gidaşat biraz daha Fener'e döndü. Özelikle son periyotta farkın 10 sayı üzerine çıktığında Efes'in kazanacağını pek düşünen yoktu. Çünkü ilk iki maçta maçın sonunu iyi oynayan Fenerbahçe Ülker'di. Ancak bu maçta özellikle fark açıldıktan Fenerbahçe oyunu bir an önce bitirelim endişesiyle oyunu yavaşlatmak yerine gereksiz üçlükler kullandılar, genelde böyle üçlükleri sokan bir takım olmalarına rağmen bu şutlarda isabet bulamayıp kendi pota altında ilk yarının aksine hücum ribaundları vermeye başlayınca maçı kaybeden taraf oldu. Tanjevic maç sonunda kendi hatası olduğunu söylemiş fakat daha çok Solomon'un yanlış insiyatif alması gibi duruyordu. bir guard'ın o durumda daha sakin hamleler yapmış olması gerekiyordu.

Efes Pilsen'de Thornton, Sinan ,Shumpert ve Kasun maçın en iyi oyuncularıydı. Shumpert Efes'in kötü oynadığı dakikalarda ayakta kalmasını sağladı. Thronton ve Sinan son periyottaki geri dönüşün mimarlarıydılar. Kasun ise maç boyu pota altında rakip uzunlara karşı iyi durdu. Sinan'ın ilk yarı unutulması Ergin'in ayıbıydı. İlk iki maçtan sonra hala Charles Smith ile oynamasına şaşıyorum.

Fenerbahçe Ülker adına maçın öne çıkan oyuncusu Mirsad Türkcan'dı. Maçı kazanmak için elinden gelen her şeyi yaptı. Damir Mrsic de yine savunması ve hücumda soktuğu kritik şutlarla iyi bir maç çıkardı. Fakat ilk iki maçın kahramanı Ömer Onan'ın maçın ikinci yarısında unutulması bence büyük hataydı. Solomon ise maçın sonlarında kötü bir oyun sergiledi.

Efes Pilsen seriye geri döndü ve bir inanç tazelenmesi yaşadı bu maçta. Fenerbahçe Ülker evinde kaybetmesine rağmen avantajından pek bir şey kaybetmiş değil. Bir maç daha Abdi İpekçi'de ve bu sefer erken havaya girmeyeceklerdir.

7 Haziran 2009 Pazar

BBL Final Serisi #5

Efes Pilsen:67 Fenerbahçe Ülker:70

Maç hakkında çok bir şey konuşmaya gerek yok. Zaten Mrsic o üçlüğü attıktan sonra epey sessiz kaldım. Sessizliği Ergin Ataman’a da tavsiye ederim. Ne de olsa maçın kaybedilmesindeki en büyük etken kendisi. Şans eseri kaybettiklerini söylemiş fakat maçın son dakikasını tekrar izlerse şans mı yoksa beceriksizlik mi olduğunu daha iyi anlayacaktır. Efes gibi bir takım , en kritik hücumunda iki kere yarı sahadan top çıkaramıyorsa bunu şansızlığa bağlamamak lazım. Genelde yapmadığım bir şeydir ama Tanjevic’i de tebrik etmek lazım.

Efes Pilsen seyirci baskısı olmadan oynadığı iki maçı da kaybetti. Serinin çevirilmesi çok kolay gözükmüyor. En azından Efes Pilsen’in yeni bir hamleye ihtiyacı var. Vujanic eğer sakat değilse bu maçlarda oynamalı. Rahatlıkla Charles Smith’in yerine denenebilir çünkü felaket bir seri geçiriyor, toparlanana kadar şampiyonluk elden gidecek. Savunmada çok fazla aksayan bir yön yok ama hücum için yeni bir şeyler üretmek zorundalar.

Fenerbahçe taraftar desteğini arkasına aldı mı daha da iyi oynayan bir takım. Bu sebeple sadece şampiyonluğu kazandık havasına girmemeleri onlar için yeterli olacaktır. Karşılarındakilerin Efes Pilsen olduğunu unutmadıkları sürece bu seriyi kaybetmeleri zor gözüküyor. Ama eğer erken havaya girmişlerse o zaman işler değişebilir. Burada da Tanjevic’e sadece motivasyonu sağlama işi düşüyor.

Abdi İpekçi’de oynanacak 3. Maçta tribünde olucam. Oyunculardan isteğim ilk iki maçta gösterdikleri mücadeleyi bu maçta da göstermeleri olacak. Fakat bu sefer kazanan Efes olursa çok daha güzel olur.



5 Haziran 2009 Cuma

BBL Final Serisi #4


Efes Pilsen:60 Fenerbahçe Ülker:68
Öncelikle seyirci konusunda pek korkulan olmadı, maçı izlemeye gelen iyi bir seyirci vardı. Efes'in seyirci kotası ve bilet fiyatları yüzünden maç boş tribün önünde oynanacak diye düşünüler pek haklı çıkmadı. En Azından Efes kendi sahasında deplasman gibi hissetmedi.

Maç tam anlamıyla beklediğim gibi başladı. İki takım da şampiyonluğu çok istediğinden kıran kırana bir oyun vardı ama iki takımın da bu kadar fazla top kaybetmesini beklemiyordum. Amatör maçlarda bile bu kadar basit hatalar yapılmıyordur. Salonda sert savunma yapmaya istekli iki takım varken hakemler de bir o kadar faul çalmaya istekli olunca maçın kaderini serbest atışlar belirledi. Faul çizgisinden 8 tane fazla isabet bulan Fenerbahçe maçı kazandı. Ergin Ataman maç sonrası hakemlere konuşmuş fakat biraz özeleştiri yapsa daha iyi olacak, hakemler basit fauller çalmış olsa da iki takıma da dengeliydiler.

Efes Pilsen de Fenerbahçe de maça sert savunma ve hücumda pota altını kullanarak başlamaya çalıştı. Fakat savunmaların sertlikleri ilerleyen dakikalarda takımları isabetsiz dış şutlara yöneltti. Fakat Fenerbahçe'de Ömer Onan maçta yüzdeli atarak diğer oyunculardan sıyrıldı ve Fenerbahçe'nin maçı kazanmasındaki en büyük etken oldu. Ömer Onan'ın bu Efes maçlarındaki hırsına hayran kalıyorum. Yine bir maç kazandırdı hem savunmasıyla hem de şutlarıyla. Efes Pilsen maçın son periyotunda özellikle bir panik havasındaydı. Ergin Ataman buna engel olamadı, Ender yerine Kerem'i bu periyotta daha fazla kullanarak belki daha organize hücumlar yapmayı başarabilirdi. Maçta Ender'in "0" asistle oynaması oyunu organize etmekte problemi olduğunu gösteriyor.

Final serisinin bu sefer zevkli geçeceği ilk maçtan belli oldu. Özellikle iki takımın yaptığı top kayıpları yüzünden amatör maçlara benzettik biraz ama yine de basketbolun en sevdiğim yönü olan mücadele tavan yapmış durumda bu sebeple benim için çok güzel maçlar bunlar. Mücadelenin yanına kalite de önümüzdeki maçlarda kendini gösterecektir, Fenerbahçe İpekçi'de Efes seyircisine ne kadar yer ayıracak bilmiyorum ama Abdi İpekçi'deki maçlarda tribünde olacağım kesin.

Nba Finals 2009 #2


L.A Lakers: 100 Orlando Magic:75


İlk başta belirtelim ki ne Lakers Cleveland'a benzer ne de Kobe Lebraam'a. Eğer Kobe 40 sayı atıyorsa o maçı kazanmak pek mümkün değildir.


Lakers bugün yaptığı savunmayla ne Dwight'ın havaya girmesine izin verdi ne de Orlando'nun kolaylıkla üçlük atmasına , bulduğu fırsatlarda da Orlando şutları sokamayınca ortaya böyle bir sonuç çıktı. Bugün yapılan en büyük hatalardan biri Jameer Nelson'ın oynamasıdır. Buraya kadar geldikten sonra finalide aynı kadroyla oynamalılardı. Orlando adına bugün salondaki en iyi oyuncu Marcin Gortat'dı. Bynum ve Gasol'un arkasında iyi durabileceğini gösterdi.


Kobe Braynt için diyecek pek bir şey yok, bu şampiyonluğu o kadar istiyor ki kaybedeceğini zannetmiyorum. Maçta önüne gelen herkesi devirdi. Van Gundy şu andan itibaren 2. maçta neler yapması gerektiğini düşünüyordur herhalde. Onu durdursa bile hücum için de yeni bir şeyler üretmesi gerekecek, Cleveland serisindeki taktikler pek işe yaramadı. Özellikle Lewis ve Hidayet'in toplamda Kobe'ye yaklaşamaması en büyük göstergesi. Hidayet'in sadece 2 asist yapması da hücumun ne kadar işlemediğini gösteriyor. Lakers rakibi iyi analiz etmiş ve buna göre çok da iyi savunma yaptılar.

Serinin ikinci maçı çok önemli Orlando kaybederse iş biter, kazanırsa seri uzar fakat Kobe'nin kaybetmesi zor görünüyor.

4 Haziran 2009 Perşembe

BBL Final Serisi #3


Final serisinin başlamasına artık saatler kaldı. İki takım da iddialı demeçler verdiler. Solomon gelmeden önce Efes Pilsen'in bu seriyi çok rahat alacağını biliyordum fakat Solomon'un gelişi ile acaba Fener yine aynı üstünlüğü sağlar mı endişesine kapıldım. Final serilerinin favorileri olur mu bilmiyorum ama Efes Pilsen'in Kerem Tunçeri geldikten sonra oynadığı düzenli basketbol ve Fener'e oranla daha yüksek olmasını beklediğim kazanma hırsı ile bu seride biraz daha ağır basıyor olacaktır. Gerçi Fener'in de Ayhan Şahenk'te olmasa bile İpekçi'deki maçlardaki taraftar desteği ekstrası olacak.

Serini kilit eşleşmesi Tabi ki Solomon-Kerem eşleşmesi olacak. Daha önce Efes Fener'e finalde kaybederken hep oyun kurucu mevkinde sorun yaşamıştı. Solomon'un rakip guarda yaptığı baskı ve bu baskıda kitlenen Amerikalı 1 numaraları yüzünden Hücumda her zaman sorun yaşıyordu. Fakat oynamak yerine oynatmayı seven ve geldiğinden beri Efes'i hücumda topu iyi paylaşan ve herkesin sayı üretebildiği bir takıma çeviren Kerem Tunçeri'nin bu durumu değiştireceğini düşünüyorum.

Savunmalarda ise iki takımda istediği zaman çok sertleşebiliyor. Fener'de Ömer Onan ve Efes'de Sinan rakip oyunculara yaptığı baskılarla ekstra katkı verebiliyor. Burada ki eşleşmeler'de serinin kaderinde etkili olacaktır. Genel anlamda düşük sayılarda maçlar geçecektir, özellikle ilk maç çok önemli olduğundan burada ki sertlik üst düzeyde olacaktır.

3 Haziran 2009 Çarşamba

BBL Final Serisi #2


Final serisi daha başlamadan gergin bir ortam oluşmak üzere. Öncelikle Efes Pilsen'in Fener seyircisine sınırlı bilet vermesi ve bu biletlerin fiyatlarını 45 ytl olarak belirtmesi Fener yönetiminden tepki aldı. Efes'in sınırlı bilet vermesi anlaşılacak bir durum fakat verdiği bu biletleri de 45 ytl yapması etik bir davranış değil. Bu Efes'in bu seriyi kazanmak için her şeyi yapacağını gösteriyor. Bir de Efes taraftarı olarak nasıl bilet bulacağımı merak ediyorum çünkü sınırlı sayıda rakibe verilen bilet harici bilet satışa çıkmayacakmış.

2 Haziran 2009 Salı

BBL Final Serisi #1

Türkiye Basketbol Liginin klasikleşmiş final serisi yeniden başlıyor. Fakat bu sefer taraflar daha eşit durumdalar ve uzun soluklu bir seri yaşayacağız gibi duruyor. İki takım da sezon başındaki en önemli eksiklerini çok yerinde transferlerle kapadılar ve bu seriye tam anlamıyla hazır geliyorlar.
Basketbol adına çok zevkli günler bizi bekliyor olacak.

Nba Finals 2009 #1

Final serisinin başlamasına iki gün kaldı. Playoff lar başladığından beri gerçekleşmesini istediğim Orlando-Lakers finali gerçekleşti. Hidayet'in varlığı ve bu serinin en önemli oyuncusu olması bizim için finalin önemini bin kat arttırdı. İnanıyorum ki Hidayet şampiyonluk yüzüğünü takacaktır.