30 Ocak 2008 Çarşamba

Mark Dickel


Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi Ntvspor’un haberine göre bir zamanlar ülkemizde Fenerbahçe ve Erdemir forması giymiş Yeni Zellandalı oyuncu Mark Dickel ile anlaşmış.

Bana göre iyi bir transfer olmuş belki Dickel eski günlerinde değil ama çok iyi bir oyuncu, Selçuk Üniversitesi eksikleri iyi analiz etmiş, Kevin Braswell gibi bir maçta 15 top kaybı yapan oyuncuyu point guard olarak oynatmak çok mantıklı bir hareket değildi, şimdi bu oyuncuyu iki numaraya çekerek daha başarılı olabilirler. Eğer Dickel Fenerbahçe’de oynarken gösterdiği performansı (19,3 sayı 4,1 rib 8,7 as) Selçuk Üniversitesi’nde yakalarsa belki takımı playoffa bile taşıyabilir.

28 Ocak 2008 Pazartesi

Asım Pars


Dünya basketbolunda topsuz alanda steps yapmayı başaran tek oyuncudur Asım Pars.. Her şeyi anladı basketbolda, zaman geçti olgunlaştı, nerede duracağını öğrendi, 40 dakika sahada kaldı savunma yaptı, azimle mücadele etti ama bir türlü steps olayını anlayamadı.. Tofaş ve Ülkerspor^da Avrupa^ya gelen en önemli pivotlarla beraber oynadı ama yine de kitaplardan öğrendi sanki bu oyunu, adım adım, yavaş yavaş.. Gerçi hala pek öğrenemedi diyenleriniz olacaktır ama ben futboldaki Servet Çetin ile bir tutuyorum kendisini, azim ve performans var, sadece adları çıkmış dokuza, indir indirebilirsen..
Not: Bu sezon Karşıyaka formasıyla belki de ligin en onurlu uzunu rolünü oynuyor, ilk defa gerçekten sevdim..

Chris Webber


Bir dönemin önemli oyuncularındandı, Hidayet^in Sacramento Kings forması giydiği dönemde izlemiştim onu en çok.. Dönüyormuş yıllar öncesindeki takımına, salı günü Golden State ile imzacağını yazıyor Espn.. Don Nelson amca dönüşünün, kişisel ilişkilerinden tutun da takımdaki oyunculara kadar her şeyiyle faydalı bir dönüş olacağına inanıyormuş.. Nelson büyük adamdır, her zaman bir bildiği vardır ama Webber fiziksel olarak ne kadar kaldırabilecek mücadeleyi bilmiyorum.. Belki Andris Biendris isimli canavarın gelişimine olumlu etkisi olur.. Gerçi bencil ve geçimsiz bir adamdır C-Webb, pek sallamaz genç oyuncu gelişimi falan ama göreceğiz ne olacak, merakla bekliyorum..

Uleb Cup'ta Rakipler Belli Oldu


Uleb cup ikinci tur kuraları çekildi, takımlarımızdan Beşiktaş Cola Turka birinci Galatasaray ve Telekom’da ikinci torbada yer aldığı kurada eşleşmeler şöyle;

Türk Telekom- Unics Kazan(Rusya)

Beşiktaş Cola Turka- Hapoel Jerusalem(İsrail)

Galatasaray-Asvel(Fransa)

Daha iyi bir kura çekebilirdik ama üç takımımız da bu turu geçebilecek güçteler yeter ki son zamanlarda oynadıkları kötü basketbolu biraz düzeltsinler, özellikle Beşiktaş ve Galatasaray bir an önce kendini toplamazsa işleri zor olabilir. Telekom’un durumu diğer iki takımımıza göre biraz daha iyi bu turda çok zorlanacağını düşünmüyorum, umarım üç takımımız da rahatlıkla ilk 16’ya kalırlar.

Eğer bu turu geçersek rakiplerimiz;

Türk Telekom: Triumph L.-Artaland Dragons galibi;

Beşiktaş Cola Turka: Benetton –Kızılyıldız galibi

Galatasaray: Calise Gran Canaria-KK Bosna galibi

İkinci turda muhtemel rakiplerimizden Triumph L, Benetton, Gran Canaria gruplarını lider bitirmişler, kolay rakip olmayacaklardır.

Hidayet Türkoğlu vs Celtics


Her şeyi geçtim, Pierce^ın Hido^ya top aldırmama çabasına hayran kaldım şu son hücumda.. Başına gelecekleri çok iyi biliyor, Hido bunu daha önce de yaptı, yine yapacak.. Adım adım büyük oyuncu oluyor, umarım All-Star da seçilir.. Şu son yaptığı ile şansını epey arttırdı, son dört maçta 26-26-23-27 sayı yaptı, havaya girdi Hido.. Doğal olarak biz de..

Staples Center


Dün akşam oynanan L.A Lakers - Cleveland Cavaliers maçında tavanı akan salon.. Bir anda Nba^in gözümdeki o ihtişamını harcadı gitti, şu uzay çağının salonuymuş gibi duran ve "ne zaman böyle salonlarımız olacak" diye sormamı sağlayan yer aslında Beşiktaş Fulya tesislerindeki Ahmet Fetgeri Spor Salonu^ndan farksızmış, Kaan^ın bile diline düştüler "Kova yok mu koskoca Staples Center^da" falan diye.. Ne desem bilmiyorum L.A için, kaybettiler zaten dün.. Takım sakatlar ordusu, salon bile sakat, umarım çabuk toparlanırlar..

25 Ocak 2008 Cuma

Beşiktaş Cola Turka: 100 Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi:95

Tbl 18. hafta mücadelesinde iki haftadır kazanmayan Beşiktaş ile altı haftadır galip gelemeyen Selçuk Üniversitesi karşı karşıya geldi. İki galibiyete aç takımın maçı epey çekişmeliydi, maça iyi başlayan taraf Beşiktaş oldu fakat yine her zamanki gibi iyi basketbolu kırk dakikaya yayamayınca rakibi oyuna ortak etti. Hatta maçı son saniyelerde Shumpert ile bulduğu üçlükle zar zor uzatmaya götürdü.

Beşiktaş iyi bir takım olmasına rağmen iyi bir basketbol oynayamıyor, oyunda tam maçı kopardı derken bir anda ilginç hatalar yaparak rakibi oyuna ortak ediyor, bu sebeple bir türlü taraftara güven vermiyor. Ergin Ataman şampiyon olacaklarını hatta üç kupayı istediklerini söylüyor fakat bu basketbolla olmayacağının herhalde o da farkındadır. Uleb Cup ikinci tur’a kadar toparlanmaları gerekiyor, ilk turdaki müthiş başarıdan sonra daha zorlu rakiplerle oynayacaklar, umarım altından kalkarlar.

Selçuk Üniversitesi’nin maçı kaybetmesindeki en büyük etken 25 top kaybı yapmasıydı, bu top kayıplarında da takımın oyun kurucusu Kevin Braswell 15 ile başı çekti. Bir takımın oyun kurucusu 15 top kaybı yapıyorsa o takımın o maçı kazanması gerçekten çok zor, böyle bir oyun kurucuyu takımda tutmaktansa Türk oyuncu Berkay Sahillioğlu'na güvenseler bence daha mantıklı olur. Takım olarak ligde kalmak için uğraşacaklar, ama yabancı oyuncuları iyi bir izlenim vermedi, fakat Umut Yenice, Berkay ve Ufuk Gürgen etkili göründüler.

TBL 18. Hafta Programı


25 Ocak 2008

18:00 Beşiktaş Cola Turka – Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi (BJK Cola Turka Akatlar Arena)
Ntvspor

26 Ocak 2008


14:00 Alpella – Galatasaray Cafe Crown (Caferağa Spor Salonu)
15:00 Oyak Renault – Türk Telekom (Bursa ATATÜRK Spor Salonu)
16:00 Casa TED Ankara Kolejliler – Darüşşafaka (TOBB Spor Salonu)
16:00 Antalya Büyükşehir Belediye – Kepez Belediye (Antalya ATATÜRK Spor Salonu)
16:00 Pınar Karşıyaka – Mersin Büyükşehir Belediye (Karşıyaka Spor Salonu)
17:00 Efes Pilsen – TTNet Beykoz (Abdi İpekçi Arena)
NTV

27 Ocak 2008


17:00 Banvit – Fenerbahçe Ülker (Banvit Kara Ali Acar Spor Salonu)
NTV
tbf.org.tr

Nba All-Star 2008: İlk Beşler Açıklandı


Dün akşam 17 şubatta yapılacak Nba All-Star 2008 için oylamalarla belirlenen ilk beşler açıklandı, buna göre doğu ve batı karmasında maça başlayacak oyuncular şöyle;

Doğu Konferansı
F – Kevin Garnett, Boston
F – LeBron James, Cleveland
C – Dwight Howard, Orlando
G – Jason Kidd, New Jersey
G – Dwyane Wade, Miami
Coach: Doc Rivers, Boston

Batı Konferansı
F – Carmelo Anthony, Denver
F – Tim Duncan, San Antonio
C – Yao Ming, Houston
G – Kobe Bryant, L.A. Lakers
G – Allen Iverson, Denver
Coach: Henüz açıklanmadı

24 Ocak 2008 Perşembe

Elimizde Bunlar Var Mutlu Olmaya Yetmez Ki


Dün gece Efes Pilsen yine yapacağını yaptı ve Abdi İpekçi’de Aris’e farklı mağlup oldu. Bu takım taraftarına bir türlü güven vermiyor. Bir hafta önce Rytas maçında ki çok iyi olmasa da gösterdiği istekli basketbolun yarısını bile sonraki Fenerbahçe ve Aris maçlarında gösterememesi takımın istikrarsızlığının kanıtı. Ligde ilk yarı bitti, Euroleague’de ilk tur bitmek üzere, ama Efes Pilsen hala takım olamadı. Altı tane Amerikalı oyuncuyla bir takım oyunu oynamak ya da takım savunması yapmak zaten imkânsız gibi, bu sebeple yabancı seçimlerinde keşke bir iki tane Avrupalı oyuncu transfer etselerdi. En azından takımın oyun kurucusu Yugoslav ekolünden gelen biri olsaydı, geçen sezon alınıp çok kısa bir sürede gönderilen Rasic bile olabilirdi. Bir de tabi ki bu Amerikalıların yanında Ender Arslan, Kerem Gönlüm, Mustafa Abi gibi hiçbir yararı olmayan oyuncuların olması Efes Pilsen’i iyice dibe sokuyor. Rakip takımın oyun kurucuları karşısında neredeyse hiç savunma yapmayan Sconnie Penn, pota altında savunma yönü çok zayıf olan Andre Hutson, rakip pota altı oyuncularına göre çok ince kalan Loren Woods, iyi bir oyuncu olduğunu düşündüğüm halde çok istikrarsız bir basketbol oynayan Kenny Gregory ve diyecek bir şey bulamadığım Rashad Wright’i eğer David Blatt istediyse; bir an önce hatasından dönmeli ve takımda radikal birkaç değişikliğe gitmeli, yoksa bu sezon Final Four ve lig şampiyonluğu hayal olacak. En azından yabancı oyuncu almak için çok geç olduğunu düşünüyorlarsa takıma birkaç yerli oyuncu takviyesi yapmalılar ve lig şampiyonluğu için kenetlenmeliler.

Eskiden oyuncu yetiştirme fabrikası olan Efes Pilsen’in son yıllarda neredeyse hiç genç oyuncu çıkartamaması takıma en büyük zarar veren şeylerden biri. David Blatt’in de bu sezon gençlere hiç şans vermemesi gözümüzden kaçmıyor. Barış Hersek yedekte beklerken takıma uzun süredir hiçbir katkı sağlamayan Mustafa Abi’nin oynaması takım için yeterince kötü.

23 Ocak 2008 Çarşamba

Uleb Cup'ta Haftanın Ardından #2

Öncelikle maçları izleyemedim, bu nedenle maçlar hakkında bir yorum yapamam, fakat üç takımımızı da tebrik etmek istiyorum. Grup maçlarında güzel başarılar elde ettiler, özellikle Beşiktaş grubundaki on maçı da kazanarak Uleb Cup’ta görülmemiş bir başarıya imza attı. Telekom ve Galatasaray da gruplarını ikinci sırada tamamladılar. Önümüzdeki turun da takımlarımız için kolay geçeceğini düşünüyorum. İyi yerlerde grupları bitirdikleri için nispeten kolay takımlarla eşleşecekler ve bu turda kayıp vermeyeceklerdir, ama ilerleyen turlarda işler daha da zorlaşacak. Burada daha üst düzey bir basketbol oynamak gerekecek, umarım bu yükün de altından kalkarlar. Finalde iki takımımızı görmek gerçekten muhteşem olur.

Maçları izleyemediğim için sadece skor ve öne çıkan bir iki istatistik verebiliyorum.

BJK Cola Turka:72 Elan Cholan:55

Kaya Peker,19sy 7 rb

Türk Telekom:92 Guilford Heat:73

Tutku Açık 20sy 5as 4rb özellikle 6/6 üçlük isabeti dikkat çekici.

Hemofarm:77 Galatasaray:84

Charles Gaines, 17sy 10rb 3blk

22 Ocak 2008 Salı

Çetin Yılmaz Görevi Bıraktı

Çetin Yılmaz Turkbasket’in haberine göre bu sezon pek başarılı olamadığı TTNet Beykoz’dan istifa etmiş. Kariyerinde 3 şampiyonluk olan Türk basketbolu için çok önemli bir antrenördür. Bana göre başarısızlığı kabullenemeyen yapısı nedeniyle istifa etmiştir, çünkü başarısızlık durumunda suçu kimsenin üzerine atmaz, kendi hatalarını kabullenir ve gerektiğinde çekip gitmesini bilir Çetin Hoca. Bu davranışı umarım birilerine örnek olur. İleride hedefleri daha büyük bir takımda kendisini görmek isterim, ligimizin onun tecrübesine ihtiyacı var.

2008 Sprite Smaç Yarışması


Nba yönetimi bu sene smaç yarışmasına katılacak oyuncuları açıkladı.. Açıklamaya göre geçtiğimiz yılın şampiyonu Gerald Green bu kez Minnesota formasıyla unvanını korumaya çalışacak.. Rakipleri ise Raptors^tan Jamario Moon, Memphis^ten Rudy Gay ve Orlando^dan Dwight Howard.. Dwight hariç isimler beni pek heyecanlandırmadı, artık bu yarışma iyice çerez niyetine yapılıyor zaten, eskisi gibi efsane smaçlar beklemiyorum.. Bu yıl bir değişiklik olarak, sms ve Nba.com üzerinden oylamaya tarihte ilk kez izleyiciler de katılacak ve kazananı belirleyecekler.. Hem oylamada o anlık heyecanla puanları kaldıran ve birbirinden etkilenen efsaneler olmayacak, hem de izleyen gerçekten bir şeylere temas etmenin keyfini yaşayacak.. Kısacası yarışmayı olmasa da oy vermeyi merakla bekliyorum..

21 Ocak 2008 Pazartesi

Avrupa Serüveni #2


22.01.2008 SALI
FIBA EUROCUP

18:00 Banvit - Ural Great
ULEB CUP
19:00 Türk Telekom - Guilford Heat(Cnn Türk)
19:00 BJK Cola Turka - Elan Chalon(Kanal 24)
20:00 Hemofarm - GS Cafe Crown

23.01.2008 ÇARŞAMBA
EUROLEAGUE

20:15 Efes Pilsen - Aris TT Bank(Sky Türk)
BAYANLAR EUROLEAGUE
21:00 ESB Metropole - Fenerbahçe

24.01.2008 PERŞEMBE
EUROLEAGUE

20:45 Panathanaikos - Fenerbahçe Ülker(Kanal 24)

Boston Celtics:109 New York Knicks:93


Nba gecesinin ilk maçıydı, tatsız tutsuz basit bir maç oldu.. Başladığı gibi bitti, Boston sürekli kontrol altında tuttu ve beklendiği gibi rahat bir galibiyet aldı.. Belki ilk maç kadar ezici olmadı ama yine de zorlanmadan galibiyete ulaştılar..

Maçı Kaan Kural - Murat Kosova ikilisi gayet iyi bir muhabbetle Nba Stüdyo tadında anlattıkları için yorumlarına ekleyebilecek çok fazla şey yok ancak takımlar hakkında bir iki sözüm olacak..
Öncelikle New York Knicks;

Yıllardır en sevmediğim takımdır Nba^de, basının basketbol oynatmaya çalıştığı, her oyuncusu ayrı bir olay olan sevimsiz bir takım Knicks.. Bu sene de Zach Randolph, Eddie Curry, Quentin Richardson ve Nate Robinson gibi şekilsiz oyuncularla kötü bir basketbol oynuyorlar.. Takımın yarısı gereğinden fazla kilolu, hareket etmekte zorlanıyorlar, isteksiz-anlamsız bir basketbol oynuyorlar.. Zach Randolph, Jamal Crawford gibi adamlar iyi istatistikler tuttursalar da oyuna katkıları istatistiklerine yaklaşamıyor bile, bugünkü maçta da bu ikili 20 sayıların üzerinde oynadılar ama rakibe yaklaştıkları noktalarda oyunda yoktular..

Boston için de kısıtlı şeyler söyleyebilirim.. Güzel bir takım kimyasına sahipler, seçtikleri yıldızlar takım oyununu iyi oynayıp, oyunun iki yönünde de mücadele ediyorlar.. Garnett zaten ligin sayılı adamlarından, Allen-Pierce ikilisi de maçı istedikleri gibi çevirebiliyorlar.. Bugün de istedikleri zaman devreye girerek maçı alıp götürdüler, Play-off^lara kadar fazla yorulmazlarsa maçta Murat Kosova^nın da belirttiği gibi doğuda Detroit-Boston serisi efsane olabilir ancak Lebron da bu sene Cavs ile araya girebilir..

Not: Murat Kosova^nın Eddie Curry^nin ribaund sorunu ile ilgili söylediği "saksı koysan daha çok düşer" yorumu geceye damgasını vurdu, çok güldük..

Trevor Ariza


La Daily News^ün haberine göre sakatlanan son Lakers oyuncusu.. Pazar sabahı antremanında sağ ayağında bir çatlak oluşmuş, sahalara ne zaman döneceği hakkında kesin bir açıklama yok henüz.. Yakın zamanda Andrew Bynum da sakatlanmıştı, Radmanovic ve Chris Mihm de sakatlar listesinden kurtulamadılar.. Los Angales Lakers için Kobe^nin eline baktıkları o tek adam dönemi geri geliyor, Kobe birkaç hafta içinde 2-3 kez 50+ görür gibi ama gayet iyi giden takımın hali ne olur bilmiyorum..

Fenerbahçe Ülker: 78 Efes Pilsen: 70


Dün akşam oynanan pota derbisinde Fenerbahçe alışıla geldiği şekilde yine Efes Pilsen^i mağlup etmeyi başardı. Mirsad Türkcan ve Semih Erden gibi iki önemli pota altı oyuncusunun yanı sıra Damir Mrsic gibi bu maçların en önemli adamı da eksikler hanesindeydi Fenerbahçe Ülker tarafında. Efes Pilsen^de ise yabancı kısıtlaması nedeniyle tahmin edildiği gibi Rashad Wright tribündeydi.

Maçın başlarında David Blatt topu pota altına indirerek hücum yapmayı düşündü ve bu bölgede kazanabilecekleri birkaç ekstra faulün maçın genelinde Fenerbahçe^yi uzun sıkıntısına sokacağını tahmin ediyordu. Ancak Fenerbahçe dış oyuncuları son yıllarda artık iyice alıştığımız şut yüzdeleriyle başladılar, Ömer ve Solomon her attığını sokmaya başlayınca fark biraz oynadı ve Drew^ü oyuna alarak dengeyi sağlamaya çalıştı Blatt.. Nicholas ilk yarıda etkili olsa da ikinci yarı ve özellikle son çeyrekte Ömer Onan^ın muhteşem savunması karşısında yine başarılı olamadı ve Efes Pilsen zaten iyi organize olamadığı bir maçı kaybetti..

Maça Fenerbahçe cephesinden baktığımızda da yine kötü bir oyun görüyoruz, son dakikalarda Solomon^un sazı eline alarak galibiyeti getirdiği standart maçlardan birisi oldu. Solomon atarsa kazanıyorlar, olur da saçmalarsa maç gidiyor. Zaten artık Tanjevic^in "basketbol oynatamama becerisi" hakkında bir şey yazmayacağım.. Bu maçta Fenerbahçe Ülker adına en çok hoşuma giden şey Ömer^lerin performansıydı, ayrıca 2010 milli takım kadrosunda düşünülen Hakan Demirel^in, Solomon^un faul problemine girdiği dönemde bile düşünülmemesi, White ve Preldzic ile oyun kurma denemeleri ciddi anlamda düşündürücü.. Belki sakatlığı vardır, bilemiyorum ama öyle umuyorum.. (Gerçi Hakan^ın iyi bir guard olmadığını düşünüyorum)

Mücadelesi her zaman zevkli olan bu seride artık basketbol adına daha güzel şeyler görmek istemek sanırım hakkımız, Efes Pilsen Ender Arslan yönetiminde oynadığı sürece bu imkansız gibi, Fenerbahçe Ülker^in başında da Bogdan varsa ancak Mrsic ve Solomon^u keyif unsuru olarak izleyebiliriz..

Nba Gecesi


Martin Luther King gününde Ntvspor ve Ntv bir basketbol şöleni sunuyor.. 21 Ocak akşamı saat 20.00^da Boston Celtics - New York Knicks maçıyla Ntvspor^da başlayacak şölen, hemen bu maçın ardından Utah Jazz - L.A Clippers 22.30 gibi yine Ntvspor ekranlarında olacak.. İki maçın ardına bir kahve molası ve 02.00 gibi bu kez Ntv ekranlarından Detroit Pistons - Orlando Magic maçı, sabahın ilk ışıklarını alacak maç ise Denver Nuggets - L.A Lakers, 05.30 gibi Ntv ekranlarında.. Çalışan-okuyan insanlar için hayali bir gece, ama sabaha işi olmayan basketbolseveler için muhteşem..

20 Ocak 2008 Pazar

Darüşşafaka


Tbl’de bu sezon çok büyük hayal kırıklığı yaşayan Daçka, Turkbasket’in haberine göre Amerikalı power forvet Marrio Boggan’ı kadrosuna katmış. Kısa zaman önce hiç sevmediğim antrenör Halil Üner’i takımın başına getirmişlerdi, bu sezon ligde kalmak istiyorlar ama bana göre Tbl’in en zayıf takımı onlar ve işleri çok zor. Erman Kunter’in hücum ağırlıklı, beş kısalı oyunu ile aklımda hep iyi bir yer etmiştir Darüşşafaka, Michael Ansley gibi çok sevdiğim yabancıların oynadığı, basketbola büyük katkıları olan bir kulüptür.. Bu yüzden ligde kalmalarını çok istiyorum.
Boggan hakkında ise pek bir şey bilmiyorum, hiç izlemedim ama fiziksel olarak fena durmuyor, Ncaa istatistikleri de hiç fena değil..

İbrahim Kutluay


Sanırım basketbol kariyerini başından başlayarak takip ettiğim ilk oyuncudur İbrahim Kutluay.. Fenerbahçe altyapısından çıktığı ilk sezon neredeyse hiç süre alamamış, ikinci sezonu da yedekte beklemiş ancak Murat Didin ile birlikte önemli bir oyuncu olmayı başarmıştı.. Takımını finale kadar getiren oyunu oynamış, finalde Ülker^e dirense de mağlubiyeti engelleyememişti.. Sonra yine üç sezon Fenerbahçe, bir sezon kiralık Efes Pilsen -ki final four oynadılar- ve Yunanistan dönemleri, Avrupa sayı krallığı ve yoncalarla gelen Avrupa şampiyonluğu.. Kısa bir Nba denemesi, tekrar Yunanistan ve Türkiye, Ülkerspor ve yuvası olan Fenerbahçe..

Türk basketbolunun Avrupa^daki en kariyerli oyuncusudur İbrahim, şu sıralar futboldaki Tümer Metin^in basketbol versiyonu olarak anılsa da Tümer^e göre piyasası daha büyük olduğundan Paok ile anlaşma sağlayıp kariyerini sürdürüyor.. Askerlik yasası gereği ya askere gitmesi ya da yurtdışında oynaması gerekiyordu, yoksa Fenerbahçe^de basketbolu bırakacağından şüphem yok.. Dün Aris potasına 25 sayı bıraktı, onsuz Fener^in hali de içler acısı (+Tanjeviç)

İsmet Badem^in her zaman istediği medyatik basketbolcu olmayı başarmıştır ibo, Demet Akalın-Demet Şener aşkları, televole programına dahil olan ilk basketbolcu olması vs.. ile hep ön planda olmuştur.. Fenerbahçe^nin hedef küçülttüğü yıllarda Efes Pilsen^de kiralık olarak oynaması bile basketbolu ve kariyerini ne kadar düşündüğünü özetleyen önemli bir olaydır, gerçi o sezon Halil Üner^in hakaretlerini bolca dinledi ama basketbolu seven herkes İbrahim^in yanındaydı.. Bodiroga ile iyi bir ikili oluşturduğu Panathinaikos^ta Avrupa şampiyonluğunu kazanması, milli takımdaki abiliği ile Harun Erdenay-Orhun Ene ikilisinin yerini doldurması Türk basketbolu ve basketbolcusu için hep önemli olmuştur..

Sözün özü, iyi adamdır İbo.. Basketbol oynarken elinden geleni yapar, forma giydiği takım için her şeyini verir, belki Harun Erdenay gibi efsane bir skorer değildir ama imkansız şutların adamıdır, taraftar adamıdır, severim..

Not: Harun yerine İbrahim geldi, İbrahim^in yerine Cenk Akyol olmaz, yeni birini bulmalı..

19 Ocak 2008 Cumartesi

All-Star 2008: Son Oylama Sonuçları


Nba.com^un gönderdiği verilere göre All-star oylamasından ulaşan son sonuçlar şöyle;

2008 NBA ALL-STAR DOĞU KONFERANSI

Forvetler: Kevin Garnett (Bos) 1,756,251; LeBron James (Clev) 1,564,974; Chris Bosh (Tor) 516,669; Paul Pierce (Bos) 411,231; Yi Jianlian (Mil) 342,669; Caron Butler (Was) 213,924; Hedo Turkoglu (Orl) 196,362; Tayshaun Prince (Det) 178,122; Andrea Bargnani (Tor) 168,287; Josh Smith (Atl) 163,384
Guardlar: Dwyane Wade (Mia) 1,179,889; Jason Kidd (NJ) 868,069; Ray Allen (Bos) 733,440; Vince Carter (NJ) 708,409; Gilbert Arenas (Was) 585,345; Chauncey Billups (Det) 402,787; Michael Redd (Mil) 247,384; Richard Hamilton (Det) 193,618; Joe Johnson (Atl) 171,500; T.J. Ford (Tor) 164,342.
Pivotlar
: Dwight Howard (Orl) 1,456,898; Shaquille O'Neal (Mia) 701,253; Rasheed Wallace (Det) 190,684; Ben Wallace (Chi) 172,147; Zydrunas Ilgauskas (Cle) 163,518; Andrew Bogut (Mil) 156,012; Jermaine O'Neal (Ind) 143,026; Emeka Okafor (Cha) 85,340; Zaza Pachulia (Atl) 66,705; Eddy Curry (NY) 64,896.

2008 NBA ALL-STAR BATI KONFERANSI

Forvetler: Tim Duncan (SA) 1,246,125; Carmelo Anthony (Den) 1,218,106; Dirk Nowitzki (Dal) 946,421; Carlos Boozer (Utah) 402,917; Shawn Marion (Pho) 345,400; Shane Battier (Hou) 341,621; Josh Howard (Dal) 324,267; Luis Scola (Hou) 309,994; Kevin Durant (Sea) 299,481; Grant Hill (Pho) 248,273.
Guardlar
: Kobe Bryant (LAL) 1,441,333; Tracy McGrady (Hou) 907,639; Allen Iverson (Den) 827,273; Steve Nash (Pho) 808,995; Manu Ginobili (SA) 418,442; Tony Parker (SA) 374,340; Chris Paul (NO) 330,902; Baron Davis (GS) 298,827; Jason Terry (Dal) 241,839; Jerry Stackhouse (Dal) 212,320.
Pivotlar
: Yao Ming (Hou) 1,255,263; Amaré Stoudemire (Pho) 685,772; Marcus Camby (Den) 265,830; Erick Dampier (Dal) 207,354; Pau Gasol (Mem) 154,741; Tyson Chandler (NO) 135,388; Mehmet Okur (Utah) 132,310; LaMarcus Aldridge (Por) 117,508; Andris Biedrins (GS) 98,460; Chris Kaman (LAC) 97,569.

Mehmet Okur^un All-Star olması imkansız gibi, Hidayet Türkoğlu da son haftalarda epey bir düşüşe geçti, forvetlerin arasındaki durumu da pek iyi değil. Bana göre Butler All-Star olmayı daha çok hakediyor. Arenas gelemeyecek, Carter ve Shaq her All-Star^da olmalı derim hep.. Dallas^tan bir tek Nowitzki gelsin istiyorum zira basketbol oynayan en iyi oyuncudur şu anda bana göre.. Ai, T-mac, Kobe, Wade, Lebron, Garnett, Paul, Duncan, Melo zaten garanti ancak bu sene Wade bence orada olmayı haketmiyor.. Bir gün kaldı oylama için, şu yukarıdaki sonuçlarda bir şey değişmez gibi..

Fenerbahçe Ülker-Efes Pilsen Maç Öncesi

17. haftada Fenerbahçe Ülker ve Efes Pilsen pazar günü saat 19.00'da Abdi İpekçi Spor Salonu'nda karşı karşıya gelecek. Bu önemli karşılaşmada gülen taraf, Galatasaray ve Beşiktaş'ın kaybettiği bu haftada çok önemli avantaj elde edecek. Öncelikle son haftalara bakıldığında maçın favorisi olarak Efes Pilsen gözüküyor. Son günlerde Fenerbahçe'nin yaşadığı sakatlık problemleri, ve sezon başından beri bir türlü istikrarlı basketbol oynayamaması formda olan Efes karşısında maçı kazanmasının çok zor olduğunu gösteriyor; fakat unutmamak gerekir ki Fenerbahçe, Efes karşısında tırmanan üçlük yüzdeleriyle rakibini son 7 maçta da yenmeyi bildi. Efes Pilsen altı yabancısından da çok iyi verim aldığı Rytas maçından sonra ülkemizdeki yabancı sınırlaması nedeniyle bir yabancısını tribünde oturtacak. Bu tercihini Blatt, pota altı oyuncularından yana kullanmayacağına göre ben, Rashad Wright'ın tribüne gönderileceğini tahmin ediyorum. Wright belki Solomon'a yapacağı yapışkan savunmayla yararlı olabilirdi. Efes Pilsen'in Fenerbahçe'yi yapacağı alan savunmasıyla durduracağını düşünüyorum, bu sezon alan savunmasına karşı bir türlü düzgün hücum edemeyen Fenerbahçe bu maçta da zorlanabilir. Maçın en önemli eşleşmesi ise yine Drew Nicolas ve Ömer Onan eşleşmesi olacak, Drew'in Ömer'in savunmasında neler yapacağı maçın kaderi açısından önemli. Umarız güzel ve heyacanlı bir maç olur, bu maçta Abdi İpekçi'yi dolu görmek de en büyük dileğimiz.

Pınar Karşıyaka:99 Beşiktaş Cola Turka:90


Öncelikle çok güzel bir maç olduğunu söylemek istiyorum. Karşıyaka, göze hitap eden oyunu, -savunma yönüyle pek başarılı olmasa da- hücumdaki başarısıyla maçı kazanmayı bildi. Beşiktaş Cola Turka da yüksek tempolu oyuna aynı şekilde karşılık vermek isteyince bocaladı ve maç boyu rakibini hiç yakalayamadı. Karşıyaka'dan başlarsak, takım çok yüksek tempolu bir oyun oynuyor, yüksek şut yüzdesi sayesinde oyununu rakibine kabul ettiriyor. Özellikle hızlı hücumları üçlükle bitirecek kadar şutuna güven oyunculara sahip. Sean Marshall, Qutinton Hosley, Gary Neal'ın müthiş oyunları ve birbirleriyle olan uyumları sayesinde hücumda hiç zorluk çekmediler, sürekli birebirleri iyi oynayıp Beşiktaş'a eşleşme problemi yarattılar. Bu oyunculara Asım Pars ve Barış Ermiş'in de iyi oyunları eklenince maçı kazanmak kolay oldu. Karşıyaka'nın tek zorluk çektiği nokta mütevazi kadrosunda neredeyse yedek oyunculardan hiç katkı alamaması. Bu sebeple ilk beş oyuncuları maç boyu hiç dinlenmeden oynuyor, bu da maçın ilerleyen dakikalarında takımı etkiliyor. Bu problem maçın 3. ve 4. periyotunun ilk beş dakikasında yaşandı ve Beşiktaş yaklaşmasına rağmen daha sonra yaptığı basit hatalarla bir türlü yetişemedi.
Beşiktaş'ta bu sezon Ergin Ataman her çıktığı yerde şampiyon olacağız diye tekrarlıyor, ama takımına bir türlü şampiyon olabilecek bir basketbol oynatamıyor. İkinci yarının ilk haftasında Telekom'a kaybettikten sonra bu hafta da Pınar Karşıyaka mağlubiyetiyle kötü gidişi sürdürdüler. Üstelik hem Telekom'a hem de Karşıyaka'ya olası playoff eşleşmesinde 1-0 yenik başlayacaklar, bu onları playoffta çok zorlayacak. Şampiyon olmak için yeterli bir kadroya sahip olmasına rağmen Beşiktaş daha tam olarak takım savunmasını ve hücumunu oturtamadı. Ergin Ataman'ın bir an önce takımını toplaması gerekiyor, yoksa o şampiyonluk iddiaları hayalden öteye gitmeyecek.

18 Ocak 2008 Cuma

Tanjevic ve 2010 Planları

Bu 2010 yılı nasıl bir yıl olacak çok merak ediyorum. Bogdan Tanjevic ülkemizde Hem Milli takımı hemde Fenerbahçe Ülker'i 2010 planlarıyla uyutmaya devam ediyor. Öncelikle milli takımdan başlayalım 2010'u düşünerek kurduğu kadrolarla turnuvalarda bir türlü başarı yakalayamayan Kerem Tunçeri, Mirsad Türkcan,Ömer Onan, Tutku Açık gibi oyuncuları Avrupa Şampiyonası'nda kadroya dahil etmemiş bunların yerine 2010'da büyük umut bağladığı Hakan Demirel, Cenk Akyol gibi sezon içinde neredeyse hiç oynamayan oyuncuları kadroya sokarak berbat bir turnuva geçirmemize neden olmuştur. Tamam Dünya şampiyonası ülkemizde oynanacak belki başarı için erken çalışmak güzeldir ama milli takımın oyuncu yetiştirme yeri olmadığını anlamaları lazım. Bir yıl boyunca iyi performans sergilemiş oyuncuları kadroya almayıp, sadece yetenekli olmadıkları halde genç oldukları için ,üzerlerine yapışmış gelecek vadeden oyuncu imajları için oyuncuları kadroya almak gerçekten saygısızlık. Yukarıda yaptığım tanıma Hakan Demirel ve Cenk Akyol tam olarak uymaktadır. Benim düşüncem 2010 milli takım için büyük hayal kırıklığı olacak ve o sezondan sonra Tanjevic'in yerine gelecek antrenörün enkazı toplaması baya bir zaman alacak. Erken müdahale etmek 2010 yılına yaklaştığımız şu günlerde takımın başına Aydın Örs veya Erman Kunter'i getirmek bizim için çok yararlı olacak.
Fenerbahçe'de de durum farklı değil. Aydın Örs'ten şampiyon bir takım devraldı Tanjevic, iyi hucum yapan ve final serisinde Efes Pilsen'i darmadağan eden bir takım Euroleague'de erken elenmelerine rağmen son maçlarda müthiş oyunlar çıkarmışlardı yani tam olarak Avrupa'yada ısınmışlardı fakat bu takım yanlış koça emanet edilince bir anda takımın bütün yapısı değişti zaten genç oyunculara sahip olan Fenerbahçe'ye genç yabancılar transfer edildi sebep olarak da yine 2010 gösterildi. Aydın Örs'ün takımını devam ettirerek en fazla bir ya da 2 takviyeyle başarı gelecekken neden bir anda günümüzü unutup geleceğe yatırım yapıldı anlam veremiyorum. Oğuz Savaş, Ömer Aşık, Semih Erden gibi oyuncuların hem milli takımda hem de kendi takımlarında Tanjevic'e emanet edilmiş olmalarına çok üzülüyorum gerçekten gelecek vadeden oyuncularında geleceğini elinden alıcak.

Real Madrid:82 Axa Barcelona:79

Euroleague'de perşembe günü oynanan ispanyol derbisinde gülen taraf Real Madrid oldu. Maçı günüde izleyemesem de kanal 24'ün tekrarını vermesi nedeniyle bugün yorumlarımı yapıyorum.Gerçekten de adına yakışır bir maç oldu. İlk periyota fırtına gibi giren Madrid 15 sayı farkla öne geçmesine rağmen Barcelona maçı bırakmadı ve maç son dakikaya kadar müthiş bir çekişmeyle devam etti. Sahada oynayan iki türk oyuncumuzunda iyi performası maçı bizim için daha zevkli bir hale getirdi. Son zamanlarda ispanyol basınından çok eleştiri alan Ersan İlyasova faul problemine girmesine rağmen çok iyi bir maç çıkardı, maçı 12sy 4rb ile tamamladı maçın sonunda Reyes ile sürtüşmesi sonucunda iki oyuncuya birden verilen sportmenlik dışı faul ile 5. faulünü alarak oyundan çıktı. Kerem Tunçeri ise 11sy 4 rb 4as performansının yanı sıra Lakovic'e yaptığı müthiş savunmayla galibiyette önemli rol oynadı. İki takımdada skor yönüyle öne çıkan fazla oyuncu yoktu, Barcelona'da 6 Real Madrid'te 5 oyuncu çift rakamlı sayılara ulaştı. Maçın görülmeye değer hareketi ise Pepe Sanchez'in muhteşem asistiydi. Pepe bu asistle ne kadar iyi bir guard olduğunu tekrar tekrar gösterdi.
Umarım iki takım da Final Four'da tekrar karşı karşıya gelir çünkü Euroleague'in izlemesi en zavkli takımları.

TBL 17. Hafta Programı


Türk Telekom-Mutlu Akü Selçuk Üniv.
19 Ocak 2008 Cumartesi 14.00 Ankara/Atatürk Spor Salonu
Antalya Bşb.-Galatasaray Cafe Crown
19 Ocak 2008 Cumartesi 15.00 Antalya/Atatürk Spor Salonu
Mersin Bşb.- Casa Ted Kolej
19 Ocak 2008 Cumartesi 15.00 İçel/Edip Burhan Spor Salonu
Pınar Karşıyaka-Beşiktaş Cola Turka
19 Ocak 2008 Cumartesi 16.00 İzmir/Karşıyaka SS
Kepez Belediye-Banvit
19 Ocak 2008 Cumartesi 17.00 Antalya/Dilek Sabancı
TTNet Beykoz-Oyak Renault
20 Ocak 2008 Pazar 18.00 İstanbul/Recep Şahin Köktürk SS
Darüşşafaka-Alpella
20 Ocak 2008 Pazar 18.00 İstanbul/Ayhan Şahenk SS
Fenerbahçe Ülker-Efes Pilsen
20 Ocak 2008 Pazar 19.00 İstanbul/Abdi İpekçi Arena
www.tbl.org.tr

Brose Basket:81 Fenerbahçe Ülker:73


Dün oynanan, kağıt üzerinde Fenerbahçe'nin rahat kazanması gereken bir maç bizim için kabus gibi sonuçlandı. Maçın tamamını izleyemediğim için çok fazla yorum yapamayacağım fakat izlediğim dakikalarda gördüğüm Fenerbahçe’nin bu sezon gösterdiği dağınık oyuna hala devam ediyor olduğuydu. Tanjevic kenardan oyuna bir türlü doğru müdahale edemiyor, her zamanki gibi bütün kritik toplar Solomon'da bitiyor, takımın bu dakikalarda oynayacağı doğru bir set yok galiba. Solomon'ın da her maçı kurtarmasını beklememek lazım. En kritik dakikalarda rakibin yüzü dönük iyi oynayan pivotu Darren Fenn oyuna girdiğinde maçı anlatan Murat Murathanoğlu ve Yiğiter Uluğ; "bu adamla Ömer Aşık'ın eşlemesi doğru değil, şutu var, Ömer'i çok zorlar hemen Rasim, Mirsat ikilisine dönmek gerek" dediler fakat kenar yönetimin bu olayı fark etmesi Fenn'in üst üste 7 sayı atmasından sonra oldu. Artık kenardan oyunu daha iyi okuyabilen bir antrenöre ihtiyacımız olduğu yeterince açık, spikerlerimiz kadar maçı görse bile yeterli.

17 Ocak 2008 Perşembe

Efes Pilsen: 90 Lietuvos Rytas:84


Dün akşam Efes Pilsen Abdi İpekçi Arena’da grup lideri Rytas’ı konuk edicekti. Böyle bir maçta Efes’i yalnız bırakmak olmak düşüncesiyle maça gittik. Tribünler Efes’in getirdiği bir sürü ilkokul öğrencisiyle doluydu, bunların tam olarak maçla ilgisi olmamasına rağmen ellerindeki bayrakları sallama performanslarıyla etkili bir kalabalık oluşturdular. Az sayıda Rytas taraftarının da dansları ile maça katkıları büyük oldu. İşte böyle bir atmosferde gerçekten sahada çok güzel bir maç vardı. İki takımda kazanmak için elinden geleni yapması maçın baştan sona kadar müthiş çekişme ile geçmesine neden oluyordu. Özellikle Efes’in son periyotta ki müthiş oyunu bizim maçtan aldığımız zevki kat kat arttırdı. Efes takım olarak maçı çok fazla istiyordu, bunu da maçın sonlarında ardı ardına yapılan bloklar, top çalmalar ile gösterdi. Savunmada Efes ilk defa bu kadar istekliydi. Sonuç olarak Rytas’ı bir kez daha mağlup etti ve iddialı bir şekilde grupta yoluna devam ediyor şimdi önümüzdeki maçları da kazanıp grubu ilk iki sırada tamamlamaya çalışacak.

Dün Efes’te etkili oynayan kim vardı dersek bütün yabancı oyuncularını sayabiliriz. Belki de tek canımızı sıkan Efes’te hiçbir Türk oyuncunun sahada etkili olamaması hatta doğru düzgün süre bile alamaması oldu. Efes Pilsen’in Türk oyuncularının sadece 6 sayı atması büyük hayal kırıklığı. Eskiden beri basketbol izleyen Efes Pilsen’in efsane yerli oyuncularını bilen kişiler için böyle maçlar daha bir hayal kırıklığı oluyor. Umarız bir an önce yerli oyuncularımız tekrar kendine gelir ve formalarını geri alır. Böylece maçlardan aldığımız keyif kat kat artar.

Uleb Cup'ta Haftanın Ardından

UlebCup'ta 9. hafta bizim için çok iyi geçti. Üç takımımız da zorlu rakipleri karşısında kazanarak gruplarında ki yerleri sağlamlaştırdılar. Salı günü ilk oynanan maçta Galatasaray rakibi CSU Asesoft'u 72-64 mağlup etti. Maçı son periyotta oynadığı güzel basketbolla kazandı ve gruptan çıkmayı garantiliyerek ikinci sıraya oturdu. Maçta Dee Brown ve Gaines iyi oyunlarıyla ön plana çıktı.
2. maçta Türk Telekom Alba Berlin deplasmanında 81-72 kazanarak grupta liderlik şansını sürdürdü. El Amin çıkışını bu maçta da devam ettirdi. Türk Telekom'un ribaundlardaki problemi bu maçta da bir kez daha görüldü. Bir an önce uzun pota altına uzun bir oyuncu transfer etmeleri gerekmekte.
Son maçta ise Beşiktaş Ovarense deplasmanında 91-80 galip gelerek grupta namağlup liderliğini sürdürdü. Maçta Kaya Peker 25sy 10rib'lik güzel performansı ile geçen haftaki Telekom maçındaki kötü oyununu unutturdu.

15 Ocak 2008 Salı

Andrew Bynum Sakatlandı


L.A Lakers'ın Memphis ile oynadığı maçta genç oyuncu Bynum dizinden sakatlanmıştı. Çekilen MR sonrası yaklaşık 8 hafta sahalardan uzak kalacağı açıklandı. Bynum 13.1 sayı 10.2 ribaund 2.1 blok ortalamalar tutturarak Lakers'ın bu sezonki çıkışındaki en önemli etkenlerden biriydi. 8 hafta geçekten NBA'de çok uzun bir süre yaklaşık 20 ye yakın maç kaçıracak, bu maçlarda Lakers'ın onu arayacağı kesin. Umarız sakatlığı sadece 8 haftayla sınırlı kalır ve tamamen sağlıklı bir şekilde kaldığı yerden devam eder.

Avrupa Serüveni #1


15 OCAK SALI
ULEB CUP
20:00 Galatasaray Cafe Crown - CSU Asesoft
20:30 Alba Berlin - Türk Telekom
23:00 Ovarense Aerosoles - BJK Cola Turka
FIBA EUROCUP
21:00 Deixa Mons-Hainaut - Banvit

16 OCAK ÇARŞAMBA
EUROLEAGUE
20:15 Efes Pilsen - Lietuvos Rytas
BAYANLAR EUROLEAGUE
19:30 Fenerbahçe - CSKA Moskova
FIBA BAYANLAR EUROCUP
19:00 Electra Ramat-Hasaron - Panküp TED Kayseri Koleji

17 OCAK PERŞEMBE
EUROLEAGUE
21:45 Brose Baskets - Fenerbahçe Ülker
FIBA BAYANLAR EUROCUP
18:00 Dynamo Kursk - Botaşspor
20:30 Galatasaray - Pays Aix Basket
20:30 BJK Cola Turka - Elitzur Ramla
-tbf.org.tr-

Marcus Camby


Beni bu insan azmanı hakkında yazmaya iten şey dün gece Bobcats karşısında 20s 23r 6a 6bl ile süslediği harika performansı değil, La Lakers maçındaki 0 sayı 20 reboundluk performansıdır..

Nba^e ilk geldiği yıllarda da bloklarda etkili olmasına rağmen zayıf fiziğiyle pota altında bir türlü bekleneni verememişti Marcus. İki sezon Toronto^da oynamış daha sonra Nba^in en önemli oyuncu öğütücülerinden olan Knicks forması giymişti. New York adına oynarken beklentilerin yükselmesi ve Marcus^un bir türlü tam olarak istenen adam olamaması kariyerini kötü etkiledi, ligin efsane oyuncularından olabilecekken agresif medya sayesinde standart bir uzun oldu çıktı.. En nihayetinde New York^tan kurtulduğunda Denver forması giymeye başladı, burada huzuru buldu gibi, son üç sezondur double double ortalamalarla oynuyor..

Bu sezon Ai-Melo ikilisi ile oynadığından olsa gerek sayı ortalaması çift hanelerden düştü, ancak başta da söylediğim gibi 2 şut kullandığı bir maçta 20 rebound alıp 3-4 blok yapacak kadar görev bilinciyle oynuyor, Denver için bir çeşit Tamer Oyguç oldu kendisi, ortayı kapatıyor, savunmada lider hücumda sessiz sedasız adam oluyor, ancak hücum reboundu sonunda pozisyon olursa sayı atıyor.. Bir zamanlar havada yumrukları sallayan bu asi genç şimdilerde takımın abiliğini yapıyor, ciddi ciddi profesyonel bir oyuncu Camby, şu aralar Nba^de en sevdiğim uzun oyuncu..

14 Ocak 2008 Pazartesi

Boksör Kambala

Ülkemizde Efes Pilsen ve Fenerbahçe forması giymiş olan Kaspars Kambala ligimizde oynarken aldığı 14 aylık doping cezası sonrası profesyonel boksa başlamış.. Las Vegas’da çıktığı ilk maçında Alvaro Morales ile berabere kalmış. 2,08 boyu ve 120 kilo ağırlığıyla boksta iyi işler yapacaktır. Türkiye’de oynarken kendine çarpan oyuncuyu sakatlamasıyla meşhurdu artık bunu en azından faul derdi olmadan yapacak. Temennimiz Nicola Prkacin’in de ona rakip olarak boksa başlaması. Ligde birkaç maçta boksa benzer bir şeyler yapmışlardı, en azından kurallar dahilinde yaparlar bu sefer.

All-Star 2008: Oy Kullanmak için Geç Değil

Nba.com^u açınca Yao Ming fotosuyla geliyor şu sıralar, sanki Yao^nun daha çok oya ihtiyacı varmış gibi.. Çinlilerin "bir milyar Çinli aynı anda oylasa Nba Allstar katledilir mi" denemesi yapmasını istemiyorum.. Bu yüzden altı gün kalmış sadece, en azıdan Hidayet^e bir şans verelim diyorum, şuradan buyrun..

13 Ocak 2008 Pazar

Kevin Martin


Sacramento Kings forması giyen ve tartışmasız biçimde Nba^in en kötü stile sahip oyuncusu.. Hatta onun için başlıyorum bu uyuz basketbolcular serisine.. Son derece berbat bir şut stilinin yanı sıra temel fundamental hareketlerinin tamamında çok kötü olması kendisini itici yapmak için yeterli oluyor.. Ancak anlayamadığım nokta iki sezondur bu berbat tarzıyla tutturduğu garip ortalamalar, bu adam o şut stili ile 24,6 sayı ortalaması tutturuyor.. Şimdi olay "ben bu adama 3 sayı attırmam" noktasına varacak eminim ama gerçekten nasıl attığını anlayamıyorum, izlediğim maçlarda genelde faul çizgisine gidiyor, 10 sayıyı falan buluyor, ama benim gözüm yokken adam üç sayılarda harikalar yaratıyor.. Sanırım rakip takım oyuncuları "bundan bir şey olmaz" diye bırakıyorlar, çünkü öylesine şekilsiz bir oyunu var ki savunmacısı bile basketbola küsebilir.. Şu fotoda smaç basıyor kendisi, soruyorum bir smaç daha ne kadar estetikten uzak olabilir?

Orlando Magic: 115 Utah Jazz: 119


Maç öncesi yazımda yüksek skorlu ve keyifli bir oyun beklediğimi söylemiştim, yüksek skor oldu ama keyif için aynı şeyi söyleyemeyeceğim..

Maça Utah hızlı başladı ve Mehmet^in üçlüğü ile 7-0 öne geçti, Hidayet hemen oyunun başında birbirinden anlamsız iki faul alarak kenara oturdu ve maç boyunca da bu ters başlangıcın etkisinden kurtulamadı.. Jameer Nelson, tahmin ettiğim gibi Deron Williams^ın oyun zekası karşısında ezildi de ezildi ve Orlando adam gibi tek bir hücum yapmadan son periyoda kadar geldi..

Andrei Kirilenko^nun da oynamasıyla Utah çok sert bir savunma yaptı, özellikle Dwight üzerinde uyguladıkları faullü sertlik maçın serbest atış çizgisinde geçmesine neden oldu.. Howard^ın son periyoda kadar faullerde çok yüzdeli atması belki de farkın çift hanelere çıkmasını engelledi.. Jazz hücumda Mehmet^in mütemadiyen yolladığı üçlüklerle durumu kurtardı, Kirilenko^nun basketbol nasıl oynanır dersi verdiği pozisyonlarla da sayı yapmayı sürdürdü.. Farkın az olması heyecanlı bir maç geçmiş izlenimi yaratsa da Magic maç başıdan beri hiç öne geçemedi, durum 92-92 olduğunda bir şans yakaladılar ancak Dwight iki faulü kaçırdığında onu da yitirdiler ve maç 7-0^lık farkın korunması şeklinde ilerledi..

Mehmet ve Hidayet için konuşacak olursam.. Hedo^dan daha iyi bir performans bekliyordum ancak aldığı erken fauller yüzünden oyundan düştü ve durumu toplayamadı, son periyotta bir ara sazı eline alır gibi oldu ama pek fazla hareket yaratamadı maçı da 10 sayı 7 reb 5 as gibi bir istatistikle tamamladı.. Orlando Hidayet^in oyunda olduğu zamanlarda daha bir takım gibi oynuyor ve hücumda en azından iki pas yapabiliyorlar, bu da gözlerden kaçmadı.. Mehmet^e gelirsek sezonun en yüksek skorlu maçını oynadı, yüksek bir şut yüzdesi yakaladı ancak yine de ondan beklediğim oyunu oynayamadı.. Maç boyunca Murat Kosova ve Kaan Kural, Mehmet^in savunması hakkında "muhteşem" deseler de altı faulle kenara yollandı ve Dwight^a adam gibi top inmemesi neticesinde pek zorlanmadı.. Jameer Nelson yerine Orlando^da Kidd gibi bir guard olsa dün gece Mehmet 15dakikada altı faulle çıkabilirdi.. Oyununun da en önemli yanı dış şutlar, Memo biraz daha mücadeleyi sevmeli çünkü Utah rotasyonu için çok önemli bir yerde.. Yine de iyi bir maç çıkarttı, üst üste iyi maçlar çıkartması onun için iyi olur demiştim, ikinci büyük adımı attı..

Not: Maçta iki teknik faul oldu, ikisini de bizim çocuklar aldı, gurur duydum :)

12 Ocak 2008 Cumartesi

Beşiktaş Cola Turka: 65 Türk Telekom: 86

İkinci yarının ilk haftasının en önemli maçıydı. İki şampiyon adayı Uleb Cup’ta harika işler yapan basketbol takımlarımız karşılıklı oynuyordu. Güzel bir maç bekliyorduk, özellikle ilk maçı da son dakikalarda kaybetmiş olan Beşiktaş’ın maça daha fazla asılarak kazanacağını düşünüyordum çünkü eğer Beşiktaş kazanamazsa olası bir playoff eşleşmesinde 1–0 geride başlayacaktı. Bu da Beşiktaş’ı ileride zorlayabilirdi. Maça Beşiktaş iyi başladı savunmada zayıf kalan Telekom pota altını zorlayarak oynuyordu fakat Telekom da çok yüzdeli attığı üçlükleriyle dengeyi kurdu ve ilk yarıda 10 sayılık bir fark yakaladı. İkinci yarıda pek etkili olamayan Beşiktaş son periyotta sadece 6 sayı bularak rakibine 21 sayı farkla 86–65 yenildi.

Beşiktaş genellikle maçlara iyi başlamasına rağmen daha sonralarda oyundan düşerek ya maçları zora sokuyor ya da bu maçta olduğu gibi kaybediyor. Bunda Ergin Ataman’ın da hataları olduğunu düşünüyorum çünkü TBL’inin en iyi kadrolarından birine sahip Beşiktaş. Pota altında Sandro Nicevic gibi yetenekli, Kaya Peker gibi hırslı, Predrag Drobnijak gibi tecrübeli oyuncular dışarıda Shumpert, Apodaka gibi skorer oyuncular ve Sinan Güler, Erkan Veyseloğlu gibi yetenekli Türkleri ve Dalmau gibi iyi bir oyun kurucuya sahip takımın maçları daha rahat kazanması ve ligi domine etmesini bekliyordum. Fakat Beşiktaş’ın kazandığı maçlarda dahi hep ilk periyottan son periyota doğru düşüşe geçen bir basketbol oynaması ilerisi için epey tehlikeli. Umarım Ergin Ataman bir şekilde hatalarını düzeltir ve takımını 40 dakikaya yayılan iyi bir basketbol oynatmaya başlar, yoksa onun da geleceği pek parlak değil.

Türk Telekom ligde üç hafta üst üste kaybettikten sonra Badalona ve Beşiktaş maçlarında galip gelerek beni şaşırtmayı başardılar. Michael Wright’sız oynamayı öğrenmeye başladılar sanırım, özellikle Beşiktaş maçında ikinci yarı çok iyi bir savunma yaparak savunma zaaflarını da yavaş yavaş gidermeye başladıklarını gösterdiler. Türk Telekom’un acilen pota altına bir transfer ihtiyacı hala var. Ivica Jurkovic neden alınmış ben anlamış değilim çünkü Telekom’un o tarz bir uzuna hem ihtiyacı yok hem de kariyerinin sonundaki bir adamı getirmenin hiç anlamı yok. Onun yerine daha uzun bir beş numara bulmaları gerekiyor..

Orlando Magic - Utah Jazz Maç Öncesi..


Bu gece Türkiye saatiyle 04.00' gibi Utah^ın evi EnergySolutions Arena'da oynanacak ve Ntv^den canlı yayınlanacak olan maç..

Bir tarafta evinde başarılı olan ve üst üste dört galibiyetlik bir iç saha serisi yakalayan Utah, diğer yanda da bu sezon deplasmanda çok başarılı maçlar çıkaran Orlando. Bunun dışında maçın Ntv^den yayınlanmasının en önemli sebebi olan bir diğer mücadele Mehmet Okur-Hidayet Türkoğlu..
Kısaca biz basketbolseverleri pek keyifli bir gece bekliyor.

Hidayet, Mehmet^e oranla bu sezonu çok daha iyi geçirse de son 3-4 maçta yine eski huyuna dönmeye başladı, şutundaki istikrarı yitirdi ve dünkü Denver maçıyla birlikte bu sezon ilk kez çift haneli sayıları bulamadı, berbat bir şut yüzdesiyle 8 sayıda kaldı.. Ama yine de bu maçla birlikte durumu tekrar toplayabilir ve bu sezon el yakan topları çok iyi kullandığından maça damgasını vurabilir.. Şu sıralar All-Star olma şansı ciddi ciddi konuşuluyor, All-Star^a kadar her maç performansını arttırmalı bu yüzden umarım Hido açısından iyi bir maç olur..

Diğer yanda Mehmet son oynadığı Suns maçında 22 sayı ve 17 rebound ile takımına çok önemli bir katkı yaptı, eksik suns önündeki galibiyetin mimarı oldu.. ancak sezon onun için pek iyi gitmiyor, eski isteğini yitirmiş gibi oynuyor ve sakatlık sonrası durum daha da kötüye gidiyor, çıkış yakalayabilmesi için üst üste iyi maçlar çıkartarak kendine güvenini kazanması gerekiyor, bu maç onun açısından da önemli.. Geçtiğimiz seneki All-Star performansının çok çok altında..

Takımlara geldiğimizde Utah cephesinde Andrei Kirilenko^nun oynayıp oynamayacağı maç saatinde belli olacak, Matt Harpring^in eşi doğum yapmıştı ancak bu maçtaki yerini alabilecek..Orlando tarafında bir eksik görülmüyor.. İki takım da hücum yönü güçlü basketbol oynuyorlar, maçın 100^lerin üzerinde skorla bitmesi olası..

Oyun kurucu pozisyonunda Deron Williams, Jameer Nelson^a üstünlük kurabilir, bu açıdan zaten pek iyi organize olamayan Orlando ciddi sorunlar yaşayabilir.. En önemli kozları her ne kadar Dwight Howard olsa da Nelson^un yetersizliğinden ötürü maçları onunla kazanmayı beceremiyorlar, bu yüzden Lewis-Hido ikilisi Magic galibiyetlerinde hep en önemli rolü oynuyorlar.. Bu ikiliden en az birinin durdurulması için de Andrei^nin oynaması önemli, ayrıca Harpring^in sertliği de bu tarz forvetler karşısında etkili oluyor.. Brewer^ın performansı da önemli ancak Kirilenko oynarsa Orlando^nun mutlak suretle Howard^ı beslemesi gerekiyor, zira Howard bana göre ligin en iyi pivotu ve Utah pota altı ona göre biraz narin kalıyor.. Boozer gününde olursa hücumda etkili olabilir, zaman zaman Foyle ile ilginç mücadeleleri olacaktır, her ne kadar Foyle az süreler alsa da.. ayrıca Boozer^a uygulanacak Magic savunmasını da merakla bekliyorum, orada önemli bir eşleşme sorunu yaşanacaktır ama kimin karlı çıkacağını kestirmek güç..

Maç öncesi böyle, maçtan sonra da detaylıca inceleyebiliriz, şimdilik kahve stoklarımızı kontrol edip saatlerimizi kuruyoruz, güzel bir maç bekliyoruz.. Siz de kaçırmayın derim..

Oyak Renault: 68 Fenerbahçe Ülker: 67

İkinci yarının ilk haftasında gerçekleşmiş sürpriz bir sonuç. Maçı, Bursa da olması ve NTV tarafından yayınlanmaması nedeniyle izleyemedim ama sonuç yüzünden bir şeyler yazmak istedim. Bu sene Fenerbahçe’ye ne oldu da geçen yılın şampiyonu olan takım bir yılda nasıl bu kadar dağılabildi merak ediyorum. Ya da dağılmışken niye yöneticiler tarafından müdahale edilmiyor anlayamıyorum. Tanjevic ile olmayacağını görmeleri için daha ne olması lazım ben anlam veremedim. Geçen sene Efes Pilsen’i final serisinde dört maçta eze eze geçmiş, ligde sadece iki mağlubiyet almış, ezeli rakibi Galatasaray’a maç vermemiş bir takım birkaç takviyeyle Euroleague’de başarılı hale getirileceğine gereksiz antrenör değişikliği, geleceğin takımını kurma uğraşıyla bu hallere sokulmuştur. Artık birilerinin buna el atması ve takımda radikal bir değişikliğe gitmesi gerekmektedir. Tabi ki bu değişiklik oyuncularda değil kenar yönetimde olmalıdır.

Oyak Renault’yu da tebrik etmek istiyorum ikinci yarıya iyi bir başlangıç yaptılar, Fenerbahçe galibiyeti takımın moralinin yükselmesine sebep olacaktır.

Jeff Trepagnier

05–06 sezonunda Ülkerspor forması giyen, o sezon bizim Abdi İpekçi’ye taşınmamıza neden olan oyunculardan biridir. Müthiş savunması, bir o kadar da güzel smaçlarıyla bizleri mest etmiştir. Çok istikrarlı bir şutu olmasa da yeri geldimi hücumda da çok iyi maçlar çıkarmıştır. Özellikle TBL Allstar’da yaptığı muhteşem smaçlarla MVP seçilmesi, Marcus Haislip ile girdiği o mükemmel smaç yarışması (NBA Allstar’daki smaç yarışmasından bile iyiydi), final serisinde Ermal Kurtoğlu’nun üzerinden bastığı inanılmaz smaç bir de Partizan maçında 11 top çalması ile bir yılda hafızalarımızda bu kadar yer eden ender yabancılardan oldu. Ülkerspor’un dağılmasından sonra Napoli’ye gitti, sonra ne oldu tam olarak bilmiyorum ama o sezon yaptıklarından dolayı onu unutmayacağım. Keşke David Blatt’in bol Amerikalı dolu kadrosunda yer alan yabancılardan biri olsaydı çünkü hem savunmasıyla Efes’e büyük katkı yapabilir hem de tribünlere taraftar çekmekte yardımcı olabilirdi.

11 Ocak 2008 Cuma

Le Mans: 84 Efes Pilsen: 91

Euroleague de dün akşam oynanan bu maçı Efes Pilsen’in rahat kazanacağını düşünüyordum. Özellikle rakibin Euroleague’in galibiyet alamayan tek takımı olması beni bu düşünceye itti. Her ne kadar maçın başında Sky Turk yorumcusu rakibin pozitif yönlerini saymakla bitiremese de bir türlü beni inandıramadı. Maça Le Mans çok iyi başladı bu sebeple acaba yorumcu doğru mu söylüyor diye düşündüm ama sonra fark ettim Efes Pilsen’in berbat savunması sayesinde rakip bu kadar sayı buluyordu. Efes sahaya beş Amerikalısıyla çıkmış ve çok kötü savunmanın yanı sıra iyi hücum da yapamayarak rakibi sanki mükemmel bir takım gibi göstermişti. İlk yarıda tam 51 sayı yiyen Efes Pilsen geçen hafta Galatasaray maçında rakibini 59 sayı da tutan savunmayı nasıl yaptığını unutmuştu herhalde. 3. periyot aynı şekilde devam etti. Efes Pilsen’in kötü savunması, rakibin yüzdeli oyunu ile geçildi. Son periyoda 13 sayı geride giren Efes Pilsen bu dakikalarda toplandı ve daha üç dört dakika geçmeden rakibini iyi savunma ve hücumlarla yakaladı. İşte bu dakikalarda Efes Pilsen’in kalitesi, Le Mans’ın da nasıl onda sıfır çektiği ortaya çıktı. Efes’e maçı getiren şeyler; aldıkları 17 hücum ribaundu-özellikle Loren Woods bu konuda çok etkiliydi- ve Kenny Gregory’nin inatçı oyunu oldu.

Loren Woods’a biraz değinmek istiyorum, Woods 2,18 boyuyla ribauntlarda etkili olmasına rağmen bir türlü rakip uzunlar üzerinde korkutucu etki yaratmıyor. Pota altını çok iyi kapaması gerekirken incecik fiziği sebebiyle rakip uzunların o bölgede rahat rahat sayı atmasını engelliyemiyor bu sebeple Efes savunmasına bir türlü katkı sağlayamıyor. Andre Hutson’ın da savunmasının kötü olması Efes pota altını iyice zora sokuyor.

10 Ocak 2008 Perşembe

Türk Telekom: 96 Joventut Badalona: 94

Bu hafta Uleb Cup’ın en önemli mücadelesiydi. Öncelikle maçtan önce hiç umudum yoktu. İlk maçta yediğimiz farkın ardından Michael Wright’in yokluğunda Telekom’un maçlarda genellikle pek varlık gösterememesi Badalona’nın da Uleb Cup’ın en önemli takımlarından biri olması Telekom’un bu maçı kaybedeceğini düşünmeme sebep olmuştu. Maç da tam beklediğim gibi başladı oyun Badalona’nın kontrolünde geçiyor oyun kurucularımız El Âmin ve Tutku ilk yarı hiç varlık gösteremiyordu. Rakibin zayıf pota altı savunmasından yararlanarak Dudley ile Bekir’in ilk yarıdaki yüzdeli oyunuyla farkın açılmasına engel olduk. Maçın ikinci yarısında rakibin genç oyun kurucusu Ricky Rubio’nun faul problemine girmesi ve ilk yarı sıfır sayı atan El Amin’nin ikinci yarı attığı 33 sayı ile maçı kazandık, bu haftayı inanılmaz bir galibiyetle kapadık ve gruptaki liderlik şansımızı devam ettirdik.

Maçı kazanmış olmanın zevki hariç bu maçın mücadelesi pek zevk vermedi. Çünkü iki takımın da savunması skordan anlaşılacağı gibi çok kötüydü. Bana göre oynayan iki takım da Uleb Cup’ın favorilerinden olmasına rağmen ikisi de bu düzeyde basketbol oynamıyor. Özellikle Telekom’un pota altı, rakiplerine göre çok kısa kalıyor ve ribaundlar konusunda ciddi bir problem yaratıyor. Eğer bu kupa kazanılmak isteniyor ve TBL’de şampiyonluk hedefleniyorsa pota altı uzun ve güçlü bir beş numarayla takviye edilmeli. Badalona'da Rudy Fernandez’in dönmesiyle belki toparlanabilir ligdeki ve kupadaki sıkıntılı günlerini geride bırakabilir.

Bu maçta bir parantez de Ricky Rubio’ya açmak istiyorum. 17 yaşında böyle önemli bir takımın en önemli oyuncularından biri. Takımı müthiş yönetiyor ve gerçekten çok iyi olan şutu ile de skorer bir oyun oynuyor. Kendine güveni ve soğukkanlı basketboluyla gerçekten onu izlemek çok zevkliydi. Maçta bana en çok zevk veren şey de onun oyunu oldu. Bir de El Amin’nin ikinci yarıdaki muhteşem performansı.

Mark Pope

Basketbol ligimizde topu oyuna sokamayınca mola almayı deneyen ilk yabancı oyuncudur Mark Pope.. Çok garip bir faul atışı stili olan bu adam 96/97 sezonunda Efes Pilsen, 99/00 sezonundaysa bir dönem Ülkerspor forması giymişti.. İlginç bir adamdı Pope, Ülkerspor^un pota altı oyuncusu diye aldığı ama dış oyuncu gibi oynayan oyunculardan sadece birisiydi.. İçeride mücadeleyi sevmez, oyundan hep kaçardı.. Fazla da kalmadı zaten buralarda, Nba^e döndü, Indiana, Milwaukee ve Denver Nuggets formaları giydi, olmaması gereken basketbol kariyerini 2005 sonunda sonlandırdı, ya da ben böyle biliyorum.. (umarım öyledir)